Saadet Partisi Lideri Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ile iki gün önce Malta Köşkü'nde kahvaltıda buluştuğumuzda sorduğum soruları ve aldığım cevapları dün okurlarıma aktarmıştım. Bugün de Kurtulmuş ile ilgili değerlendirmelerimi yazmak istiyorum.
Kurtulmuş, son derece donanımlı ve düzgün bir yapıya sahip. Rakipleri hakkında konuşurken kullandığı kelimelere ve üsluba son derece dikkat eden bir lider. Kimseye hakaret etmeden, sadece görüşünü aktarmaya çalışıyor. Saadet Partisi lideri Kurtulmuş, çalışmalarının medyada yer almamasından son derece rahatsız ve bunun müsebbibi olarak eski yol arkadaşı AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan'ı gösteriyor. Konu Sayın Başbakan'dan açılmışken ben de Kurtulmuş'a Sayın Başbakan ile ilişkilerini sordum. İki eski arkadaş olarak karşı karşıya geldiğinizde ne yapıyorsunuz dedim. Kurtulmuş, "Recep Tayyip Bey eski yol arkadaşımdır. Şu anda yolumuz ayrıldı ve iki ayrı siyasi partinin lideri konumundayız. Ancak her medeni insan gibi karşılaştığımızda elbette selamlaşırız, o kadar" dedi.
Kendisine, yanılmıyorsam Sayın Başbakan sizi de partisine davet etmişti. Hatta kabinede yer verme sözü ile; fakat bunu kabul etmemiştiniz dedim. Buna karşılık Kurtulmuş, "bana ve arkadaşlarıma davet geldiği doğrudur, ancak asla hiçbir pazarlık yapmadık ve reddettim. Benim için ilkelerim önemlidir. İlkelerimden asla taviz vermem. AK Parti, seçmene taahhüt ettiği konuları unutmuş. Önceliklerinin ise tamamen değiştiğini görüyorum. Onun için yollarımız tamamen ayrıldı. Biz doğru bildiğimiz yolda halkın mutluluğu ve refahı için kollarımızı sıvadık" dedi.
Kurtulmuş, ekonomi konularında son derece hazırlıklı. Sorduğum her konuda bana istatistiklerle cevap verdi. En çarpıcı göstergeyi AK Parti'ye bir gönderme yaparak anlattı. Kurtulmuş; "AK Parti rantiyeye karşı söylemlerle iktidar oldu, şimdi size vereceğim örnekle AK Parti'nin nasıl değiştiğini göreceksiniz" dedi ve şu tespitini anlattı: "AK Parti rantiyeye karşıydı. Oysa iktidar olduğu 7 yıllık dönemde sadece rantiye kesimine 532 milyar TL kaynak aktarmış. En çok övündüğü sosyal yardımlara ise rantiyeye aktardığı miktarın ancak yüzde 8'ini aktarabilmiş."
Kurtulmuş'a doğal liderleri Erbakan ve arkadaşlarını da sordum. Erbakan Hoca'nın size tavsiyeleri oluyor mu ve önümüzdeki kongrede listenizi oluştururken Hoca'ya danışacak mısınız dedim. Kurtulmuş'un cevabı son derece netti: "Erbakan ve arkadaşları bizim büyüklerimizdir ve bu partiye de ülkeye de önemli hizmetleri dokunmuştur. Onlara saygımız elbette vardır. Ancak 16 aydır bu partinin Genel Başkanı benim ve parti çalışmaları benim ilkelerim doğrultusunda yapılıyor. Saadet Partisi hiç kimsenin vesayeti altında değildir." ...
Saadet Partisi liderini barajı aşma konusunda bir hayli umutlu gördüm. Bir ara parti ittifaklarından bahsetmeye çalıştım. Baktım ki kendisinden emin. Ben de bu konuyu fazla deşmedim...



Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: AYDIN AYAYDIN / VATAN / Türkiye
Etiketler:



