milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Nerede hareket varsa orada şifa vardır!

24 ŞUBAT 2010
ÇAR 10:54

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bu olmazsa olmaz üç faktörümüzden birisi ve belki de en önemlisidir. Hayatın cevheri hareket etmeye göre parlar veya söner.

  • Nerede hareket varsa orada şifa vardır! -

Hareket ettikçe dolaşım sistemi güçlenir ve iç organlar ile tüm kan kimyamız kendi kendisini temizlemeye başlar. Eğer dikkat etmişseniz bir miktar yürüyüşten sonra kendinizi dinlenmiş hissetmeye başlarsınız. Hareket etmek kan dolaşımını hızlandırır, hızlanan kan dolaşımı soluk alıp vermeyle oksijenlenir ve böylelikle temizlenmiş oksijenlenmiş kan bedenin tüm organları ve damarları içinde rahatça akmaya başlar ve insan önündeki tüm engellerden kendisini kurtarmış olur.

Hareket, insanı dinlendirir!

Birçok kronik hastalıkta bolca yürüyüş yapılmasının tavsiye edilmesi boşuna değildir. Özellikle endojen sebeplerden dolayı (bazı metabolik ve kronik hastalıklar, kanın kirlenmesi, dolaşımın zayıflaması, alerjik faktörlerin güçlenmesi gibi) meydana gelen psikolojik hastalıklarda hareket etmenin ciddi faydalarını insan anında deneyim etme imkânı kazanır. Özellikle kış mevsimlerinde evlerine kapanan ve güneş ışığından mahrum kalmış birçok insanın ruhsal açıdan kendilerini kötü hissetmeye başlamaları bu yüzdendir. Hareket azaldıkça bedende dolaşan enerji dengeli yayılamaz ve insan kendi bedeninde düzenleyemediği enerji ve dolaşım zayıflığına bağlı olarak ruhsal yönden çökmeye başlar.

Sağlık, havadan sudan gelir...

Yaşanan her ortam insanın sağlığına katkıda bulunur veya zarar verir. İnsanın sağlığını etkileyen en önemli faktörlerden birisi de o insanın yaşadığı ortamın doğal veya yapay oluşudur. Bu yüzden kalabalık kent insanlarının yaşadığı ortamlar doğayla baş başa yaşayan köy insanlarına göre birçok olumsuz şartlara sahiptir. Şehir hayatında sağlıklı kalma imkânı her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.

Sağlıklı ve uzun yaşam konusunda durmaksızın çaba gösteren bazı antropolog ve bilim adamları, yapmış oldukları araştırmalarda dünyanın beş değişik bölgesinde yetişkin hastalıklarını tanımadan 120 yaşına kadar sağlıklı olarak yaşayan hatta 75-80 yaşlarında çocuk sahibi olan insanları incelemişler, Pakistan'ın Karakurum dağlık bölgesindeki Hunza'da, Ekvator'da Makamba'da, Gürcistan ve Kazakistan'da yaşayan genç ihtiyarların bu sağlıklı ve uzun yaşam sırlarının buzullardan gelen bol miktarda oksijen ve iyonize mineraller içeren, molekül grup yapısı küçük, alkali yapıda su olduğu sonucuna varmışlardır.

Bu keşif aslında insanın çağlar boyunca aramakta olduğu mükemmel sağlık kavramına ne kadar da yaklaşmış olduğunun açık bir göstergesi olup, yaşamın temel dinamiği hakkında bizlere çok değerli ipuçları vermektedir.

İnsan bedenini her bakımdan etkileyen en önemli faktörler hava ve sudur. İnsanlar yaşamlarını sürdürürken hem sudan ve hem de havadan birçok mineralleri alarak bunları kullanıp sağlıklı bir beden ve ruh haline kavuşmak adına kendilerine önemli katkılarda bulunurlar.

Hareketsizlik insanı çürütüyor

Türkiye'de hareket azlığından kaynaklanan kalp ve damar hastalıklarına yakalanan 4 milyon kişinin, ülke ekonomisinde yılda 300 milyon iş günü kaybına sebep olduğu, bunun ülke ekonomisine zararının 15-20 milyon doları bulduğu belirtildi.

Spor Bilimcisi Murat Kuter, insanoğlunun teknolojik ve endüstriyel gelişmelerle hayatını kolaylaştırırken, hareket azlığının getirdiği hastalığın kurbanı olduğunu söyledi.

İnsanoğlunun genel üretimdeki fiziksel faaliyetinin 18. yüzyıl sanayi devrimi öncesi yüzde 92 olduğunu, bugün ise bu oranın yüzde 20'ler seviyesinin altına düştüğünü ifade eden Kuter; "İnsan, medeniyet geliştikçe daha az hareket etmek zorunda kalıyor. Hareket azlığının organizma üzerindeki olumsuz etkileri düşünülmeden, her geçen gün yeni bir alet geliştiriliyor. Rahatlığımız için deyip, bu aletleri sabırsızlıkla alıp, kullanıyoruz. Rahat edelim derken kendimizi ölüme itiyoruz" dedi.

Hareketsizlik, kalp ve damar hastalıklarına yol açabilir!

Hareketin azalması kalp ve damar hastalıkları açısından insanın ciddi bir risk taşımaya başlamasına de neden olabilir. Birçok kalp damar ve akciğer hastalıklarının kış aylarında artış göstermesi sadece havanın soğuması ve üşütmeye bağlı değildir.

Beden hareketinin azalması yaşlanma sürecini hızlandıran en önemli faktörlerdendir. Emekli olan insanların her hangi bir işle uğraşmamaları ve birden bire boşluğa düşmeleri onların ruh hallerini olumsuz yönde etkileyen sebeplerden birisidir. Her yaş ve meslek grubundaki insanın beden hareketlerini arttırması son derece önemlidir. Zira beden hareketinin artması bedendeki hantallığı giderir, ruhsal yönden daha canlı olunmasını sağlar ve metabolizmanın güçlenmesi nedeniyle fazla kilolardan kurtulamaya da yardımcı olur.

Çağın hastalığı; Hareketsizlik!

Çağın hastalığı hareketsizlik günümüzde az hareketin "hypokinetic disease" (hareket azlığı) isimli hastalığın doğmasına sebep olduğunu ifade eden Kuter, "Bu hastalıklar günümüzde en çok can alan bir hastalıklar grubudur. Kalp-damar hastalıkları bu grubun başını çekiyor. Türkiye'de hareket azlığından kaynaklanan kalp ve damar hastası 4 milyon kişi var. Bu nedenle üretici iş gücü her geçen gün büyük azalma gösteriyor.

Bu hastaların iş gücü kayıpları yılda 300 milyon iş günü. Bunun ülke ekonomisine zararı ise 15-20 milyon doları. Bunların dışında hipertansiyona bağlı kalp hastalarının sayısı 300 bine yaklaşıyor. 13 kişiden biri yani nüfusumuzun yüzde 10'a varan bölümü ise kalp hastası. Bu hastalıkların tek bir kurtuluş yolu var, o da hareket etmek. Günde yarım saat spor hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımızı düzene koymamıza yeter. Bir saatlik yürüyüş ve gün içinde de bazı eksersizlerle sağlığımızı korumamız mümkün" diye konuştu.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 24.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Dr. Recai Yahyaoğlu / Türkiye
  • tags Etiketler: hasta, doktor, hastane, tedavi, şifa, bitki,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Aile Hayat

    1. Dinimiz aileye önem verir
    2. Sahabe ilme önem verirdi
    3. Aile hekimleri sigarayı bıraktıracak
    4. Düzenli egzersiz ilaç gibi
    5. "Antidepresanlar çocuk ve gençlerde intihar riskini artırmıyor"
    6. Karaşen: Özel hastanelerin tamamına yakınıyla sözleşme imzaladık
    7. Ne kadar tanıdık geliyor?
    8. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    9. Kulak temizleme çubuğu kullanmak işitme kaybına yol açabiliyor
    10. Şeker hastalığı, doğum anomalilerini 4 kat artırıyor
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    4. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    5. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    6. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    7. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    8. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    9. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    10. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek