Nazım Hikmet‘in Türkiye‘den kaçmasına yardımcı olan arkadaşlarından oyun yazarı ve gazeteci Refik Erduran, ünlü şaire Türk vatandaşlığının iadesi kararını değerlendirirken, ‘‘Sevinç içinde olmam beklenir ama karışık duygular içindeyim doğrusunu isterseniz. Bu sevincime büyük bir utanç duygusu karışıyor. ‘Neden Türkiye bu durumlara düşürüldü?‘ sorusu kafamda zonkluyor‘‘ dedi. Erduran, Nazım Hikmet‘in tekrar Türk vatandaşı olmasını ‘‘sevinilecek bir karar‘‘ olarak nitelendirdi.

Erduran, şairin mezarının Türkiye‘ye getirilmesi talepleriyle ilgili olarak, Nazım Hikmet‘in ‘‘şu anda ailesi olmadığını, oğlunun, annesi tarafından babasına karşı zehirlendiğini‘‘ iddia ederek, şunları kaydetti: ‘‘Babasına düşman bir çocuk var.

Onunla bu konuda bir diyaloğa girip onun görüşünü almak, onun isteğine göre davranmak bence abesle iştigal, gereksiz bir şey, bir sonuç alınmaz. Çok önemli de değil. Çünkü Nazım Hikmet‘in ‘beni bir çınar ağacının altına gömün‘ demesi çok güzel bir semboldür. Bunu sembolik düzeyde ele alıp düşünmekte yarar var. Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı Başkanvekili Kıymet Coşkun da kararı ‘‘çok gecikmiş‘‘ ancak olumlu bir karar olarak nitelendirdi. ‘‘Bir yanlıştan geç de olsa dönüldü‘‘ diyen Coşkun, ünlü şairin mezarının Türkiye‘ye getirilmesi konusuna ailesinin olumsuz baktığını belirtti.

Muhabir: Haber Merkezi