"Çocukların, kadınların, sivil yerleşim bölgelerinin hedef alınması yanında helikopterleri, tankları, ağır silahları olmayanlara karşı, sadece bu tür silahların kullanılması da savaş hukukuna ve mantığına aykırıdır. İsrail çok yönlü bir savaş suçu işlemiştir ve tarihe Naziler gibi toplu katliam ve kıyım yapanlar olarak geçmişlerdir. Tıpkı onlar gibi yargılanmaktan da kurtulamayacaklardır. İsrail savaş suçlusu olarak uluslararası mahkemece derhal yargılanmalıdır."
Tunus Nahda Hareketi lideri ve dünyaca meşhur mütefekkir Raşid el-Gannuşi, siyonist İsrail‘in Gazze saldırılarıyla amaçlarını gerçekleştiremediklerini ve Hamas‘ı Filistin‘de daha fazla güçlendirdiklerini söyledi. Gannuşi saldırılar sonrasında Filistin yönetiminin bütünüyle doğal olarak Hamas‘a ve direnişten yana olanlara geçtiğini ve bu doğallığın kalıcı olması için İslam âleminin gayret göstermesi gerektiğini belirtti.
İslamOnline haber portalına konuşan Gannuşi, Gazze saldırısıyla İsrail‘in ne kadar ahlakdışı, insanlıkdışı bir karakterde olduğunu gösterdiğini belirterek her tür siyonist baskı ve ambargoya karşı direnerek onların iradelerine boyun eğmeyerek iradelerine sahip çıkmalarından dolayı da Filistin halkının ihmal edilmeden İslam ülkelerince takdir edilmesinin gerektiğini söyledi.
Gannuşi çok çarpıcı bir tespitte bulunarak, "İsrail‘in Gazze saldırılarıyla Arap ülke yönetimlerinin halkından kopuk, tabiilikten uzak ve yapay yönetimler oldukları da tüm çıplaklığıyla gün yüzüne çıkarmıştır." dedi.
Harplerin, çatışmaların da bir mantığı, hukuku ve etiği olduğunu belirten Gannuşi, ne yazıkki İsrail‘in Gazze saldırısındaki harp hukukunu çiğnemesi, mantıkla izah edilemeyecek oranda düşmanlık gösterip masum insanları ve sivil yerleşim bölgelerini dünyanın gözünün içine baka baka hedef almasını batılı ülkelerin görmezden geldiğini söyledi. Gannuşi bu tutumlarıyla da dünya kamu oyunda demokratik inanırlılıklarını daha da yitirdiklerinin altını çizdi.
İsrail savaş suçu işlemiştir
"Çocukların kadınların, sivil yerleşim bölgelerinin hedef alınması hukuksuzluğunun yanında helikopterleri, tankları, ağır silahları olmayanlara karşı bu tür silahların kullanılması da savaş hukukuna ve mantığına aykırıdır. Beyaz fosfor bombası da bunların üzerine eklendiğinde artık bunların izanla, mantıkla, insafla, insanlıkla açıklanır bir tarafı kalmıyor." şeklinde açıklamalarda bulunduktan sonra Gannuşi, İsrail‘in çok yönlü bir savaş suçu işlediğini ve tarihe Naziler gibi toplu katliam ve kıyım yapanlar olarak geçtiğini, tıpkı onlar gibi yargılanmaktan kurtulamayacaklarını söyledi ve İsrail‘in savaş suçlusu olarak uluslararası mahkemece yargılanması gerektiğini belirtti.
Fransa Devlet Başkanı Sarkozy‘nin Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek ile görüşmesinde, "Her halûkârda Hamas‘ın kaybetmesi gerekir." sözünü hatırlatan Gannuşi, benzer açıklamanın da Livni tarafından, "Bizim bu savaşımız sadece Filistinlilerle İsrail arasında yapılan savaş değildir. Bu savaş Hamas liderliğindeki direniş yanlılarıyla mutedil İsrail yanında yer alanlar arasında yapılan savaştır." şeklinde yapıldığını kaydetti.
Amaçlarının hiçbirine ulaşamadılar
"İsrail‘in bu savaşta ne gibi amaçları vardı ve bu amaçlarına ulaşabildi mi?" şeklindeki soruyu da Gannuşi şöyle cevapladı: "İsrail bu saldırılarla gücünü göstererek geleceğe yönelik planlarında gözdağı veren bir unsur olarak bu saldırıları kullanmak istiyor. Tabii bu saldırıların birçok amacı var. Belki bu saldırıların bundan önceki saldırılardan ayrı bir tarafı da net ifade edilecek amacın bulunmaması veya bunu izahta zorlanılmasıdır. Gazze‘de nüfus yapısını değiştirmek, halkı Hamas‘a verdiği destekten dolayı hem cezalandırmak, hem de bu desteği azaltmaktan, İsrail nezdinde itibar kaybeten İsrail askerlerine itibar kazandırmaktan tutun, önümüzdeki günlerde İsrail‘de yapılacak seçimlere yatırıma kadar uzanan birçok örtük amaçtan söz edilebilir. Ancak saldırıların bu amaçların hiçbirine olumlu etki ettiğini iddia etmek mümkün görünmüyor.
Filistin, meşru müdafaa hakkından vazgeçirilemez
Filistin‘in meşru müdafaa hakkını kullanmasını İsrail‘in insanlıkdışı saldırılarını meşru göstermek isteyenlerce çarpıtılarak dünya kamuoyuna yansıtıldığının da altını çizen Gannuşi, İsrail‘in bütün güç ve teknolojisini kullanarak gerçekleştirdiği saldırıların arka planında kendilerinden başkalarını insan olarak görmediklerini, tarih boyunca başlarına hep belâ olan kibir ve bencilliklerini bir kez daha sahnelediklerini kaydetti. Gannuşi, zalimliklerine, kibirlerine ve kendinden olmayanlara, özellikle de Müslümanlara karşı insanlıkdışı duygular beslediklerini, asıl bu duygu ve düşüncede olmalarından dolayı bölgede barış içinde yaşanamayacağının işlenmesi gerektiğini ifade etti.
Gannuşi, batılılarca dillendirilen, "Hamas İsrail varlığını kabul etmiyor. İsrail varlığını kabul etmeyen bir yönetim ile anlaşma yapmak veya kalıcı barış gerçekleştirmek mümkün değil," şeklindeki gerekçe ve savların uydurma olduğunu, asıl İsrail yöneticilerinin mütekebbir, tağuti düşünce duygu ve inançlarının bölgede barışa engellediğini söyledi.




