Soğuk Savaş döneminde komünizm tehdidiyle hâkimiyet sahasını genişleten ABD, Soğuk Savaş'ın bitmesi ve 11 Eylül ile beraber tehdit algısını değiştirdi.
Düşmanın rengi "kızıl"dan "yeşil"e dönüştü. Yeni tehdit olarak İslam'ı gören ABD ve muharip gücü konumundaki NATO da, bu değişen tehdide göre yeni bir stratejiye geçiş yaptı. Büyük Ortadoğu Projesi'ni yürürlüğe sokan ABD'ye NATO da, Yeni Stratejik Konsept ile ayak uydurmaya çalışıyor.
Sovyetler Birliği ve komünizm tehlikesine karşı kurulan NATO, Soğuk Savaş döneminde "kızıl tehlike" öcüsüyle ABD'nin küresel hâkimiyetini körükledi. Dünyanın ABD ve Sovyet Rusya arasındaki çekişmenin cephesine dönüştüğü dönemde, Türkiye de hem ABD'nin ekonomik yardımlarından faydalanmak, hem de Sovyet tehdidinden kurtulmak için NATO'ya üye oldu. Ancak, bunun için de kanlı bir bedel ödedi ve Kore'ye asker göndermek durumunda kaldı.
Bugün, yine Türkiye'nin askeri gücü NATO'nun iştahını kabartıyor. Açıkça İran'a karşı olduğu ifade edilen Füze Kalkanı, komutası NATO'da olduğu halde Türkiye topraklarına konuşlandırılacak. Bu da, geçen 60 senede NATO'nun Türkiye'ye olan "harcanacak askeri güç" bakışında bir değişiklik olmadığının göstergesi.
Mesele İsrail'in güvenliği
Füze Kalkanı ile yeni tehdit unsuru olan İslam'a karşı pozisyon alan NATO, bu hamlesiyle aynı zamanda da İsrail'in güvenliğini de garantiye almayı amaçlıyor. İlan edilen Yeni Stratejik Konsept çerçevesinde, değişen tehdit algısına göre bir hareket planı geliştiren NATO, bu yeni planla kendisini ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi ile uyumlu hale getirmiş olacak.
Dünyanın sorunlu coğrafyalarında sözüm ona barışı tesis etme gayesiyle görev yapan NATO, en son olarak Libya'da gerçekleştirdiği kanlı operasyonla birçok masum insanın da ölümüne sebep olmuştu. "Yeni Libya"nın imarından ve doğal zenginliklerinden pay kapabilmek için birbirleriyle yarışan Batılı devletler ve onların muharip gücü olan NATO, küresel emperyalistlerin kanlı planlarının uygulayıcısı olmaya devam ediyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Burak Kıllıoğlu / Türkiye
Etiketler:



