18 günlük protesto gösterilerinin ardından 32 yıllık Hüsnü Mübarek devrildi.
Ancak Mısır'da kamuoyunun arzu ettiği düzeyde gelişmeler yaşanmadı. Ülkede sivillerin yönetimde söz sahibi olacağı beklentilerinin aksine ordu daha güçlü yere oturtulmaya çalışıldı. Askeri konsey tarafından hazırlanan tasarıda ordunun ve savunma bütçesinin sivil denetime tabi olmaması ve askerlerin "anayasal meşruiyetin bekçisi" ilan edilmesi talep edildi. Bunların yanı sıra askeri konsey, cumhurbaşkanlığı seçiminin gelecek yılsonu ya da 2013'e ertelenmesini istediği ortaya çıktı. Bu gelişmeler üzerine Mısır halkı yeniden ayağa kalktı. General Tantavi liderliğindeki askeri konsey, demokrasiye geçiş sürecini baltalamakla suçlandı. Mübarek rejiminin sonunu getiren gösteriler sırasında sembol haline gelen Tahrir Meydanı bu kez General Tantavi liderliğindeki Yüksek Askeri Konseyi protesto eden göstericilerle doldu, taştı. Binlerce eylemci, bir an önce sivil yönetime geçilmesi için bastırdı. Halk ayaklanması sırasında yakınlarını kaybedenler de Tahrir'deki göstericilere destek verdi. Gösteriler sırasında binlerce kişi İçişleri Bakanlığı'na doğru yürümek istedi. Güvenlik güçleri göstericilere gaz ve göz yaşartıcı bombalarla müdahale etti. Müdahaleler sırasında ülke çapında 30'u aşkın kişi öldü ve yüzlerce kişi de yaralandı.
Tepkilerin çığ gibi büyümesi üzerine iki genaral kameralar önünde kamuoyundan özür diledi.
Askeri Konsey Başkanı General Tantavi, cumhurbaşkanı seçim tarihini öne çektiklerini ve önümüzdeki yılın Temmuz ayından önce yapılacağını açıkladı.
Ve Mısır'da ilk kez demokratik seçimler yapıldı.
Seçimin ilk aşamasında Müslüman Kardeşler'in Özgürlük ve Adalet Partisi oyların yüzde 36,6'sını aldı. Oyların yüzde 24,4'ünü alan en Nur Partisi ikinci sırada yer aldı.
Mısır halkı hafta sonu ikinci tur için yine sandık başına gitti.
Mart ayına kadar sürecek seçim sürecinde meclisin iki kanadı ayrı seçimlerle oluşturulacak. Nüfusu 85 milyonu geçen Mısır'da 50 milyon dolayında seçmen var ve kayıtlı 50 siyasi parti arasından tercihlerini belirliyorlar.
Mısır'ın karmaşık seçim sistemi, meclisin alt kanadını oluşturan Halk Meclisi'ne seçilecek 498 milletvekilinin nispi temsil esasına göre seçilmesini öngörüyor.
Geri kalan koltukların hangi partilere gideceği ise seçim bölgesinde en fazla oyu alan adayların seçilmesiyle belirleniyor.
Bu adayların balotaja gitmemek için bir seçim bölgesinde oyların yüzde ellisinden fazlasını alması gerekiyor.
Seçimin ilk aşamasında ancak dört aday oyların yüzde ellisinden fazlasını alarak milletvekili seçildi.
Bütün bu gelişmeleri ve yaşanan hayal kırıklıklarını Mısırlı gazeteci Saad Abdülmecit'e sorduk:
Radio Orient'in Türkiye Temsilcisi olan Saad Abdülmecid aynı zamanda El Cezire-net haber portalı ile İslam dünyasının önde gelen dergilerinden Kuveyt'te yayımlanan El Müctema dergisinin de Türkiye temsilciliğini yapıyor...
Mısır'da yaşananlar Arap Baharı'nda kış erken geldi yorumlarına sebep oldu. İstenilen noktaya gelinmemesinde askeri konseyin rolü mü var?
Askeri Konsey ciddi hatalar yapıyor. Bu durum belki devlet yönetme tecrübesi olmadıklarından belki de başka bir nedenden ama sonuçta hatalı kararlar alıyorlar. Doğrusu neden böyle yaptıklarını anlamakta güçlük çekiyoruz.. Bugünkü yapı içerisinde Yüksek Askeri Şura'nın alacağı kararlar çok önemli. Ancak askeri şura, bugün bir karar alıyor, hemen ertesi gün o kararı düzeltmek için bir başka karar çıkıyor. Bazen milleti denemek için mi böyle yapıyorlar diye düşünüyorum. Bu merhalede çok çelişkili gelişmeler yaşanıyor, bir belirsizlik var.
Yani devrim tamamlanmadı mı?
Tamamlanmadı tabii.
Değişen ne oldu?
Değişen şu oldu; sadece Mübarek gitti ama rejim hala devam ediyor. Hüsnü Mübarek'in kadroları hala işbaşında...
Ülkeye belirsizlik hakim
Bu gelişmeler ışığında Mısır'ın geleceğine ilişkin öngörünüz nasıl?
Genel seçim olduktan sonra bir hükümet kurulacak. Hükümet kurulduktan sonra cumhurbaşkanı seçimi yapılacak. O da herhalde mart sonunda veya nisanda yapılacak. Ondan sonra her şey belli olacak. Asker çekilecek mi yoksa devam edecek mi bunu göreceğiz. Seçim sonuçlanıncaya kadar bu belirsizlik devam edecek. Devrim başarıya ulaşınca her şey yoluna girecek ama bu ne kadar sürecek, bir yıl mı iki yıl mı, yoksa on yıl mı? Bu süreyi tahmin etmek zor.
Tahrir Meydanı'nda düzenlenen gösterilere Müslüman Kardeşler'in katılmaması spekülasyonlara neden oldu. Müslüman Kardeşler Teşkilatı protesto gösterilerinde neden yer almadı?
Benim tahminim Yüksek Askeri Şura ile Müslüman Kardeşler arasında farklı bir diyalog var. Biliyorsunuz İhvan'ın bir grubunun askerlerle arasında 1954 yılından bu yana bir çatışma var. O süreçte yönetimde askerler vardı. İhvan aynı şeyi bir daha yaşamak istemiyor. Yani askerler yeni bir çatışmaya girmek istemiyor olabilir. Ama yine de bu konuda herhangi bir açıklama yapılmadığından gerçeği tam olarak bilemiyoruz. Sadece tahmin yürütebiliyoruz.
Gazze'nin nefes borusu olarak nitelenen Refah sınır kapısı açıldı mı?
Doğrusu bunu da tam olarak bilmiyoruz. Şu aşamada ülkemizde şeffaflık yok. Kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmıyor. Halka saygı gösterilmiyor, olaylar da bu yüzden çıkıyor.
İsrail olayların içinde
Ülkedeki belirsizlik ve kaosta İsrail'in rolü var mı?
Tabii var. Ancak gizli olarak bu olayların içindeler. Açıktan bir şey yapmıyorlar.
İsrail demokrasi hareketlerini destekliyor mu?
İsrail, Mısır'da kendisi aleyhinde bir rejim gelirse kabul etmeyecektir.
Mısır ordusunun Amerikancı olduğu iddiaları var..
Ordu 1950'lerden bu yana ABD'yle birlikte çalışıyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Hüseyin Altınalan / Türkiye
Etiketler:



