Yeni Müsteşar Hakan Fidan, daha önce TİKA'nın (Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı) başındaydı. Onun başkanlığı döneminde TİKA, eskiden Teşkilat-ı Mahsusa'nın örgütlenmiş olduğu ülkelerde özellikle aktif oldu. TİKA'daki görevi Fidan için bir tür MiT'teki yeni misyonu için hazırlık çalışması gibi oldu.
O dönemde TİKA, Lübnan, Açe adaları, Sudan, Kosova, Moğolistan, Suriye, Arnavutluk, Kırım, Nijer gibi ülkelere ciddi düzeyde maddi yardımda bulundu. Bu yardımlar yapılırken hem halkın arasında Türkiye'ye sempati yaratıldı hem de yerel halk arasında bazı bağlantılar kuruldu. O günlerde bu faaliyetin, Türkiye'nin büyük yeni vizyonuyla bağlantılı olabileceğini kimse anlamadı. Bu işin başında olan Hakan Fidan, daha önce de Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yanında çalıştı. Davutoğlu'nun benzer bir vizyonu Türkiye'ye uygun gördüğü, eskiden yazmış olduğu kitaplarda net olarak görülebilir...
İsrail bu yeni vizyonu ve yeni faaliyeti bir tehdit olarak algılıyor. Kendi etkinliğine set çekecek bir faaliyet olarak görüyor olan biteni. Türkiye ile İsrail arasında son yaşanan gerginliklerin hepsini ve buram buram bir istihbarat faaliyeti kokan son Tel Aviv'deki elçilik baskınını bile bu bağlam içinde görmeliyiz. İnsana dayalı dış istihbarat son derece zorlu ve büyük mücadeleler gerektiren bir süreçtir. Ancak bizim bir Teşkilat-ı Mahsusa deneyimimiz var. Dışarıdaki Türkiye sempatizanı ülkeler, Türkiye'nin liderliğinde bir vizyon altında toparlanabilirler. Başbakan'ın da, Dışişleri Bakanı'nın da, MİT Müsteşarı'nın da vizyonu birleşiyor. Bu yeni yönelim bana da heyecan veriyor. Türkiye'deki şartlar bu yönelişe çok da uygun. Ayrıca Türk okullarının birçok ülkede bize sağladığı sempatizan avantajımız da var. Ama bu yönelim mücadelesinin kolay olacağını sanmayalım. Türkiye zorlu mücadelelere kendisini hazır tutmalıdır. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a İsrail tarafından yöneltilen, "Elinde bize ait sırlar var, bunları İran'a vereceğinden korkuyoruz" suçlaması, yeni yönelimden İsrail'in duyduğu korku ve paniğin bir yansımasından ibarettir.
Bu tür provokasyonların önümüzdeki günlerde her taraftan geleceğini hatırlamalı ve psikolojik dayanma eşiğimizi yükseltmeliyiz. Son günlerde Amerikan yönetiminin ve İngilizlerin bütün açıklamalarına bakın, İngiltere Başbakanı'nın buraya geldiğinde Türkiye için söylediklerini tekrar okuyun, göreceksiniz bu ülkeler Türkiye'nin yeni vizyonunu okumaya başladılar!..
Serdar Turgut HABERTÜRK


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



