Filistin toprakları içinde, zorla yüzlerce yerleşim merkezi oluşturulmuş. Bu yerleşim merkezlerinin güvenliği ve Filistinlilerin İsrail'e kontrolsüz geçişini engellemek için, güvenlik bahanesiyle 800 km uzunluğunda 8-10 m yüksekliğinde utanç duvarı inşa ediyor.
Ocak ayının sonunda bir grup arkadaşla Mescid-i Aksa'yı ziyaret ve durumunu yerinde tesbit için Filistin'e gittik.
Tel Aviv Havalimanı'nda, bekar erkek arkadaşlar tek tek sorgulandı. İçlerinden bir arkadaşımız, ancak 8 saat sonra gelebildi. Sorguda cep telefonu ve dizüstü bilgisayarındaki bütün bilgileri kopyalandı. Dönüşte de bu arkadaş, hiçbir olaya karışmadığı halde 3 gün gözaltında kaldı.
İsrail bir din devleti. Musevi olmalarına, İbrahim (a.s.), İshak (a.s.), Süleyman (a.s.), Davut (a.s.), Yuşa (a.s.),Yakup (a.s.) ve Yusuf (a.s.) onların da peygamberleri olmasına rağmen güç, zafer, iktidar timsali Davut (a.s.), Süleyman(a.s.) diğer adı İsrail olan Yakup (a.s.) dışındaki peygamberlerle ilgilenmiyorlar. Onların kabirlerini Müslümanlara, metruk bir vaziyette terk etmişler.
İsrail'in Kudüs şehrindeki, El Halil kentindeki dini yaklaşımları onların dini değil siyasi bir akım olan Siyonizmin tabileri olduğunu gösteriyor.
1994'teki El Halil Mescidi'ndeki katliamdan 9 ay sonra, mescidi ikiye bölmüşler. Mescidin, üçte ikisine el koymuşlar. Mescidin Yakup (a.s.) ve Yusuf (a.s.)'ın kabirlerinin olduğu tarafa el koymuşlar bu kısma Müslümanları sokmuyorlar. İbrahim (a.s.) ve oğlu İshak (a.s.), İsrailoğullarının ataları olmasına rağmen kabirlerini mescidin Müslümanlar tarafında ve metruk bir vaziyette bırakmışlar. Mescide turnikelerden geçerek, sıkı asker kontrolünden sonra belli saatlerde girilebiliyor.
El- Halil mescidinden şehre giden çarşıdan geçerken 3-5 Yahudi genci ile grubumuz dar yolda karşılaştı. Yahudileri koruyan 10-15 asker bizim turist grubunu, silahları üzerine doğrultarak bir sokak arasına sıkıştırıp Yahudi gençlerinin geçişini sağladılar. Bu onur kırıcı hareketi yabancı turistlere pervasızca uygulayan İsrail yönetimi Filistinlilere bu işkenceyi, Filistin toprakları içinde her gün uyguluyor.
Filistin toprakları içinde, zorla yüzlerce yerleşim merkezi oluşturulmuş. Bu yerleşim merkezlerinin güvenliği ve Filistinlilerin İsrail'e kontrolsüz geçişini engellemek için, güvenlik bahanesiyle 800 km uzunluğunda 8-10 m yüksekliğinde utanç duvarı inşa ediyor.
Filistinliler her gün 3-5 saatlik sorgulama ve üst aramasıyla işlerine gidebiliyorlar. Gözetleme kulelerinden 10-15 kamerayla gözetleniyorlar.
Bunlar bizim gözlemlediklerimizden bir kısmı. Bir de 60 yıldır yapılan zulmü biliyoruz. İnsanların evleri zorla buldozerlerle yıkılıyor. Çocuklar katlediliyor. Daha yeni Gazze'de Filistinlilerin başlarına fosfor bombaları yağdırıldı, açlığa, susuzluğa mahkum edildi.
İsrail'in bu tavrı neyi gösteriyor?
1- İşgal emellerini, vadedilmiş topraklara kavuşma emellerini gösteriyor. İsrail bayrağındaki alt ve üstteki mavi çizgiler Fırat ve Dicle nehirlerini, arasındaki siyon yıldızı da vadeddilen toprakları gösteriyor.
2- Korkularını gösteriyor. Özellikle Türkiye'den Türkiye'nin yüreğinden korkuyorlar. Ağlama duvarının yanında annesiyle dua eden çocuklar başörtülü Türk hanımlarını görünce korkuyla annelerinin kucaklarına kaçıp saklanıyorlar.
3- Hâlâ devlet olamamış, düzenini oturtamamış terörist bir hareket var ortada. Kim asker, kim polis, kim memur belli değil. Çeşit çeşit silahlarla ortada gezen, salaş kıyafetli görevliler var.
4- Bu topraklara yabancı oldukları her halleriyle belli. Müslümanların içinden geçerken hızlı ve gözleri yerde, göz göze gelmemeye çalışarak geçiyorlar.
5- Günü gelince buradan kovulacaklarını biliyorlar. Gelecekte Mescid-i Aksa'nın batısındaki Cehennem Vadisi'nde katledileceklerini ve buradaki vadiyi Yahudi kanlarının dolduracağına inanıyorlar.
Müslümanlar ne yapmalı?
1- Siyonist, ancak güçten anlar, haktan, hukuktan anlamaz. Filistin davası, sadece Arapların davası değildir. Mescid-i Aksa, tüm Müslümanlarındır. Mescid-i Aksa Hz. Peygamber'in, Hz. Ömer'in, Salahaddin Eyyübi'nin emanetidir. İsrail'in her zorbalığına güç gösterisiyle cevap vermek gerekir. Gazze Mitingleri, bunun ispatıdır.
2- Müslümanların bir, beraber olması gerekir. Aynı tepkiyi vermelidir.
3- Filistin davasını Türkiye, önceliklerinin en önüne koymalıdır. Müslümanların son halifesinin bütün yetkileri, TBMM'ye devredilmiştir. Bu sebeple Türkiye'nin güçlü olması, dik durması bütün Müslümanların arkasında olmasını sağlayacaktır.
4- İsrail'in işgal ettiği topraklardan çıkarılması için, Filistin'e maddi manevi her türlü desteğin verilmesi gerekir. Bu iş için çalışan teşkilatlarla işbirliği içinde olmak gerekir.
5- Milli Görüş'ün iktidara gelmesi gerekir.
6- Bütün Müslümanlar, aynen hac ve umre gibi, yeterli maddi imkâna sahip olanlar, Mescid-i Aksa'yı ziyaret etmelidirler. Bunu bir cihat olarak görmelidirler.
7- Filistin platformları kurulup, bunların uluslararası çalışıp, İsrail zulmünü, haksızlığını bütün dünyaya duyurmak gerekir. Filistin davasında, dünyayı arkamıza almamız gerekir.
8- İsrail'in Kudüs, Mescid-i Aksa, diğer kutsal mekanlar ve Osmanlı mirası hususunda zarar verici her türlü teşebbüsünde dünya ve Türkiye kamuoyunu ayağa kaldırmak gerekir. Tarafsız ve İslami medyayı bu hususta duyarlı kılmak gerekir.



Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Kasım Sezen / Türkiye
Etiketler:



