milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Milli Görüş korkusuz yaşamaktır

04 ARALIK 2011
PAZ 00:30

[-] Normal [+]
  • Değmesin Yağlı Boya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Son seçimlerde iktidar partisinin etkili olan ve ona "iki kişiden biri"nin oyunu kazandıran sloganı unutulmadı daha: Ya CHP gelirse veya aman CHP gelmesin! 2011 Türkiye'sinde dahi CHP karşıtı/muhalifi insanların oylarına CHP korkusu işlenerek, dahası abartılarak iktidara taşınıyorsa "sağcı" partiler, bir küçük ilimizde, Tunceli'nde yaşayan alevilerin CHP'li olması, CHP içinde yer alması niçin tenkide tabii tutuluyor?

  • Milli Görüş korkusuz yaşamaktır -

CHP korkusu üzerine slogan üretmek, sadece günümüzün iktidar partisine has bir marifet değil. Geçmişte DP'den sonra, onun mirascısı izlemini vererek yıllarca iktidar olmuş AP'nin de sloganı böyle idi.

Oylarınızı bölmeyin. CHP gelmesin!

Ülkede baraj sınırlaması yok. CHP'nin karşısında yer alarak seçime giren başka partiler de var. Üstelik daha iyi hizmet vaadi yapıyorlar, ülkeyi fabrikalarla donatacaklarını söylüyorlar.

Bir önceki seçimde (1969) çoğunlukla iktidara taşınan AP, bölünerek girdiği yeni seçime de aynı sloganla girmişti.

Oylarınızı bölmeyin. Yoksa CHP gelir.

O günün Türkiye'sinde, bu ülkeyi seven insanlar bu oyunu bozdular. MSP 48 milletvekili ve 3 senatör ile Meclis'te idi. İktidardaki AP'nin iki parti şeklinde (AP-DP) seçime girmesinin temelinde yatan faktörün, milleti CHP'den korumak olmadığını, MSP'ni engellemek olduğunu anlamıştı bu ülkenin insanları.

CHP'ne yakın olmayan ve o partiye oy vermeyecek insanlara niçin bir korku pompalanıyordu her seçimde?

CHP'nin 27 Mayıs'ın hazırlayıcısını, banisi ve sahibi olmasındandır bu korku.

Lakin 27 Mayısta bu ülkenin geleceği karartılırken, iktidarda CHP yoktu, DP vardı. Yıllarca bu ülkede 27 Mayıs bayramları şatafatla kutlanırken de iktidarda, aman CHP gelmesin diyen AP vardı.

27 Mayıs'ın kutlanmasından tedirgin olan insanlar hep şunu sorarlardı: AP niçin izin veriyor buna? Akıllarına gelmeyen gerçek ise şu idi: O AP'liler, 27 Mayıs olduğu için orada idiler. DP ihtilale maruz kalmamış olsa idi, AP'lilere o makamları, o koltukları kim verecekti? İktidarını ve rahatını 27 Mayıs'a borçlu bir AP'nin oyununu o günlerde MSP bozmuştu.

AP'den ve aradaki kalıntısız ANAP'dan sonra iktidara taşınan ve bugün de hala iktidarda olan AKP'nin aynı oyunu yeniden oynaması, bu ülkeyi seven insanların SP bayrağı altında "yeniden Milli Görüş" haykırışları ile son bulacak. (İnşaallah!)

Laikliği tanımlamadı,

Başörtüsü meselesini çözmedi,

Kız çocuklarımıza okul yolunu açmadı,

Fabrikaların kapanmasını engellemedi,

Faizin ezmesine karşı olmadı,

Barajı kaldırmadı, demokrasiyi geliştiremedi gibi eleştirilere muhatap AKP'nin, iktidarda olmasını sağlayan bu sebepleri ortadan kaldıracağını sanmak, safdillik değilse ne? Aynı yoldan yürüyen AP, ANAP neden mezarlıktalar?

CHP gelirse korkusu ile bugün hala muzdarip olanlar, CHP'nin özel zulmünü bizzat Dersim'de tatmış olanların, CHP içinde olmasını sorguluyorlar.

Aleviler neden CHP'de?

Korkutularak oyları alınmış insanlar değerlendirmesini sağcı partilerin istemediklerinden, demek var, ama o günden başlayan gerçek, onlarda da (Dersimliler) bir CHP korkusu olduğudur.

CHP içine girerek, CHP içinde yer alarak kendilerine yapılabileceklerin istihbaratını almak ve engellemek, o günkü strateji idi. O olaylardan sonra CHP içinde yer aldılar ve bugünkü konuma uzandılar.

CHP'ye karşı kendilerini/iktidarlarını koruyamayan DP'de, AP'de olsalardı ne olacaktı? Sürekli korkudan başka? Onlar (DP-AP) kendilerini koruyabildiler mi ki, Dersimlileri koruyacaklardı.

1956 yılında bir CHP organından aldığımız bu karikatür bu ülkedeki CHP korkusunu "kitaplık çapta" anlatmaktadır.

Salomon: Ne olur, ne olmaz!.. diyerek asıyor İsmet Paşa resmini. Çünkü o, o İsmet Paşa'nın varlık vergili yıllarını iyi bilir. Yıl 1956, Salomon'un o resmi asması, iktidardaki DP'nin zayıflığını ve yaklaşan 27 Mayıs'ı ne güzel anlatıyor. Acı olan ise, bunu o günlerde bir tek Salomon'un (!) görmesi.

Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanı olmasını alevi olmasına bağlamak bir yerde doğru: CHP'de onlardan başka kim kaldı, kim var?

Milli Şef'in "Allah" dememesini örnek alırcasına, din/iman/inanç gibi kelimeleri konuşmaktan şiddetle kaçan/kaçınan diğerlerine rağmen daha açık görünen bir Kılıçdaroğlu'nun elbette tercih eder CHP'liler.

İktidara yakın kalemşörler/köşeciler eğer kurtulmak istiyorlarsa  CHP korkusundan, gelsinler Milli  Görüşcü olmayı öğrensinler. Milli Görüşcüler CHP ile korkulmadan koalisyon kurduğunu ve Kıbrıs fethinin yapıldığını göstermişlerdir bu ülkeye.

Necip Fazıl'ın mücadelesi

Dersim'i gündeme taşıyan CHP milletvekili Hüseyin Aygün bir tv kanalında Ahmet Hakan'ın sorularına cevaplar veriyor.

Bir sorusu da şöyle idi, program sunucusunun: Necip Fazıl da yazmış Dersim konusunu..

Sorunun şeklinden, televizyoncu gazetecinin Necip Fazıl'ın ne yazdığından ve Necip Fazıl'ın kimliğinden haberdar olmadığını sezen/anlayan muhatap (CHP milletvekili uyanıklığı) diyorki: Necip Fazıl'ın aleviler hakkında başka iyi olmayan yazıları olduğundan, ilgilenmiyorum.

Ya, öyle mi şeklinde bir kabul ediş ünlü sunucuda.

Bu ülkede Necip Fazıl'ın eğitiminden geçmişlerden, tesadüfen Necip Fazıl okumuşlara kadar herkes şunu iyi bilir: Necip Fazıl'ın aleviler hakkında ve onları üzecek hiçbir yazısı yoktur.

Hiç kimsenin yazamadığı o Milli Şef yıllarında Necip Fazıl'ın Dersim'i yazmasına rağmen, neden bir hata/suç sıçratılmak istenir üstüne?

Necip Fazıl'ın İsmet Paşa'ya karşı mücadelesinde aramak gerekir o sebebi. Milli Şef'in en baskıcı yıllarında "Başımızda kulak istiyoruz" kapaklı Büyük Doğu yayınlayan Necip Fazıl'ın 1967 tarihli bir başka Büyük Doğu'su dahi anlatır asıl gerekçeyi.

CHP milletvekili Dersimliye düşmemeliydi İsmet Paşa'yı savunmak ve Necip Fazıl'ı hafifsemek hatasını işlemek.

Lakin ne yazık ki ona bu fırsatı veren ve burdan gitmekle ünlenmesine rağmen burayı az tanıyan bir gazeteci vardı karşısında.

O Hüseyin Aygün'e milletvekili olduğu için şu nokta hatırlatılmalıdır. Kendisinin bir kızılbaş inancında olduğunu gururla söylediği kadar, başkalarının da o gururu kullanma hakları vardır, kendi inançları için. Ki Necip Fazıl bu ülkede ehlibeyt sevgisini doruklarda tadan/yazan insanların başında gelir.

İsmet'e ermek

- Nasılsın the Şapgalı Baba? Ne yapıyorsun yahu?

- Rahatsızım yavrum Mesut. Binaenaleyh çok rahatsızım.

- Hemen bir doktor çağırayım desem, Silivri'ye gitmem gerekecek yahu.

- Ben rahatsızım diyorum yavrum Mesut. Binaenaleyh sen beni fevkalade rahatsız ediyorsun.

- Neren ağrıyor the şapgalı baba? Elin ağrıyorsa şapgayı bırak. Öbür tarafa şapganı alıp gidemezsin yahu.

- Bir yere gittiğim yok yavrum Mesut. Binaenaleyh ben rahatsızsam memlekette fevkalade rahatsızlık var demektir. Rahatsızlık boykot getirir, vize getirir, veto getirir.

- Ben sana ne getireyim the şapgalı baba? Yürüyen tankların resimlerini getireyim mi yahu?

- Burnunun sarılı olduğu vesikalık resmini getir, zaman aşımından yırttığın sabıka kaydını getir. Binanelayeh sana yavrum demem, benim fevkalade özrümdür yavrum Mesut.

- Ha, anladım. Sen özür dilemek istiyorsun yahu. Özür modasına uymak mı istiyorsun the şapgalı baba.

- Ne modası? Kim çıkarmış bu modayı? Binaenaleyh özür dileyeceklerse gelsinler benden dilesinler. Fevkalade bekliyorum onları.

- Senden kim, neden özür dilesin the şapgalı baba? Onlar getirdiler, sen gittin yahu.

- Gitmişsek gitmişizdiir. Binaenaleyh bir kere daha gelmemek fevkalade üzdü beni.

- Yine anladım. Sen tankların üstünde gelmek istiyordun yahu.

- Nizamiyeden döndüm yavrum Mesut. binaenaleyh tankların arkasından başkaları geldi.

- Nizamiyeden döndüğünü gösteren resmine bakıp bakıp yaşlanıyor musun the şapgalı baba? Ağlama yahu.

- Ben ağlamam yavrum Mesut?

Binaenaleyh artık yaşlandım. Yaşlanmamı, yaşlı olmamı ağlamak sanmak fevkalade yanlıştır, hatadır, günahtır.

- Kaç kere gelip ağlatmıştın the şapgalı baba. Yaşın kemale erdi mi yahu?

- Hayır yavrum Mesut hayır. Benim yaşım kemale ermez. Binaenaleyh İsmet'e erer. Bunu fevkalade bilmen lazım yavrum Mesut. Haydi git işine.

İstese idi

Kılıçdaroğlu'nun oğlum bedelli olmayacak demesine takmış iktidar yanlıları.

Zaten doğum tarihi tutmuyor, diyorlar.

Anlamamışlar.

Kılıçdaroğlu diyorki: İsteseydim oğlumun dooğum tarihini de içine aldırırdım o yasanın.

Doğrudur.

AKP, Kılıçdaroğlu'nu ne zaman kırdı?

Şapga nerede?

Eski MİT'ci Mehmet Ergün Savcı'ya ifade vermiş.

Ne güzel!

Devlet, durup dururken cinayet işlemez ve devlet, arasıra rutin dışına çıkar! Dendiği günlere ve diyenlere de sıra geliyor demektir bu.

Gerçek renkleri

Demirel'lerin villasında "yeşil" görülmüş.

Yıllarca onların renksiz olduğunu bilenlere karşı tedbir almışlardır.

Yağ

Kolesterol tartışması büyüyor. Faydalı diyenler, zararlı diyenler...

Gözler Sağlık Bakanlığı'nda. Onlar ne diyecekler. Sağlık Bakanlığı'nın gözleri ise Kılıçdaroğlu'nda.

Evet derse hayır diyecek.

Sebep

AKP'li Dengir Mir Fırat "AKP yeni yeni iktidar oluyor" demiş.

Dokuz yıldan sonra, ancak..

Neden?

İçinden geldikleri RP'ni ve RP iktidarını hala anlayamadıklarındandır.

Türkiye'nin taşları

Ey Türkiyem, benziyordu,

Taşın toprağın altına!

Şimdi cephane gömmüşler,

Taşın toprağın altına!.. (Ekrem Şama)

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Değmesin Yağlı Boya bölümü’nde 04.12.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Necati Turcer / Türkiye
  • tags Etiketler: milli görüş, korkusuz, yaşamaktır,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Değmesin Yağlı Boya

    1. 27 Mayıs: Bir CHP imalatıdır
    2. Bush montlu Özal günlerinden
    3. Nisan Mayıs ayları
    4. Sen neden oradasın?
    5. Bir cami elli lira
    6. Adı malzemedir
    7. Bir sıçrarsın Çevik
    8. Hesaplaşma başlasın
    9. Sakal, cübbe, sarık=Sanık
    10. 28 Şubat: 32 kısım tekmili birden
  • Diğer

    1. 7.6 değil 5.5
    2. İhracatta Irak ve Libya sürprizi
    3. Çukurova'da "beyaz altın'' yerini mısıra bırakıyor
    4. Vergide de "yüksek irtifada''
    5. THY'ye 36 yeni uçak
    6. Hece dergisinde Kalmak
    7. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    8. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    9. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    10. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. İktidarda figüran çatlağı
    7. Şok Detay
    8. Yasa geri çekilsin
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Saadet Partisi Gazze'de yetimhane inşa edecek
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek