Saadet Partisi Sarıyer İlçe Divan Toplantısı'nda konuşan Mustafa Kurdaş, "Milli Görüş, Türkiye'nin en güçlü hareketidir ve en güçlü teşkilata sahiptir" dedi.
Saadet Partisi Sarıyer İlçe Başkanlığı, Kasım ayı faaliyetlerini değerlendirdi. Kasım ayı İlçe Divan Toplantısı Sarıyer İlçe Başkanlığı'nda yapıldı.
Toplantı yönetim kurulu, mahalle başkanları ve mahalle yönetimlerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Birim başkanları tarafından Kasım ayı içinde yapılan çalışmalar hakkında raporlar sunuldu ve bunların değerlendirilmesi yapıldı.
İktidarın taviz politikaları iflas etti
Açılış konuşmasını yapan İlçe Başkanı M. Gazi Kılıç, Türkiye'nin zor günler geçirdiğini söyledi. İç ve dış siyasette de yanlış adımlar atıldığına dikkat çekti. Terör saldırıları ve Van depremiyle ülkede bir yas havasının hissedildiğini belirten Kılıç, stratejik önemi daha da artan Türkiye'nin dış siyasette müttefiklik kurduğu ABD ve uzantısı Avrupa ile İsrail'e karşı tavizler verdiğinin altını çizdi. AKP hükümetinin halkın taleplerini karşılayamadığını da ifade eden Kılıç, "AKP, tutarsız bir yol izlemektedir. Politikaları iflas etmiştir" dedi.
Sarıyer İlçe Divan Toplantısı'nın konuğu olan Saadet Partisi GİK Üyesi Mustafa Kurdaş, Milli Görüş'ün dünyayı kucaklayan bir perspektife sahip olduğunu belirterek "Milli Görüş, Türkiye'nin en güçlü hareketidir ve en güçlü teşkilata sahiptir" dedi. Milli Görüş Lideri merhum Erbakan'ın Türkiye ve dünya siyasetinde çığır açtığını dile getiren Kurdaş, "Milli Görüş, dünyada büyük etkiye sahip olmuştur. Bu hareket sadece Türkiye'nin değil dünyanın yönünü değiştirmiştir. Tüm mazlumların yanında olmuştur.
İslam ülkeleri emperyalist güçlerin karşısında diz çökmüştü. Ta ki Milli Görüş Hareketi oluşana kadar. Emperyalist, Siyonist güçlere başkaldırı merhum liderimiz Erbakan'la başladı. Bölgenin güçlü üç ülkesi olan Türkiye, İran ve Mısır tarih boyunca hiçbir zaman bir araya gelmedi. Ama D-8'i kuran liderimiz Erbakan bu üç ülkeyi aynı masa etrafında topladı" diye konuştu. Mustafa Kurdaş, Milli Görüş harekitinin İslam Birliğinin anahtarı olduğuna da dikkat çekti.
Dikdatörlerin yerine hangi zihniyet gelecek?
Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki siyasi-sosyal hareketlere dikkat çeken Kurdaş, "Arap ülkelerinde diktatörlükler yıkılıyor. Avrupa çöküyor. Dünya yeniden şekilleniyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da İslam ülkeleri kurtuluyor havası yaşanıyor. Bin Ali, Mübarek ve Kaddafi elbette gitmeliydi. İslam dünyası zalimlerden çok çekti. Ama son gelişmeleri bunu iyi okumak, iyi algılamak gerekir. Asıl cevap bekleyen soru giden diktatörlerin yerine kim gelecek? Yeni yönetimlere nasıl şekil verilecek? Acaba yeni yönetimler kime hizmet edecek. İslamamı, kendi halklarına mı, yoksa Batı'ya mı. Maalesef model ülke tanımlamasıyla örnek gösterilen Türkiye bu ülkelere kötü bir örnek olarak sunuluyor. Sayın Başbakan'ın Mısır ve Tunus'taki 'laiklik' tavsiyelerini her nedense kimse konuşmuyor. İşbirlikçi zihniyet İslam coğrafyasından sökülüp atılmadıkça İslam Birliği kurulup parçalanmışlığa son verilmedikçe Müslümanların saadet bulması mümkün olmaz" şeklinde konuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Fatih Yedier / Türkiye
Etiketler:



