Türkiye‘nin büyük bir tarihi ve kültürel birikime sahip olduğunu bildiren Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Genel Sekreteri Prof. Dr. Arif Ersoy, "Ülkemizde yıllardan beri yapay bir çatışma ve gerginlik yaşanmaktaydı. Hâlbuki büyük bir tarihi müktesebata sahibiz ve büyük bir kültürel birikimimiz var. Dolayısıyla biz bu coğrafyada demokraside, insan hakları konusunda örnek bir Anayasaya sahip olma müktesebatına sahip bir toplumuz" dedi.
Milli anayasa yapacak müktesebata sahibiz
DSP Genel Başkanı Masum Türker‘i ESAM‘ın Ankara‘da 21-22 Ekim tarihlerinde kapsamlı olarak düzenleyeceği Milli Anayasa Şûrası‘na davet için ziyaret eden Ersoy, ülkemizin en önemli meselesinin Anayasa olduğunu söyledi. Türkiye‘nin bugüne kadar 5 Anayasa deneyimi bulunduğunu belirten Ersoy, 1921 Anayasası haricindeki Anayasaların bürokratik çevreler tarafından dışarıdan alınarak yapıldığını kaydetti. Ülkemizin dinamiklerini harekete geçirecek bir Anayasaya ihtiyacımız olduğunu vurgulayan Ersoy, "Bugün ülkemizin en önemli meselesi, Anayasa meselesidir. Bizim kanaatimiz odur ki; toplumların bir numaralı meselesi hukukun üstünlüğüdür. Bir ülkede hukukun üstünlüğü varsa ekonomide düzelir, sosyal gelişmeler de hızlanır, sanayi ve kalkınma da artar. Dolayısıyla maalesef Türkiye kendi milli dinamiklerini harekete geçirecek, hukukun üstünlüğünü sağlayacak ve nimet-külfet paylaşımında adaleti tesis edecek bir anayasaya şimdiye kadar kavuşamadı. Tabiî ki ülkede bazı değişikliklere yol açtılar muhakkak. Ama Türkiye‘nin birinci sınıf demokrasiye geçmesine zemin oluşturamadılar. Hâlbuki büyük bir tarihi müktesebata sahibiz ve büyük bir kültürel birikimimiz var. Dolayısıyla biz bu coğrafyada demokraside, insan hakları konusunda örnek bir Anayasaya sahip olma müktesebatına sahip bir toplumuz. İktidarıyla, muhalefetiyle, bütün sivil toplum kuruluşlarıyla herkes mevcut Anayasanın, darbe ürünü olan bu Anayasanın değiştirilerek yerine milli bir Anayasanın çıkartılması lazım geldiğini haykırıyor" diye konuştu.
Herkesin anayasası olmalıdır
Oluşmuş bu güzel atmosferin çok iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini bildiren Arif Ersoy, "Milli Anayasadan da iki şey kastediyoruz. Milletimizin dünya görüşünün iki temeli vardır. Birincisi; hukukun üstünlüğüdür. Yani ülkede herkesin hakkı korunmalıdır. İkincisi ise; paylaşımda adalettir. Bu atmosferi iyi değerlendirmeliyiz. Bu yeni Anayasa yapma meselesi herhangi siyasi bir çıkar elde etme şeklinde değerlendirilmemelidir. Çünkü Anayasa ülkemizde yaşayan herkesi ilgilendirmektedir. Ortak paydaların oluşmasında başta iktidar partisi olmak üzere, mecliste grubu bulunan partiler, meclis dışındaki bütün siyasi partilerin ortak bir tavır sergilemelidirler. Vakit kaybetmeden, herkesin ‘Benim Anayasam‘ diyebileceği bir Anayasayı ortaya koymalıyız. Bu meclisin görüşü alındıktan sonra da kamuoyuna, referanduma sunulmalıdır. Ve bundan sonra da sık sık yamalı bohçaya dönmüş bir Anayasa ile vaktimizi, enerjimizi heba etmemeliyiz" şeklinde konuştu.
Türker: Sadece anayasa değişikliği yetmez
DSP Genel Başkanı Masum Türker ise yaptığı açıklamada Anayasaların toplumların birlikte yaşama belgeleri olduğunu, toplumun tüm kesimleriyle görüşülerek hazırlanması gerektiğini söyledi. Anayasayı tek başına konuşmanın da yeterli olmayacağını kaydeden Türker, "Bugün sadece Anayasa‘yı tek başına konuşmak yeterli değil. Anayasayı destekleyen bazı yasaların da Anayasa ile birlikte değişmemesi halinde, ne kadar özgürlükçü, ne kadar hukuki bir temele dayanırsa dayansın, yapılacak anayasa yeterli olmayacaktır. Sonuçta kanunların üstünlüğü, esas hukuki düşüncenin, hukukun üstünlüğünün önüne geçiyor. Anayasa ile birlikte değiştirilmesi gereken düzenlemeler, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasaları‘dır. Bunlar, örgütlenme ve ifade özgürlüğünü sınırlayan içeriktedir. Seçim yasasında değişiklik yaparak bütün siyasi partilere, gerek Parlamento seçimleri gerekse yerel seçimler için, önseçim yapma zorunluluğu getirilmelidir" dedi.



