milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Milletin Saadeti engellenemez

10 TEMMUZ 2011
PAZ 00:05

[-] Normal [+]
  • Değmesin Yağlı Boya
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Saadet Partisi 17 Temmuz'da kongresini yapıyor. Seçimlerde 1.2 oranında oy aldığı iktidara yakın gazetelerce sürekli ilan edilen/işlenen Saadet Partisi Hoca'dan sonraki ilk kongresini yapıyor.

  • Milletin Saadeti engellenemez -

Saadet Partisi'nin asgari olması gereken yüzde 12 oyu, yüzde 1.2 seviyesine düşürmek için plan yapanlar, gayret gösterenler, çalışanlar, baskı oluşturanlar acaba bir teknik takibe takılmışlar mıdır? Umarız onların da kayıtları bir bir dökülür ortalığa.

İstediklerini yaptılar, Saadet Partisi'nin yüzde 10'un üstündeki oyunu kendi partilerine katarak yüzde 50'ye ulaştılar.

Peki, istedikleri oldu mu? Mutlular mı şimdi?

Saadet Partisi'nin bir grubu olsaydı bu Meclis'te, ne CHP yemin etmeme krizine girerdi, ne de BDP sürekli depresyonda bir görüntü verirdi. Oy oranı yüzde 40 olan AKP ise istediğ ihükumeti daha rahat şartlarda kurar, daha rahat şartlarda icraat yapardı.

Yani AKP yüzde 30-40'tan yüzde 50'ye çıkmadı işbirliği yaptığı güçlerin desteğiyle Saadet Partisi'ni baraj altında bırakamakla.

Yüzde 38-40'tan yüzde 50'ye düştüler.

Neticelerini çok göreceğiz biz bu düşüşün. Şimdi söyleyelim, sonra diyeceğimizi:

Kendi düşen ağlamaz!

BEDEL

Bedel nedir? Değer, kıymet, karşılık. Bir şeyin yerini tutan veya tutabilen şey.

CHP'liler bedel öderiz derken, bedelli askerlik gibi bir düşünceleri mi var?

Bedelli milletvekilleri... Yani bedel ödemiş milletvekilleri. Sade milletvekili sıfatı yetmiyor mu CHP'lilere.

İyi ama bedeli nerede, nasıl ve ne ile ödeyecekler? Diğerlerinden, yani yemin etmişlerden fazla olarak ne var ellerinde?

Aşağıdaki resimde babadan CHP'li, CHP'ye oy vermiş ve CHP'den hâlâ umutlu bir vatandaşımızı, CHP'den önce bedel ödemeye giderken görüyorsunuz.

UĞURLAR OLSUN!

Yakın tarihimizde muhaliflerin gittikleri yerler:

Abdülhamit devrinde: Fizan.

İttihat ve Terakki devrinde: Sinop.

Hürriyet ve İtilâf devrinde: Malta.

Halk Partisi devrinde: Tabutluk.

Demokrat parti devrinde: Cezaevi.

Allah darağacına gitmekten korusun!

NOT: Darağacı İzmir'de bir semtin adıdır!

"Semt (!)" üzerinden cinayet

27 Mayıs'a tam 16 gün kala bir CHP yayın organındaki espriye bir bakar mısınız?

Hedeflerine nasıl adım, adım geldiklerinin belgelerindendir bu satırları.

Geleceği bilmek değildi işleri. Darağacı kurmaktı

Başardılar!

Meclis'in açılışına başkanlık eden CHP milletvekili Oktay Ekşi'nin 27 Mayıs'ın neticelerini müdafaa etmesini duyunca, bir hatırlatma yapalım dedik.

Kim neyi kurdu, neyi yaptı? Unutulmasın.

YAŞA FENERBAHÇE

"Yaşa Fenerbahçe" marşı da "İstiklal Marşı" kadar içimi titretir benim, dediğimde kimse bir abartı aramasın. Ben öyle hissediyorum, bu ülkenin büyük çoğunluğunun hissettiği gibi.

Bir hasret haykırışıdır yaşa Fenerbahçe marşı. Ben bir imparatorluk takımıyım iddiasını işler gönüllere her söylendiğinde. O imparatorluk günlerine yanar, tutuşur gibidir. Duyanları o günlere, dedelerinin, büyük dedelerinin yaşadığı o iddialı günlere alır götürür.

Başka takımlar da kurulmuştur Fenerbahçe'nin kurulduğu yıllarda. Kimi Saray'ın takımı olarak, kimi bir mektebin takımı olarak... Şimdi kapsama alanı diyorlar ya, işte Fenerbahçe'nin alanı, kaybedilen toprakların da dahil edildiği üç kıtayı kucaklıyor. Fark bu. Normal olan bu. O, bir bina gölgesindeki küçük bir bahçeye sığan takımlara benzemediği için hasretini hep haykırır Fenerbahçe.

Bugünlerde yaşadığımız ve neticesini soğukkanlılıkla beklediğimiz Emniyet operasyonu üzerine bir yorum ne haddimiz, ne de vazifemiz. Fakat Yıldırım, Yıldırım diye inleyen yıldırım çarpmış medya tetikçilerine de bir cevabımız olacak bir gün. Ben onların gönüllerinin Fenerbahçe marşının hasretine bu kadar kapalı olacağını bilmezdim. Kendileri bizi üzmek, bu ülkenin büyük çoğunluğunu üzmek pahasına itiraf ettiler.

Fenerbahçe'yi sevmeyenler de iddia edebilirler bu ülkeyi canlarından çok sevdiklerini. Fakat şu da bir gerçektir: Fenerbahçe'yi seven, bu ülkeyi iyi sever. Biz bu ülkeyi iyi sevdik. Bu ülkenin içindeki Fenerbahçe rakiplerini de...

Şimdi bir Fenerbahçeliyi biraz yazmak istiyorum. Onu ve bir büyük rakibini.

Cemil Turan,

Onu ilk defa Ali Sami Yen'de İstanbulspor forması altında seyretmiştim Galatasaray'a karşı. O gün Fenerbahçe de Vefa ile oynamıştı o statda.

Sonraki günleri biliyor sunuz. Cemil'in Fenerbahçe'ye olaylı transferi ve Fenerbahçe'deki destansı günleri.

O yıllarda Galatasaray'ın kaptanı Büyük Mehmet'tir. Kadırga'dan bir delikanlı diye hatırlıyorum.

O sene transfer mevsiminin bitmesine saatler kalana kadar mukavele yapmaz Galatasaray, kaptanı Büyük Mehmet'le.

Cemil alır getirir onu Fenerbahçe'ye. Futbol hayatının son yılını Fenerbahçe forması altında oynar Büyük Mehmet. Fenerbahçe'nin şampiyon olup olmaması değildir önemli olan, o yıl için. Galatasaray'ın durumudur.

Son maçlarından birinde Dolmabahçe stadında Fenerbahçe'nin karşısındadır. Cemil'li, Büyük Mehmet'li Fenerbahçe'nin karşısında. Galatasaray'a gol atacak mısın, diye sormuşlardı maçtan önce Büyük Mehmet'e. Cevap vermemişti, diye hatırlıyorum. Bir devre basın tribününün gölgelediği sahada kaptan olarak oynadı ve çıktı.

O maç 0-0 bitmişti. Açın tarih kitaplarını bir bakın. 1-0 Fenerbahçe'nin galibiyeti ile bitseydi o maç, ne olurdu? Açın tarih kitaplarını bir bakın.

Yormayın Fenerbahçe'yi. Avrupa'da işi var zira.

Emir, teknolojiyi yer

CHP milletvekillerinin yemin etmesini engelleyerek siyasi hayatımıza "yemin krizi"ni kazandıran Kılıçdaroğlu diyor ki: Milletvekillerimiz seçim bölgelerine gidecekler ve niçin yemin etmediğimizi halka izah edecekler!

İnternet dünyası, cep telefonları, reklamı yapılan tabletler, vesaire. Destekçi kartel medyasının gazeteleri de cabadan. CHP Lideri neden hâlâ gidin, yüz yüze görüşün diyor milletvekillerine? Teknolojiden niçin faydalanmıyor?

Kaset korkusu sendromu, böyle bir şey mi?

Aşağıda resimde yemin etmemiş bir CHP'li milletvekilini Kılıçdaroğlu'nun emrini yerine getirirken görüyor sunuz.

TEKERRÜR

Yetmez ama evetcilerden Taraf yazarı Murat Belge, "Ölen adamların ölümünden sorumludurlar" diyen BDP adayına oy vermediğini söyleyince, komünist olmadığı fakat kendini öyle zannettiği açıklanıvermiş (!)

27 Mayıs yılında bir CHP organı bakın neler yazmış?

Murat Belge için değil canım, babası için.. Son paragrafa bir ayrı dikkat edin lütfen. Aklı sonradan gelen Türk, tanımı ile kendilerini tarif ederlerken, yapılanın bir zulüm olduğu itirafı da yok mu içinde? Akılları sonradan gelen Türkler, yani çok sevdikleri Aziz Nesin'in o ünlü cümlesini sahiplenme değil mi bu?

Diyalog

- Duydunuz mu, Gazeteciler Cemiyeti'nin yıllık kongresinde Bahadır Dülger ve Burhan Belge, cemiyet üyeliğinden tardedilmişler.

- Kimdir bu Bahadır Dülger ve Burhan Belge dedikleriniz?

- Şimdi Yassıada'da bulunan sâbık iki gazeteci ve sabık iki milletvekili...

- Pekiy neymiş suçları?

- Suçları mı? Ne olacak. D.P. iktidarında basına karşı düşmanca tutumları...

- O halde kuzum, bu tart işi neden bahsettiğiniz gazeteciler iktidarda iken değil de, düştükten sonra oldu?

- Canım uzatmaaa... Atasözünü biliyor musun?.. "Türkün aklı.." der geçersin.

Haberiniz var mı?

Demirel'in ricası üzerine milletvekili seçtirdikleri Ergenekon tutuklusu Mehmet Haberal'ın aralarında olmamasını gerekçe göstererek yemin etmeyen CHP'liler vak'asını bu ülkede bilmeyen yoktur. Düşündük, taşındık ve mesela dedik.

Mesela Haberal çıksa, geliverse.

Aşağıdaki resmi bu ihtimal üzerine çizdi ressamımız.

Siyah şapgalı ve fraklı şahıs sizin de tanıdığınız gibi Haberal'dır.

Lakin ne Haberal'mış bu? Neredeyse CHP'nin hayatiyetine karşılık.

Ressamımız da güzel çizmiş durumu.

Destek yok

1960 yılının nisan ayında Tarsus adlı transatlantiğimiz Atlas okyanusunda kalır.

O günden bugüne taşıdık olayı ve Tarsus'un kaptanını konuşturduk.

- Vallahi bozuldu. CHP'nin yemin etmemesini desteklemek gibi bir niyetimiz yok.

Kuş ama ne kuş

CHP'nin akıl hocası ben değilim. Böyle diyormuş Güniz sokak sakini Demirel.

Biz de inandık.

İşte inandığımızın ispatı.

Sayın Kılıçdaroğlu'nu tam evinden çıkarken resmettik. Bakmayın başında Ecevit kasketi olmadığına. O seçim meydanlarının aksesuarıydı. İnönü fötrü de yakışır Kılıçdaroğlu'muza. Neyse konumuz Kılıçdaroğlu'nun başı değil. Başına konan devlet kuşu.

İşte bakın o kuş ne diyor?

- Binaenaleyh bugün de yemin etmeyeceksin!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Değmesin Yağlı Boya bölümü’nde 10.07.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: seçim, demirel, mehmet haberal,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • allahın emir ve yasakları

    Tüm sıkıntıların yanlışlıkların, haksızlıkların, şeytanlıkların, hilelerin, desiselerin, zulümlerin, dün söylediğini bu gün inkar etmelerin, gerisini siz sayın; bütün bunların sebebi allahın emir ve yasaklarının yerine getirilmemesidir. Milletin saadetini bu engellemektedir. Ama bunların asla sonu yoktur. Eninde sonunda millet sadete erecektir. Saadet iktidara gelecektir.

    caferdagci | KatılıyorumKatılmıyorum (6.7/10 puan) | 13 Temmuz 2011 12:56

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Değmesin Yağlı Boya

    1. 27 Mayıs: Bir CHP imalatıdır
    2. Bush montlu Özal günlerinden
    3. Nisan Mayıs ayları
    4. Sen neden oradasın?
    5. Bir cami elli lira
    6. Adı malzemedir
    7. Bir sıçrarsın Çevik
    8. Hesaplaşma başlasın
    9. Sakal, cübbe, sarık=Sanık
    10. 28 Şubat: 32 kısım tekmili birden
  • Diğer

    1. 7.6 değil 5.5
    2. İhracatta Irak ve Libya sürprizi
    3. Çukurova'da "beyaz altın'' yerini mısıra bırakıyor
    4. Vergide de "yüksek irtifada''
    5. THY'ye 36 yeni uçak
    6. Hece dergisinde Kalmak
    7. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    8. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    9. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    10. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. İktidarda figüran çatlağı
    7. Şok Detay
    8. Yasa geri çekilsin
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Saadet Partisi Gazze'de yetimhane inşa edecek
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek