Aden Körfezi'nde görev yapan TSK unsurlarının görev süresini 1 yıl daha uzatan Başbakanlık Tezkeresi TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Somali açıklarındaki korsanlığı, ''bir zulüm ve tehdit'' olarak değerlendirerek, ''Bunu engellememiz, önlememiz insani görevimizdir. Somalili çocuklar için vicdanı sızlamayanlar, bu tezkerenin gayesini anlayamazlar'' dedi.
Yılmaz, Aden Körfezi'nde görev yapan TSK unsurlarının görev süresini 1 yıl daha uzatan Başbakanlık Tezkeresi'nin TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerinde Hükümet adına söz aldı.
Bakan Yılmaz, günümüzde değişen tehdit algılamaları ve güvenlik stratejilerinin, başta deniz alanları olmak üzere, tüm ulusların kullanımına açık alanları kabul edilebilir seviyede denetim altında tutulmasını zorunlu kıldığını söyledi. Yılmaz, bunun, devletler arası ilişkileri, birbirine daha bağımlı, karşılıklı etkileşen bir duruma getirdiğini, güvenlik anlayışlarını doğrudan etkilediğini belirtti.
Aden Körfezi ve Somali havzasından, 2011'de 482'si Türk bayraklı ve Türkiye bağlantılı olmak üzere 22 bin 441 geminin geçtiğini bildiren İsmet Yılmaz, Aden Körfezi'nde, Somali karasularında ve Hint Okyanusu'nda seyreden ticari gemilere yönelik deniz haydutluğu, silahlı soygun eylemlerinin, sadece can ve mal emniyetini tehdit etmediğini, sefer serbestliğini aksattığını, uluslararası ticaret ve deniz taşımacılığını da olumsuz etkilediğini kaydetti. Yılmaz, bu eylemlerin ayrıca Somali ve Afrika ülkelerine yapılan insani yardımların, deniz yoluyla ulaşımını da güçleştirdiğini dile getirdi.
Yılmaz, bu tezkereye, bir başka ülke talep ettiği için değil, Somaliler'in talebi, Somali hükümetinin çağrısı üzerine, uluslararası seyrüsefer güzergahını açık tutmak için destek vermek durumunda olduklarını vurguladı.
Somali'deki çocuklara karşı duyarlı olan her kişinin, Somali'ye giden yardımların güvence altında olmasını sağlaması gerektiğini dile getiren Yılmaz, ''Bizim kendi ilkelerimiz, kültürümüz vardır, nerede bir kötülük görürseniz engellemeye çalışmanız lazımdır. Bugün Somali açıklarındaki korsanlık bir zulümdür, tehdittir. Bunu engellememiz, önlememiz insani görevimizdir. Somalili çocuklar için vicdanı sızlamayanlar, bu tezkerenin gayesini anlayamazlar. Bu küresel sermayenin bekçiliği değil, Somali hükümetinin ve halkının davetine cevap vermektir. Çin, Hindistan, İran, Japonya, Malezya, Kore, Rusya, Suudi Arabistan, Yemen, İngiltere, Fransa, Yunanistan, Hollanda, Almanya, Belçika, İtalya, İspanya, İsveç ve ABD orada. Bizim orada ne işimiz var diyenler, bu ülkelerin de ne işi olduğunu açıklamak zorunda'' diye konuştu.
Yılmaz, tezkerenin kabulüyle Türkiye'nin, 1 Eylül-1 Aralık 2012 tarihinde komuta görevini üçüncü kez üstleneceğini bildirdi. Bugüne bölgede yürütülen deniz haydutluğuyla mücadele harekatına 13 firkateyn ile katkıda bulunulduğunu anlatan Yılmaz, geçen yıl 76 Türk bayraklı ticaret gemisine Aden Körfezi'nde destek sağlandığını bildirdi.
Milli Savunma Bakan İsmet Yılmaz, alınan önlemler, yürütülen koordinasyon sonucunda son 1 yıl içinde 103 yabancı bayraklı geminin saldırıya uğraması, bunlardan 23'ünün kaçırılmış olmasına rağmen Mart 2010'dan itibaren Türk bayraklı tek bir geminin kaçırılmadığını belirtti.
Somali'de kamu düzeninin sağlanamaması, deniz haydutlarının ve silahlı soyguncuların, geniş bir deniz alanında faaliyet göstermeleri, bunların tutuklanıp, yargılanmasında karşılaşılan sorunların, bu sorunla etkin mücadeleyi güçleştirdiğini vurgulayan Yılmaz, ''Deniz haydutluğunda kalıcı çözümün anahtarı, karadadır. Somali'nin içinde bulunduğu güç duruma, uluslararası toplum olarak siyasi, ekonomik ve güvenlik alanlarını da içerecek kapsayıcı yaklaşım geliştirilmesi, bunların etkin şekilde hayata geçirilmesi gerekmektedir. Ancak böyle bir bakış açısıyla deniz haydutluğu sorununa kalıcı çözüm bulunabilir'' diye konuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: anadolu ajansı / Türkiye
Etiketler:



