Yıllardır, milletin başörtülü evlatlarına, hukuk dışı yasaklarla çile çektirilirken, İmam Hatipli ve Meslek Liseli öğrencilere katsayı zulmü uygulanırken, Obama'nın ziyareti ile tekrar gündeme gelen Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması için hükümet kolları sıvadı.
Patrikhane'ye 'özel din okulu'
Türkİiye'de din görevlilerini; bir devlet okulu olan İmam Hatip Liselerini ve devlet üniversiteleri bünyesindeki İlahiyat Fakülteleri'nde yetiştiriyor. Eğitim-öğretim faaliyetleri de devletin denetimi ve gözetimi altında yapılıyor. Bu nedenle azınlıklara verilecek bir hak, vatandaşlar arasında azınlıklar lehine bir eşitsizliğe neden olacak. Zira Patrikhane, Ruhban Okulu hakkını mevcut eğitim sisteminin dışında özel bir din okulu olarak talep ediyor.
Obama, Anayasa değiştirtecek
Mevcut mevzuat ve uluslararası anlaşmalara göre açılması mümkün olmayan Ruhban Okulu'nun durumuyla ilgili; MEB ve Dışişleri Bakanlıklarında yeniden çalışma başlatıldı. ABD Başkanı Hüseyin Barack Obama'nın TBMM'de yaptığı konuşmada açılmasını istediği Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden eğitime başlaması için; Anayasa ve yasalarda bir dizi değişiklik yapılması gerekiyor.
ABD Başkanı Barack Obama'nın TBMM'de yaptığı konuşmada açılmasını istediği Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden eğitime başlaması için; Anayasa ve yasalarda bir dizi değişiklik yapılması gerekiyor. Mevcut mevzuat ve uluslararası anlaşmalara göre açılması mümkün olmayan Ruhban Okulu'nun durumuyla ilgili; MEB ve Dışişleri Bakanlıklarında yeniden çalışma başlatıldı. 38 yıldır kapalı olan Ruhban Okulu'nun yeniden açılması için hukukçulara göre, iki yol bulunuyor: Ya YÖK'e bağlı bir üniversitede fakülte veya meslek yüksekokulu olarak açılabilir. Ya da özel statüde açılacaksa Anayasa değişikliği yapılması gerekir. Bunun dışında bir çözüm Anayasa'ya aykırı.
Yıllardır tartışma konusu olan Heybeliada Ruhban Okulu'nun yeniden açılmasını Avrupa Birliği, ABD eski Başkanı Bush'tan sonra şimdi de Barack Obama gündeme getirdi. Peki 38 yıldır kapalı olan Ruhban Okulu'nun açılması önünde ne tür engeller var? Eğitimcilere ve hukukçulara göre, okulun açılması için Bakanlar Kurulu veya Milli Eğitim Bakanlığı'nın vereceği bir karar yeterli değil. Çünkü Heybeliada Ruhban Okulu 1971 yılında 'Özel Yüksekokulları Kapatan Kanun'un yürürlüğe girmesiyle kapandı. Anayasa Mahkemesi'nin 625 sayılı Özel Öğretim Kanunu'nun bazı maddelerini iptal etmesi sonucu değiştirmedi. O dönemde yapılan düzenlemelerle, özel üniversitelerin açılmasına 'devlet denetiminde olma' şartı ile izin verildi. Ancak Patrikhane bu şartı kesinlikle kabul etmedi. Bunun için de Heybeliada'daki okul açılamadı.
Lozan engeli
Heybeliada Ruhban Okulu'nun ve özellikle de bu okulun Teoloji Bölümü'nün tekrar açılmasının önünde en başta birçok ülkenin imza attığı Lozan Antlaşması geliyor. Türkiye'nin İstiklal Savaşı sonrasında 1924 yılında imzalanan Lozan Antlaşması azınlıklara imtiyaz değil, sadece Müslüman Türk halka tanınan eşit muamele görme hakkını tanıyor. Bu durum Anayasa'nın 12. maddesindeki eşitlik prensibine uygunluk bakımından herhangi bir aykırılık teşkil etmiyor.
Başka bir yasal engel ise, 403 Sayılı Tevhid-i Tedrisat Kanunu. Bu kanun, Türkiye'de dini tedrisatı, cemaatlerden ve özel kişilerden alıp, devlet görevi olarak Milli Eğitim Bakanlığı'na veriyor. Yine, Anayasa'nın 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyeti'nin laik bir devlet olarak nitelenmesi nedeniyle dini öğretim yapan özel okul açma ve yönetme kesinlikle mümkün değil. Öte yandan aynı kanunun 28. maddesine göre 'Bir özel okula alınabilecek yabancı uyruklu öğrenci sayısının, okulda okuyan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı öğrencilerin yüzde 20'sini aşmamak kaydıyla Milli Eğitim Bakanlığınca tayin olunur' hükmüne de başka bir aykırılık teşkil ediyor.
Patrikhane denetimi kabul etmiyor
625 Sayılı Kanunun 3. maddesinin 3. paragrafında bulunan 'Askeri okullar, dini eğitim ve öğretim yapan özel öğretim kurumları ile emniyet teşkilatına bağlı okulların aynı veya benzeri özel öğretim kurumu açılamaz' hükmü de başka bir yasal engel oluşturuyor. Anayasa'nın 132. maddesindeki 'Kanunda gösterilen usul ve esaslara göre kazanç amacına yönelik olmak şartı ile vakıflar tarafından devletin gözetim ve denetimine tabi yüksek öğretim kurumları kurulabilir' hükmüne göre sadece vakıflar üniversite açabiliyor. Patrikhane bir vakıf hüviyetinde olmadığı için patrikhaneye bağlı bir özel yüksek öğretim kurumu açamıyor. Anayasa'nın 24. maddesinde 'din ve ahlak eğitim öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır' hükmü ise 1971 yılında okulun yeniden açılmasında Patrikhane'nin kabul etmediği en önemli şart. Çünkü Patrikhane Okulu'nun Türkiye devleti ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından denetlenmesine karşı çıkıyor. Bu durum okulun açılmasında başka bir büyük engel oluşturuyor. Açılacak okul orta öğretim seviyesinde ise Milli Eğitim Bakanlığı, üniversite seviyesinde olacaksa YÖK'e bağlı olmak zorunda.
Yine din görevlilerinin özel okullarda değil devlet okullarında yetiştirilmesi Anayasa ve yasaların öngördüğü başka bir zorunluluk olarak ortaya çıkıyor. Çünkü T.C. Anayasası, Anayasa Mahkemesi Kararı, Yüksek Öğretim Kurumları Kanunu ve Milli Eğitim Temel Kanunu ile düzenlenen ve uygulanan devlet politikasına göre Türkiye'de din eğitimi veren kurumların hepsi devletin denetiminde yer alıyor. Türkiye'de din görevlilerini; bir devlet okulu olan İmam Hatip Liselerini ve devlet üniversiteleri bünyesindeki İlahiyat Fakülteleri'nde yetiştiriyor. Eğitim-öğretim faaliyetleri de devletin denetimi ve gözetimi altında yapılıyor. Bu nedenle azınlıklara verilecek bir hak, vatandaşlar arasında azınlıklar lehine bir eşitsizliğe neden olacak.
Ruhban okulunun tarihçesi
Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi, Ortodokslar arasında teolojik konular, kurallar ve ibadet şekli açısından birlik sağlamak amacıyla Heybeliada'da 1 Ekim 1844 tarihinde Patrikhane'ye bağlı olarak Heybeliada Ruhban Okulu'nu öğretime açtı. Bu okulda; 1844-1919 tarihleri arasında dört yıllık ortaokul ve üç yıllık teoloji eğitimi verildi. Daha sonra 1919-1923 tarihleri arasında orta öğretimsiz beş yıllık teoloji eğitimi gerçekleştirildi. 1923-1951 tarihleri arasında birinci dönemdeki uygulamaya dönüldü. 1951-1971 tarihleri arasında ise dört yıl lise ve üç yıl teoloji eğitimi yapıldı. Heybeliada Ruhban Okulu, 127 yıl içinde 930 mezun verdi. Bunlardan 343'ü piskoposluğa 12'si de patriklik
makamına yükseldi. 930 öğrencinin 225'i 1950-1969 yılları arasında mezun oldu. Bunların da sadece 38'i Rum asıllı Türk vatandaşı. Bu dönemde 162'si Yunan uyruklu olmak üzere toplam 187 yabancı okulu bitirdi. Türkiye Devleti, 1950 yılında Ruhban Okulu'na yabancı öğrenci alınmasına da izin verdi. Ancak bu iyi niyetin istismar edilmesi üzerine, 1964 yılında bu uygulamadan vazgeçildi. 127 yıl Patrikhane'nin kendisine tahsis ettiği ödenekle yaşatılan Heybeliada Ruhban Okulu, Anayasa Mahkemesi'nin "Özel Yüksek Okulların Devletleştirilmesi" şeklinde ortaya çıkan yasal uygulama hakkındaki 12 Ocak 1971 tarih ve 1971-3 sayılı kararından sonra kapandı.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Ebubekir Gülüm / Türkiye
Etiketler:




