Mehmet Akif Ersoy Atölyesi‘nde ikinci dönem dersleri, Bir Destan Adam Mehmet Akif Ersoy adlı biyografi kitabının yazarı Abdurrahman Şen ile başladı.
2011 Mehmet Akif Ersoy Yılı kapsamında düzenlenen atölyenin ikinci dönemdeki ilk dersini veren Şen, Ersoy‘u anlamak ve tanımak için yaşadığı dönemin sosyal olaylarını, yazdığı şiir ve nesirleri, hayatını bir bütün olarak incelemek gerektiğini söyledi.
Mehmet Akif Ersoy‘un hayatı ve eserleriyle ilgili bilgi veren Şen; ‘‘Eğer etrafında birleşilecek bir milli metin aranıyorsa, İstiklal Marşı yeter. Onu okusak ve anlasak, etrafında birleşeceğimiz başka bir metin, anayasa aramaya gerek yok. Anayasa yapmaya gerek kalmayacak kadar sağlam bir metin. Uy ona, bak bir sorun kalıyor mu?‘‘ diye konuştu.
Şen, Mehmet Akif‘in bazı iftiralara uğradığını, gericilikle suçlandığını belirterek, şunları kaydetti: ‘‘Ona bu suçlamayı lâyık görenler, Safahat‘ın kapağını açsaydılar, onun uygarlığa, gelişmeye yönelik tutkulu anlatımını, tutuculuğa, dar görüşlülüğe, yobazlığa ilişkin eleştirilerini görebileceklerdi. Mehmet Akif, hem bilimde ileri gittikleri hem de eski kültürlerini korudukları için Japonlara hayrandır. Bazı çağdaşlarının aksine O, Batı‘nın ilmini ve yararlı şeylerini almamızı, zararlı unsurları ise gümrükten içeri sokmamamızı ister.‘‘
Mehmet Akif‘in çok utangaç olduğunu, halk sıkıntıdayken zevk ve sefahat içinde yüzenlere müthiş hasım kesildiğini anlatan Şen; ‘‘Mehmet Akif çok hazır cevaptı. Konuşurken arada ‘fıkra gelsin mi?‘ der, hemen bir fıkra naklederdi‘‘ dedi. Mehmet Akif Ersoy yılı ikinci dönem dersleri, yılsonuna kadar devam edecek.





