Gazetemiz yazarı Mehmed Şevket Eygi, ESKADER'in düzenlediği "Bâbıâli Sohbetleri"nin konuğu olacak ve basın hâtıralarını anlatacak. Sohbet toplantısı, Timaş Kitap Kahve'de 26 Mayıs Perşembe akşamı saat 18.00'de başlayacak.
Basın dünyamızın seçkin isimlerinden gazeteci yazar Mehmed Şevket Eygi, ESKADER'in düzenlediği "Bâbıâli Sohbetleri"nin konuğu olacak ve bugün 18.00'de Cağaloğlu'nda Timaş Kitap Kahve'de basın hâtıralarını anlatacak. Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği (ESKADER)'nin düzenlediği "Bâbıâli Sohbetleri" kültür çevrelerinden ilgi çekmeye devam ediyor. Toplantıların 58'ncisinde, yayımladığı gazeteler, neşrettiği kitaplar ve yazdığı köşe yazılarıyla büyük bir ilgi gören gazeteci yazar Mehmed Şevket Eygi misafir olacak. Yazar, basın dünyası ile ilgili hâtıralarını anlatacak, tecrübelerini ve yaşadıklarını dinleyicileriyle paylaşacak.
Gazeteci yazar Mehmed Şevket Eygi kendisini şöyle anlatıyor: "Tercüme-i Hâlim Genç okuyucular içinde hakkımda bilgi sahibi olmayanlar tercüme-i hâlimi (özgeçmişimi) sorup duruyorlar. Kendimi reklâm etmekten, hattâ tanıtmaktan bile hiç hoşlanmıyorum. Bu sütunlarda islamî bir âmme hizmeti görmekteyim, binaenaleyh gayet muhtasarca bilgi vererek bu tercüme-i hâl işini geçiştireyim. 1933 doğumluyum. İlk, orta lise tahsilini Galatasaray'da yatılı olarak yaptım. (Fakülte arkadaşım Cemal Süreya bir yazısında parasız yatılı olduğumu yazmış, yanılmış, ebeveynimin fedakârlıklarıyla okudum). Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi siyasî bölüm (diplomasi bölümünden) 1956'da mezun oldum. Memuriyet olarak Diyanet İşleri Başkanlığı'nda iki sene Fransızca mütercimliği yaptım. Bir ara Ömer Nasuhi Bilmen hocanın hususî kalem müdürlüğüne de baktım. 1960'da memuriyetten istifa ile İstanbul'a gazetecilik yapmaya geldim. Haftalık Yeni İstiklâl gazetesini çıkarttım, Bedir Yayınevi'ni kurdum. 1966'da günlük Bugün gazetesini çıkarttım. 1968'de Bâbıâlide Sabah gazetesini satın aldım. 1969'un birinci ayında yurt dışına çıktım, altı seneye yakın bir müddet geri dönemedim. Çünkü birtakım mahkûmiyetlerim, ağır cezalarda aleyhime açılmış yüzlerce dâvâ vardı. 1974 güzünde döndüm. 12 Mart 1971'den sonra gazetelerim süresiz kapatıldı, müesseselerim batırıldı. Döndükten sonra, işe sıfırın altından başlamam icap etti. Sabah (şimdiki değil), Son Haber, Zaman gazetelerinde kısa müddetlerle yazı yazdım, haftalık Büyük Gazete'yi çıkarttım. 1991 Ekim'inden beri de bu sütunları (Millî Gazete) işgal ediyorum. Hayatımdaki kayda değer hadiselerden biri de epey müddet Sağmalcılar, Gerede, Şile cezaevlerinde mahpus kalmamdır. Oturduğum daireden başka gayr-i menkulüm yoktur. Hayli zengin ve çeşitli bir şahsî kütüphânem, evimi dekore edecek kadar hüsn-i hat kolleksiyonum vardır. Şahsî veya siyasî, nüfuz veya menfaat hususunda hiçbir emelim yoktur. Elden geldiği kadar Müslümanca yaşamak ve Müslüman olarak ölmek isterim."


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



