Her bir kitabımı hazırlarken saçımın tellerinin ağardığını hissediyorum. Kitaplarımın arasında beni en çok yoranlardan biri de, işte bu “Mehdi- Hz. Îsa (as)- Deccal” kitabıdır.
Daha ilk kitaptan beri âdetimdir: Dosyayı yayınevine teslim et, ondan sonra yan gel yat, demem. Kitabın her safhasıyla ilgilenirim. Tashihinden mizanpajına, arka kapak yazısından kapağın şekline varıncaya kadar... Erbâbı bilir. Bütün bunlar da hayli yorucu bir iştir.
Bu kitabın çıkışı ise başlı başına mâceradır. İsminden midir, muhtevasından mıdır, işin içine resmen “ecinni tâifesi” ya da “Deccal komitesi” karıştı. Şöyle ki: Mizanpajın son safhasına gelmişiz. Birden bir işadamı gelip dizgiciye ağzının suyunu akıtacak bir teklifte bulundu. Adam da bütün kurulu düzenini bir anda bozmak pahasına bu teklifi kabul etti. (Sonraki gelişmelere bakınca aklıma, sanki sırf bu kitabı sabote etmek için bu teklif yapıldı düşüncesi geldi) Dizgici yemin billah ederek kitabı tamamlayacağına söz verdi. Bundan sonraki gelişmelere bakınız: Bir gece saat 11’e doğru mizanpajı bitirdik. Aydınger çıkışı alacağız. Dizgici, “aydıngerim yetmez. Ancak kitabın yarısının çıkışını alabiliriz. Yarın alalım.” Demesin mi! Ne yapabilirim, o saatte nereden aydınger bulabiliriz. Çarnaçar, “peki” dedim ve bütün dokümanları da bürosunda bırakarak o gece ayrıldım. Ertesi günü gittiğimde büro kapalıydı. Haydaa... Cep telefonunu arıyorum, ulaşılamıyor. Yayıncı arkadaş devreye girdi, bildiği bütün telefonları aradı, nihayet ulaştı. “Hastayım, yarın geleceğim!” demiş. Ertesi günü yine yok. Uzatmayalım, günler günleri kovaladı. Çıkıştan vazgeçtik, bir CD’ye yapılan çalışmayı yüklesin çıkışı biz alalım dedik. Uzun uğraşmalardan sonra yükledi ama nasıl. Fontlar eksik olduğundan hiçbir bilgisayar da açmıyor. Anlatması bile çok sıkıntılı merhalelerden sonra kitabı âdeta yeni baştan hazırladık ve en nihayet baskıya verildi. Bu defa baskı safhası uzadı. İşin içine yine “ecinni tâifesi” karışmıştı anlaşılan. Hayli sıkıntılı uğraşmalardan sonra en nihayet kitap çıktı da derin bir nefes aldık.
Bu kitap niçin mühim? Şu bakımdan: Üç isim de hadis-i şeriflerde haber verilen kıyametin en mühim ve büyük alâmetlerindendi. Hz. Mehdi ile ilgili pek çok hadis-i şerif var. Bu mübarek zat zamanında bütün İslam âlemi tek çatı altında toplanacak ve onun zamanında İslamiyet hâkim duruma geçecek. Müslümanlar zilletten kurtulacak. Hz. Îsâ Aleyhisselam’ın gelişi ile ilgili 13 âyet-i kerime ile yüzden fazla hadis-i şerif var. Hz. Îsa Aleyhisselam yeryüzüne inecek, “Şeriat-ı Garrâ-yı Muhammediye” ile amel edecek ve Kur’an-ı Kerim’i yeryüzünde hâkim kılacaktır. Onun zamanında Hıristiyanlık, Yahudilik de bütünüyle ortadan kalkacaktır. Zira Hz. İsa (as) İslamiyet’ten başka bir inancı kabul etmeyecektir. Hz. Mehdi ve Hz. İsâ (as) zamanlarında yaklaşık 80 sene İslamiyet yeryüzüne hâkim olacaktır. Âyetlerle, hadis-i şeriflerle haber verilen bu müjde Ümmet-i Muhammed’in yüreğini ferahlatmakta, onlara, zalimlere boyun eğmemeleri ve dinden tâviz vermemeleri hususunda bir nokta-i istinad olmaktadır. Deccal ise Kur’an’ın hakimiyetine set çekmeye çalışan dehşetli, zalim bir şahıstır.
Bütün bu konuları merak edenler için en sağlam kaynaklara dayanarak araştırdık. Ayrıca bu konuda yıllardan beri yazdıklarımızdan da bir derleme yaptık.
Kitap hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler için tel: Said Yayınları (0212) 528 46 35-522 16 20 Fax: (0212) 522 18 42


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



