Kadınlara düşkünlüğü, çapkınlığı herkes tarafından bilinen Dominique Strauss-Kahn‘ın, New York‘taki belki IMF Başkanı sıfatıyla geçirdiği son haftasonu, dünya siyaset tarihinin en keskin düşüşüyle sonuçlandı.

Eğer o uçağa binebilseydi, önümüzdeki cuma günü Fransa‘nın Deauville kentinde yapılacak olan G8 zirvesinin ardından, 2012 seçimlerinde cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıklayacaktı.  Nisan ayı sonunda Paris‘e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, medya kuruluşlarının temsilcileriyle buluşup, adaylık için konumunu "off-the-record" olarak anlatmıştı.  Hepsine ayrı ayrı fısıldadığı bir endişesi ise başta Liberation gazetesi olmak üzere, Marianne dergisi tarafından, olayın ardından, sütunlara taşındı. "Kadınlar, Yahudiliği ve parası" nedeniyle bir tuzak kurulabileceğini düşünüyordu.

Sosyalist Partili Claude Bartolone bir adım daha ileri gitti ve "DSK, Fransa ve Rusya‘nın kendisini düzgün olmayan bir şekilde IMF başkanlığından uzaklaştırmaya çalışabileceğinden endişeliydi" dedi.  Zaafları bilinen bir cumhurbaşkanı adayı.  Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, rahatlamış görünüyor. Resmi olarak susuyor ama yakın çevresine Sosyalist Parti‘nin bu olayla seçimde en büyük kozunu kaybettiğini söylüyor.  DSK‘nın yerle bir olan imajının tozu dumanı arasında Sarkozy‘nin baba olacağını öğreniyoruz!  Her ne kadar bazı gözlemciler, Sosyalistlerin diğer adayları François Hollande ve Martine Aubry ikilisinden herhangi birisinin aday olması durumunda Sarkozy‘yi alt edeceğini düşünüyor olsalar da, Fransız muhalefeti tarihinin en büyük şokunu yaşıyor.  New York‘da olan bitenlerin kendiliğinden geliştiğine inanmak çok zor, sonuçlarına baktığımız zaman.

DSK‘nın kökenlerine baktığımız zaman, sosyalist olmasında da etkisi olan bir franc-mason ve güçlü Yahudi bağlar görüyoruz.  Babası Gilbert Strauss, henüz 2.5 yaşındaki Dominique ile birlikte Fas‘ın Agadir kentine taşınır ve oradaki "biraderler" tarafından çok iyi bir şeklide karşılanırlar. Kısa bir süre sonra Büyük Doğu‘ya bağlı locayı kurarlar. (DSK‘nın Gerçek Romanı-Michel Taubmann)  Sadece kendisi değil, üçüncü eşi Anne Sinclair de Yahudi kökenlerine sahip çıkan ve İsrail‘de çok sevilen isimlerdir. Ateist olmasıyla ve Yahudi olmayan iki kadınla yapmış olduğu evliliklerle sinagogu kızdırmıştır ama Yahudi çevreleri DSK‘daki cevherin farkındadır.

Avukatı Benjamın Brafman, dünyanın dikkat kesildiği dava sırasında müvekkilini bırakıp, İsrail‘e gidecek kadar İsrail ile bağları güçlü bir isimdir. Hakim karşısına ilk olarak DSK‘nın yanında çıkan Brafman, ikinci duruşmadaki eksikliğiyle dikkat çekmişti. Sonradan ortaya çıktı ki, o sırada İsrail‘e gitmiş. Davayla ilgili demeci de Haaretz gazetesinde yayınlandı:  "Kazanacağız."  Görünen o ki, Fransa seçim sahnesinde en keskin kılıçlar çekildi ve kökenleri DSK‘yı bu sahnenin yemi yapmmakta kararlı.

Saadet Oruç STAR

Muhabir: Haber Merkezi