Urfadan Kebap, kafanızdaki kebapçı imajını yıkacak bir nefis bir mekan. Muhteşem güzelliğiyle Kağıthanenin de imajını değiştirmiş durumda. Mekanın işletmecisi Abdulkadir Geylani Kaya, "En büyük sermaye bilgidir. Kurumsallaşma ve markalaşmak isteyen işletme, malzemeden çalmamalı" görüşünde.

Urfadan Kebap, Kağıthane‘de nefis bir mekan. Kapalı ve açık alanıyla yaklaşık 2 bin metrekarelik bir alanda kurulmuş durumda. Ne bileyim, Kağıthane gibi bir merkezde böylesine devasa bir mekanın olabileceği aklımıza bile gelmezdi. Firmanın işletmecisi ve kurucusu Abdulkadir Geylani Kaya. 1989 yılında İstanbul‘a temelli olarak gelmiş, bir müddet başka işletmelerde çalıştıktan sonra Urfadan Kebap‘ı 1999 yılında kurmuş. Kaya, kurumsallaşmış, markalaşmış bu tür işletmelerin özellikle muhafazakar kesimin dışarıda yemek yeme tercihini geliştirdiğini belirterek şunları söylüyor: "Biz bu kurumları kurduğumuzda, bize bu kadar büyük bir işletmenin alkolsüz olarak nasıl işletileceğini soruyorlardı ve böyle bir işletmenin işletilemeyeceğini iddia ediyorlardı. Oysa biz çok güzel bir ambiyans yakalayarak, muhafazakar kesimin bu tercihlerini karşılamış olduk. Bugün bizim kurumlarımızda sadece muhafazakar kesim değil, her kesimden insanlar bir arada yemek yiyebiliyorlar"

Kurumsallaşma ve markalaşmada en önemli şeyin kalite olduğunu belirten Kaya, "Kaliteli hizmeti verebilmek için bazı temel özelliklerinizden taviz vermeyeceksiniz. Etin ve hizmetin en kalitelisini vereceksiniz. Bizler etlerimizi Balıkesir ve Trakya yöresinden alıyoruz. Türkiye‘nin en güzel eti Trakya bölgesindedir. Bir sanatkar nasıl nakışlarını atarken keyif alırsa, et ve kebap ustası da yemeğini yaparken aynı keyifi alır. İşte, kebap ustasına bu keyifi yaşatmak için kesinlikle malzemeden kaçmayacaksınız. Marka olmak, aynı zamanda sevgi işidir. Eğer işinizi sevmezseniz, işinizden zevk ve keyif almazsanız, kesinlikle marka olamazsanız" diyor.

En büyük sermayenin bilgi olduğunu kaydeden Kaya, "Bize babamız sermaye vermedi. Bize öğrettiği tek şey, ticaretin temel bilgileriydi. Biz, bu temel bilgileri alarak, yaptığımız işlerde uyguladık. Bizim en büyük sermayemiz bilgidir. Aslında kurulduğumuz günden bu yana bir çok yerde şubemiz olması gerekirdi, ama, biz yaptığımız işe önem verdiğimiz ve başka mülahazalar dolayısıyla bir türlü firma zincirimizi oluşturamadık. Buna rağmen 2005‘de Sarıyer‘de Köşem‘i aldık. Yer hazinenin yeriydi ve başımıza olmadık işler geldi. Daha sonra 2007 yılında Yıldızlar Taverna‘yı aldık. Şimdi Sarıyer‘de alkolsüz olarak tek işletme şeklinde yolumuza devam ediyoruz. Zaman içinde Urfadan Kebap firma zincirlerimizi kuracak altyapı çalışmalarımızı hazırlamaya devam ediyoruz" açıklamasını yapıyor.

Kağıthane‘nin bir önceki Belediye Başkanı Arif Calban‘ın "Siz Kağıthenin imajını değiştirdiniz" sözünü hatırlatan Kaya, "Gerçekten biz Kağıthene‘nin imajını değiştirdik. Böylesine nefis bir mekanın burada kurulu olduğunu görenler bizleri tebrik ediyor" diyor.

Urfadan Kebap, Ramazan ayına sıkı bir şekilde hazırlanıyor. İşletmenin otopark sorunu yok. Ramazan‘da fix menü veriliyor ve Kaya, "Firmamızdan memnuniyetsiz olarak ayrılanları başımızın üzerinde tekrar ağırlıyoruz" iddiasında. Ramazan ayında 700 kişiyi ağırlayabilecek mekanın özellikle açık alanını görmeniz gerek. Şıkır şıkır bir şelale ve masaların arasından akan küçük bir derecik sizleri bambaşka bir atmosfere götürüyor.

Urfadan Kebap, kafanızdaki kebapçı imajını kıracak bir mekan...

Muhabir: Haber Merkezi