Ankara‘nın Çubuk ilçesinde yaşayan ve mesleğe demirci çırağı olarak başlayan 50 yaşındaki ‘‘makine mucidi‘‘ Halil Cantürk, küçük iş yerinde ürettiği elektronik makineleri fabrikalara satıyor
Ankara‘nın Çubuk ilçesinde yaşayan ve mesleğe demirci çırağı olarak başlayan 50 yaşındaki Halil Cantürk, küçük iş yerinde ürettiği elektronik makineleri fabrikalara satıyor. Halil Cantürk, yaptığı açıklamada, Çubuk Sanayi Sitesinde bulunan küçük iş yerinde bugüne kadar birçok fabrika için tam otomatik elektronik makine üretip sattığını belirtti. Lise 1‘inci sınıfta okulu bıraktığını ve bir demirci çırağı olarak hayata atıldığını anlatan Cantürk, kendi bireysel çabalarıyla bilgisayar programcılığını öğrendiğini söyledi.
İlçede ‘‘makine mucidi‘‘ olarak tanındığını ifade eden Cantürk, ‘‘Çağın gerekliliği olan bilgisayarı öğrendim ve internette sürekli seri üretim yapan makineleri incelemeye başladım. Bununla birlikte makinelerin kontrolünü sağlayan yazılımları da kendim yazmaya başladım. Sonrasında da piyasanın isteğine göre özel siparişle makineler üretmeye başladım‘‘ dedi.
15 yıldır otomatik makineler üretiyorum
İlk icadının 1997 yılında Beypazarı Maden Suyu Fabrikası‘na verdiği otomatik şişe paketleme makinesi olduğunu söyleyen Cantürk, şunları kaydetti: ‘‘Demirci çırağı olarak başladığım iş hayatıma, soba, akvaryum kapağı, mutfak dolabı, elektrik panoları üretimi ile devam ettim. Daha sonra kendi iş yerimi açtım ve çeşitli araştırmalar yaptım. Yaklaşık 15 senedir de Türkiye‘nin önde gelen fabrikalarına tam otomatik makineler üretiyorum. 1997 yılında tam otomatik şişeleme makinesi yoktu. O dönemlerde şişelere dolum yapıldıktan sonra günlerce de paketleme yapılıyordu. Maden suyu fabrikasının böyle bir arayışı olduğunu duydum. Halamın oğlu elektrikçiydi. Ondan elektrik aksamında yardım aldım ve üretimime başladım. İlk yaptığım makinede başarılı olmuştum. Daha sonra geliştirerek aynı makineden onlarca yaptım. Bu çevrede ve birçok ilde bulunan fabrikalara bu gördüğünüz küçük dükkanda sayısız makine ürettim. Birçok makine siparişi aldım. Ancak büyük bir imalathane olmadığı için yetiştiremiyorum. Ara elaman eksikliği ve sermayemin olmayışı elimi kolumu bağlıyor. Bugüne kadar kazandığım paraları hep AR-GE için harcadım. Yetiştirdiğim 150‘ye yakın eleman oldu ama hepsi de mesleği öğrendikten sonra büyük fabrikalarda işe girdi.‘‘ Kısa süre içinde namını duyan bir çok fabrikadan piyasada bulamadıkları makineler üzerine siparişler almaya başladığını anlatan Cantürk, kimi zaman yaptığı makineleri incelemek için çok sayıda üniversiteden öğrencilerin ve hatta yurt dışından bile mühendislerin iş yerine geldiğini vurguladı.



