Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana Kürt kökenli yurttaşlarımızın ciddi sıkıntıları var. Bu sıkıntı 1980 darbesiyle birlikte doruğa çıktı.
Solcusu-sağcısıyla birlikte Kürtler ağır bir bedel ödediler. Çoğunluğunun bu bedeli ödeme nedeni sadece etnik kimlikleriydi. Diyarbakır Cezaevi'ne yaşadıkları bir yana, 1 milyona yakın insan köyünden göç ettiririldi, sayısını bilemediğimiz sayıda insan sadece ana dilini kullandığı için yargı önüne çıkarılıp mahkum edildi. Bugün de yapılan tüm reformlara rağmen bu gerçek tam anlamıyla değişmedi. 10-12 yaşındaki çocukların terör suçlusu olarak tutuklanıp yargılandığı bir ülkede değişimden söz etmek zor olsa gerek...
Bombalar Doğu'da patladığı, ölenler başkalarının çocuğu olduğu sürece Batı'dakiler için sorun sadece bir güvenlik sorunu. Oysa karşı karşıya olduğumuz insani bir sorun. Üniter devletten Türk devletini anlayanlar, yurttaşlarının işkenceden geçmesi, zorunlu sürgüne tabii tutulmasını, yargısız infazlara maruz kalmasını haklı görenler olarak, tarih önünde suçlu olacaktır. Tıpkı İttihatçılar gibi. Siz nasıl bugün İttihatçıları savunmak için bin dereden su getiriyorsanız torunlarınız aynı şeyi sizin için yapmak zorunda kalacaklar. Yol ayrımındasınız... Ya Kürt meselesini Ermeni meselesi gibi çözeceksiniz ve "Bize silah çektiler bedelini ödediler" diyeceksiniz ya da insani olanın gereğini yerine getireceksiniz.
PKK'yı falan bırakın. Kürtler için ne düşünüyorsunuz onu açıkça söyleyin. Gerçek sorun orada.
(ERGUN BABAHAN / STAR)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




