Çözüm için AK Parti ve BDP iki ana siyasi aktör.
Seçimlerden hangi tablo çıkarsa çıksın, Kürt sorunu yeni Meclis‘in karşısındaki en zorlu mesele olacak. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, iki yıl önce "Kürt meselesinde iyi şeyler olacak" şeklinde açıklamalarda bulunmuştu. Kürt açılımı başlatılmış, bunu Habur Sınır Kapısı‘ndan girişler izlemişti. Sonrası pek beklenen şekilde gelişmedi. Türkiye‘nin demokratikleşme sorununun özünü, esasını, çekirdeğini oluşturan konu hâlâ Kürt sorunu.
Taraf‘ta yayımlanan WikiLeaks belgelerinde iki yıl öncesinin ABD raporları bu konuyu ele alıyor. Bu raporlarda, o dönemde planlanan ‘çözüm‘ stratejisinin üç aşamalı olduğu belirtiliyor. Bizim de bildiğimiz çözüm planı ABD raporlarında şöyle yer alıyor: "...Türk hükümeti, on yıllardır süren bu isyanı bir çözüme kavuşturmak istiyorsa 3500 PKK savaşçısının silah bırakmasına (demobilizasyonuna) olanak tanıması ve bunların en azından bir bölümünün topluma yeniden entegre olmasına izin vermesi gerekiyor...
Gelip teslim olanlar hakkında hüküm vermek üzere basitleştirilmiş bir hukuki sürecin oluşturulması ve PKK‘lılara Irak‘ta ve-veya Avrupa‘da sürekli barınma imkânı sağlanması..."
Bu plana göre; PKK silah bırakacak, bir genel af çıkarılacak, bir kısım PKK yöneticisi ise Kuzey Irak‘ta kalacak veya Avrupa‘ya gönderilecekti. Hükümete yakın çevreler, Avrupa ülkeleriyle de bu konunun konuşulduğunu, hangi ülkeye ne kadar PKK‘lının gönderileceğinin bile planlandığını ifade ettiler. ABD yetkililerinin de haberdar edildiklerini gördüğümüz bu plan, yürümedi. Şu an farklı bir konjonktürdeyiz, daha çok milletvekili listelerinin partilerin içinde nasıl düzenleneceği ve liste planlamasının nasıl en az hasarla/riskle atlatılacağı konusuna odaklanılıyor. Ama seçimlerden hangi tablo çıkarsa çıksın, Kürt sorunu yeni Meclis‘in karşısındaki en zorlu mesele olacak.
Şimdiye kadar ‘PKK ile Kürt sorununu birbirine karıştırmamak‘ şeklinde genel geçer bir söylem vardı. Bu söylemin eskiden kısmen bir geçerliliği olmuş olsa da artık yok. Kürt siyasi hareketi legal ve illegal olmak üzere iki ayaklı. Bir dönem bu iki ayağın birbirinden ayrılması gerektiği üzerine tezler geliştirildi. Ama "Kürt siyasetçiler PKK ile aralarına sınır çeksinler ve PKK terörünü kınasınlar" şeklindeki klasikleşmiş beklentinin sonuç üretmediği, giderek netlik kazandı.
Oral Çalışlar RADİKAL





