Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, 28 Şubat sürecini Türkiye'nin eğitim hayatındaki en karanlık dönem olarak nitelendirdi. Gündoğdu, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde getirilen, "Kur'an-ı Kerim dersinde Onuncu Yıl Marşı okunması zorunluluğunu", o dönem yaşanan çarpıklık ve dayatmalara ibretlik bir örnek olarak gösterdi.
Memur Sen ve Eğitimciler Birliği Sendikası Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, 28 sürecinde eğitim hayatında pek çok çarpıklık ve dayatmanın yaşandığına dikkat çekti. Dönemin ilköğretimden ortaöğretime, ortaöğretimden yükseköğretime kadar önemli yansımaları olduğunu belirten Gündoğdu, "Üniversitede ikna odalarının kurulması, ilahiyat fakültelerinde bile dayatmaların yapılması... En çarpıcı örneklerden bir tanesi, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nde Kur'an-ı Kerim dersinde, öğrencilere her sabah her derste Onuncu Yıl Marşı okuma zorunluluğu getirildi. Onuncu Yıl Marşı'nı ezberlemeyenler sınıfta bırakıldı. Bu çarpık yönlerinden bir tanesiydi" diye konuştu. 28 Şubat mahsulü uygulamaların, eğitimin kökünde tahribat yaptığını dile getiren Gündoğdu, bu süreçte hayata geçirilen 8 yıllık 'kesintisiz' eğitim ve farklı katsayı uygulamasına dikkat çekti. Gündoğdu, yüzde 99'u Müslüman olan bir ülkede 12 yaş altındakilerin yaz Kur'an kurslarına, 15 yaş altındakilerin ise Kur'an kursuna gidemez hale getirildiğini vurguladı. Katsayı engeli ile birlikte, mesleki eğitimin genel eğitim içindeki yüzde 47'lik oranının yüzde 28'lere kadar indiğini kaydeden Gündoğdu şöyle devam etti: "Katsayı engeli ile imam hatip liselerine duyulan alerji, bütün meslek liselerine kuşatıldığı için meslek liselerinin genel eğitim içindeki payı 28'lere kadar indi. Eğitimde bir taraftan kalkınmak için hamleler yapıyorsunuz, öbür taraftan iş dünyasının, sanayicinin beklediği kalifiye elemanın yetişeceği okulları tokatlıyorsunuz. Bu tokatlama bu süreçte getirildi. Yani imam hatip liselerine duyulan alerji bütün meslek liselerini kapsar hale getirilince, Anadolu insanı topyekün tokatlanmış oldu."
Eğitimin kesintisizliği ile girilen süreçle, yönlendirme denilen kavramın rafa kaldırıldığını dile getiren Gündoğdu, "9-10 yaşında, kabiliyetine göre yönlendirilip başarılı olduğu alanlarda eğitim görmesi gereken bu gençlik, ilköğretim adı altında 8 yıllık, yani 8. sınıfı bitirmeden hiçbir yere gidemez oldu. Yani çıraklık eğitimi yok, mesleki eğitimi yok, din eğitimi yok. Bunun devamında da sadece ÖSS'ye endekslenmiş bir gençlik, tamamen test çözmeye havale edildiği için sıkıntılı bir dönem ortaya çıktı" şeklinde konuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




