Kur'ân-ı Kerim'i âlemlere rahmet olan Hz.Muhammed (SAV) Efendimiz Rabbü'l-âleminden vahyedildiği gibi insanlara tebliğ etmiştir. Bunu tebliğ ederken de kimseden hiçbir ücret tebliğinde bulunmamıştır.
Günümüzde İslâm'ı tebliğ edenler de: "Ben size bunu (Kur'ân'ı) açıklıyorum, sizleri bilgilendiriyorum.Benim ücretimi verin" veya "Şu kadar verirseniz size İslâm'a anlatırım" diyemezler.İslâm'ı (Kur'ân-ı Kerim'i) öğretmenin, içindekileri açıklamanın karşılığında bir şey isteyemezler, ücret talep edemezler. Bunu Kur'ân-ı Kerim açıkça beyan ediyor. Buyruluyor ki:
"...Sizden bu tebliğe karşılık bir ücret istemiyorum.OKur'ân, âlemler için sadece bir hatırlatma, bir öğüttür." (En'am: 90)
"Bu Kur'ân sadece âlemlere bir öğüttür." (Sâd: 87)
Allah (CC)Kur'ân'dan herkesi öğüt almaya çağırıyor. Peygamberimizin daveti de budur.
Elif Lâm Mim, Yâsin, Tahâ gibi ayetler
* Kur'ân-ı Kerim'de 114 tane sure vardır. Bunların 29 tanesinin başınnda huruf-u mukatta denilen harfler vardır. Sure bu harflerle başlamaktadır.
Bu harfler Mekke müşriklerinin dikkatini çekmek için surenin başında bulundurulmuştur.
Hz. Ömer (RA)'in Müslüman olmasına bu üslup vesile olmuştur. Yine bu üslub Velid bin Muğire'ye, Ahnes bin Kays'a, Ebu Cehil'e Kur'ân dinletmiş; Ümeyye bin Halef gibi bir muannite yerden toprak alıp alnına götürtmüş, Utbe bin Rabia'yı dehşette bırakmıştır.
Harflerle başlayan sureler çok dikkat çekicidir. Bu harflerin ne mânâ ifade ettikleri tam mânâsıyla bilinmemektedir. Hakiki mânâsını Allah (CC)bilir.
Bu ayetler bir takım sırlar ve şifrelerdir de denilmiştir.
Peygamber (SAV) Efendimiz bu huruf-u mukatta ile ilgili bir şey söylememiştir. Böyle olunca bize bu ayetler Allah ve Resulü arasında şifredir demek düşüyor.
Kur'ân, gönülere şifadır
"Kur'ân'dan kolayınıza geleni okuyun. Namazı kılın.
Allah'a gönül hoşluğu ile ödünç verin. Kendiniz için önden (dünyada iken) ne iyilik hazırlarsanız Allah katında onu bulursunuz; hem de daha üstün ve mükafaatca daha büyük olmak üzere.
Allah'tan mağfiret dileyin.
Şüphesiz ki, Allah çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir" (Müzzemmil: 20)
* Kur'ân-ı Kerim'in gönüllerdeki dertlere şifa olduğunu yine Kur'ân'dan öğreniyoruz. Bu husus ile ilgili olarak Rabbimiz Teâlâ Kur'ân-ı Kerim'de buyuruyor ki:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, gönüllerdekine bir şifa, mü'minler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir." (Yunus: 57)
Anlaşılıyor ki elimizdeki Kur'ân insanlık için hidayet kaynağıdır. Ona tutunursak yolumuz cennete bizi ulaştıracak yol olacaktır.
Kur'ân okuyunuz
"(Rasulüm) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namaz kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir." (Ankebut: 45)
Sizlere arz ettiğim bu ayet, günaha götüren isteklerin baskısından kurtulmanın ve ruh yüceliğine erişmenin en sağlam yolunu göstermektedir. Şüphesiz bu, en geniş mânâda "Allah'ı anmak"tır. Kur'ân tilaveti ve namaz, bunun en başta gelen şekilleridir.
Gerçekten Kur'ân'ın mânâlarını düşünenler için, Kur'ân tilaveti, daha önce farkına varılamayan birçak mânâların açığa çıkmasını sağlar. Kişiyi ulvi bir âleme götürür. Kur'ân tilavetinin fazileti ile ilgili pek çok hadis vardır.
Hakkı verilerek kılınan namazın da, ruhu ulvileştireceği ve mutlaka kötülükten alıkoyacağı bu ayette ve birçok hadiste ısrarla belirtilmektedir.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Mevlüt Özcan / Türkiye
Etiketler:



