Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu‘nun (UNICEF) ‘‘İyi Niyet Elçisi‘‘ olan Kübalı ‘‘La Colmenita-Küçük Arı Kovanı‘‘ adlı tiyatro grubu, çocuklara BM Çocuk Hakları Sözleşmesi‘ni anlatabilmek için tiyatroyu kullanıyor.
Projeye ilişkin bilgi veren topluluğun yönetmeni Carlos Alberto Cremata, dünyadaki tiyatro ekipleri arasında ‘‘İyi Niyet Elçisi‘‘ unvanını alan ilk topluluk olduklarını ve UNICEF‘in arzusu üzerine böyle bir proje hazırladıklarını söyledi.
Cremata, ‘‘2008‘de ‘UNICEF İyi Niyet Elçisi‘ seçildik. UNICEF yetkilileri, Çocuk Hakları Sözleşmesi‘nin çocuklar tarafından da rahatça anlaşılır olmasını istediklerini söylediler ve sözleşmeyi eğlenceli hale getirerek anlatan bir proje yapmamızı istediler. Biz de sözleşmenin her maddesini çocuklar tarafından şiirleştirerek müzikal bir oyun meydana getirdik‘‘ diye konuştu.
Projenin dünya prömiyerini Mayıs ayında Küba‘da gerçekleştirdiklerini, turne kapsamında ilk temsilleri de 16 Ağustostan itibaren Türkiye‘de sunduklarını anlatan Cremata, kendisinin yazar olduğunu, çocuk programları hazırlayan annesine çocuklarla ilgili tiyatro çalışmaları yapmak istediğini dile getirdiğinde ‘‘La Colmenita‘‘nın temellerinin atıldığını bildirdi.
Topluluk olarak çocuk oyunlarına 1990‘lı yılların başında hobi olarak başladıklarını dile getiren Cremata, ‘‘Bir süre sonra bu hobi dediğimiz şey bir kartopu gibi büyüdü ve yaşam tarzı haline geldi, ülkemiz sınırlarını aşarak dünya çocuklarıyla buluştu‘‘ dedi.
‘‘La Colmenita‘‘nın amaçlarından birinin de çocukları aileleriyle birlikte çalışmaya katmak olduğunu belirten Cremata, ‘‘Aileleri sadece seyirci değil, aynı zamanda çocuklarına destek veren, repliklerini ezberlemeye yardım eden bir role sokuyoruz. Zaman zaman da onlarla birlikte sahneye çıkarak oyunda yaşadıklarıyla gerçek hayatı pekiştirmelerini sağlıyoruz‘‘ dedi.
Oyunda rol alanların da çocuklar olduğunu ve dünyanın çeşitli ülkelerinde gördükleri bazı çocukların durumları karşısında şaşkınlık yaşadıklarını aktaran Cremata, şunları kaydetti:
‘‘Örneğin ABD turnemizde gökdelenlerin ve alışveriş merkezlerinin hemen arkasında gazete kağıtlarına sarılarak uyuyan çocuklar gördük. Gittiğimiz her ülkede özellikle zenginler ve yoksullar arasında çocuklara da yansıyan farklar olduğunu gördük. Çocuklar gördüklerine öncelikle anlam veremiyor. Büyük olanlar az çok farkındalar, ancak küçük olanlar hiçbir şekilde anlayamıyor. Bu çocuklara yardımcı olmak için bir şeyler yapılmak isteniyor ama onların istediği para. Bizde de para yok. Kısıtlı bütçelerle turneye çıkıyoruz. Yaşı görece büyük olanlara bunu açıklamak mümkün ama asıl zor olan bu gerçeklerle yüzleşmek. Yani okulda tarih dersi görülüyor ve dünyanın bir kısmında bu gerçekliğin var olduğunu biliyorlar.‘‘
Cremata, dünyanın hiçbir yerinde çocuk haklarının tam uygulanmadığını, Küba‘da da bu oranın yüzde 100 olmadığını ifade ederek, ‘‘Küba‘da dahi yüzde 1‘lik oranın profesyonel tiyatrolar veya oyunculuk grupları tarafından küçük kuklalar, küçük yıldızcıklar olarak yönlendirildiklerini, dolayısıyla çocukların kendilerini ifade etme, kendilerini açığa vurma, kendi kişiliklerini bulma gibi bir şansları olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim‘‘ dedi.
Türk insanını çok sevdiklerini ve kendileri için ayrı bir yeri olduğunu belirten Cremata, ‘‘BM Çocuk Hakları Sözleşmesi‘nin kabul edilişinin 20. yıl dönümünde, sadece çocuklara değil, dünyaya olan mesajımız; çocuk haklarını bir gerçeklik olarak yaşatma mücadelenizi sürdürün. Bu çocuklar oyunu sahnelerken aslında kendi gelecekleri için, haklarının çiğnenmemesi için mücadele ediyorlar‘‘ diye konuştu.





