Ülkede zaman zaman gerginlikler yaşanıyor. Yaşanan gerginliğe BM raporlarında da dikkat çekiliyor. Öyle ki, BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un büyükelçiliklere sunduğu üç aylık Kosova raporunda, ülkenin kuzeyindeki durumun ciddi olduğu belirtiliyor. Avrupa Birliği tarafından yürütülecek olan Priştine ve Belgrad müzakereleri sürecine Dünya Örgütü'nün desteğinin önerildiği raporda, Kosova'nın kuzey kesimindeki gerginlik nedeniyle tarafların çok ciddi zorluklarla karşılaşacaklarına işaret ediliyor. Raporda, son aylardaki olumlu havadan Belgrad ile Priştine'nin yararlanmaları gerektiğini savunan Ban, müzakerelerin bir an önce başlaması gerektiğini kaydediyor. Uluslararası Adalet Divanı'nın Kosova'yla ilgili kararını açıkladıktan sonra ülkenin kuzey kesiminde yaşamın çekilmez olduğu ve gerginliğin arttığı belirtilen raporda, taraflara karşılıklı olarak yapıcı olunması çağrısı yapılıyor. Raporun Kosova'nın kuzeyindeki durumla ilgili bölümünde son aylarda yaşanan olaylara yer verilirken, Sırbistan-Türkiye basketbol maçından sonra yaşanan olaylar da örnek gösteriliyor. Dünyanın çiçeği burnunda bağımsız ülkesi Kosova diken üzerinde... Biz de bütün bu yaşanan gelişmeleri, Avrupa Birliği ve Türkiye'nin Balkan politikasını, Türk-Asya Stratejik Araştırmalar Merkezinin ( TASAM ) öncülüğünde İstanbul' da düzenlenen Dünya Türk Forumu'na katılan Kosova Çevre Bakanı Mahir Yağcılar'a sorduk...
Kosova'da son siyasi durum nedir?
Kosova seçim sürecine girdi. Cumhurbaşkanımızın istifası ve ardından koalisyondaki ikinci partinin hükümetten çekilmesinden sonra ülkemizde seçim tartışmaları başladı. Görünen o ki seçimler 13 Şubat'ta olacak ama başbakan parlamentodan güvenoyu alabilirse seçimler olağanüstü olabilir, dolayısıyla seçimler aralık ayında da olabilir.
Dünya siyaseti konjonktüründe Kosova açısından neler oluyor, Sırplarla ilişkiler hangi noktada?
Sırplar ve Sırbistan'la ilişkiler istenilen düzeyde değil çünkü Sırbistan Kosova'yı hala tanımıyor. Son dönemde bazı gelişmeler var. Uluslar arası Adalet Divanı'nın Kosova'nın bağımsız olabileceğine ilişkin almış olduğu olumlu kararın yanı sıra BM Genel Kurul'unda Sırbistan ile Kosova'nın belli konular üzerinde birebir görüşmeler yapması öngörüldü. Beklenti, bu süreç içerisinde bir an önce bu görüşmelerin yapılmasıdır. Kosova'daki durumdan dolayı bu görüşmelerin nasıl başlayacağı henüz belli değil. Avrupa'nın beklentisi teknik konular üzerinde müzakerelerin başlaması. Kimse buna itiraz etmiyor ama gündem nasıl olur, onu kimse bilmiyor. Seçimlerin ardından bu konuda adımlar atılacağını düşünüyorum. Kosova'nın tanınması da bu konuyu etkiliyor gibi görünüyor.
Avrupa Birliği'nin Sırbistan'a yönelik bir takım şartları vardı. Bu şartlar yerine getirilmeden vize muafiyeti verilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Maalesef diplomaside hep şartlar öne sürülüyor ama bazen de o şartlara uyulmuyor. Bizim asıl amacımız; Kosova'nın da bu vize muafiyetine tabi olması, bölgedeki diğer tüm devletlerle eşit muamele görmesi ve uluslar arası örgülerde yer alması.
Türkiye'nin izlediği Balkan politikasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hepimiz Türkiye'nin güçlü olmasından memnuniyet duyuyoruz. Aktif dış politikası hem Türkiye için hem de diğer devletler için önemli. Ayrıca Kosova Türk toplumunun temsilcileri olarak, Türkiye'nin aktif olması bizi de mutlu ediyor. Türkiye'nin dış politikası bölgede günden güne hissedilmektedir. Çeşitli görüşmeler ve ilişkiler konusunda adımlar atılıyor. Türkiye gereken rolü üzerine almaya başlamıştır.
Türk partisi olarak Türkiye'den beklentileriniz nelerdir? Elbette ki, Türkiye ne devlet olarak ne de halk olarak Arnavut-Türk ayrımı yapmıyor ama...
Türkiye'den beklentimiz: Aktif rolünü devam ettirmesi. Diplomasi açısından "büyüklüğünü" göstermesi... Elbette ki, bizim gücümüzün artması için yatırımlara ihtiyacımız var dolayısıyla Türkiye'nin Kosova Türk toplumu ihtiyaçları çerçevesinde kültür merkezleri kurulması konusunda yardımına ihtiyacımız var. Genel anlamda da hem Türklerin hem diğer toplumların da yaşadığı yerlerde yatırımların olmasını istiyoruz. Bu yatırımlar hem ekonomik, hem de sosyo- kültürel yatırımlar olabilir.
Kosova'da bağımsızlığın ardından ekonomik anlamda bir gelişme oldu mu?
Bağımsızlığın ilanından sonra ekonomik gelişmeler oldu. Diğer devletlerde olduğu gibi özelleştirme sürecine girildi, bu süreçte Türk firmalarının da katkısı var. Yeni yatırımlar yapılmaya başlanmıştır. Otoyol inşası başlamıştır. Bu ihaleyi bir Alman-Türk şirketi kazanmıştır. Gelecek dönemde termik santral, elektrik dağıtım şirketi ve diğer gereken alanlarda özelleştirmeler yapılacaktır. Bunun Kosova'nın dünyaya açılmasında ve ekonomik gelişme noktasında faydaları olacaktır. Tahminen vize muafiyetinin başlamasıyla ekonomik gelişmeler artacak.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Hüseyin Altınalan / Dünya
Etiketler:



