Türk Kızılayı Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar, Kızılay'a çadır konusunda yöneltilen eleştirilere cevap vererek, "Bölgedeki tüm çadır ihtiyacının giderilmesi için 120 bin çadır kapasitesine ihtiyaç var.
Kızılay Genel Başkanı Akar, Van depreminin ardından yapılan yardımlarda ilgili bilgi vermek üzere Kızılay'ın Etimesgut'taki Afet Operasyon Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi. Depremin ardından Türk Kızılayı olarak hemen bölgede operasyonlara başladıklarını kaydeden Akar, 146'sı profesyonel olmak üzere 377 Kızılay görevlisinin afet bölgesinde görev yaptığını aktardı. Akar, Türk Kızılayı Van Şube Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin, kendi evleri hasar görmesine rağmen diğer afetzedelerin yardımına koştuklarını anlattı.
Depremin ardından bölgeye 25 bin 666 çadır, 31 toplu barınma çadırı, 38 bin 302 battaniye, 4 bin 239 katalitik soba, 2 bin 220 mutfak seti, 2 bin 124 gıda kolisi, 157 bin 805 içme suyu, 112 bin 565 kumanya ve 124 ton gıda malzemesinin sevk edildiğini bildiren Akar, bir mobil fırın, 3 mobil ikram aracı, 21 seyyar mutfak ile 720 Türk Kızılayı Mevlana Evi'nin de bölgeye gönderildiğini belirtti. Deprem bölgesinde 2 bin 500 Mevlana Evi kurulacağını açıklayan Akar, bölgede Türk Kızılayı tarafından biri Van merkez, ikisi Erciş'te olmak üzere 3 çadır kent kurulduğunu ve 108 bin 258 kişiye barınma imkanı sağlandığını duyurdu. Kızılayın depolarındaki stoklardan 25 bin 666 çadırı bölgeye sevk ettiklerini ve bunlardan 18 bin 43'ünü afetzedelerin kullanımına sunduklarını bildiren Akar, Türk Kızılayının bölgede 30 bin çadır kurmayı planladığını açıkladı. Van'a gönderilen çadırlar hakkında da bilgi veren Akar, Türk tipi diye isimlendirilen çadırların 4 mevsim kullanılabildiğini, çadırların 14 metrekare büyüklüğünde olduğunu ve 5 kişilik bir ailenin rahatlıkla barınabileceğini söyledi. Akar, çadırların yazlık-kışlık, dayanıklı-dayanıksız diye sınıflandırılmasının doğru olmadığını belirtti. Çadır konusundaki ihtiyacın devam ettiğini ifade eden Akar, Kızılay'ın depremin üzerinden 48 saat geçmeden 20 bin çadırı afet bölgesine göndererek tarihinin en büyük afet sevkiyatını gerçekleştirdiğini vurguladı.
"EVLERİNİ VE HAYVANLARINI BIRAKMAK İSTEMEYEN AFETZEDELER, ÇADIR KENTLERE YERLEŞMEYİ REDDETMEKTEDİR"
Van ve Erciş'te afetten etkilenen 600 bin afetzede bulunduğuna işaret eden Akar, afetzedelerin, gerek artçı sarsıntılar, gerekse evlerine giremeyecek durumda olmalarından dolayı çadır ihtiyacı duyduklarını bildirdi. Bölgedeki tüm çadır ihtiyacının giderilmesi için 120 bin çadır kapasitesine ihtiyaç olduğunu kaydeden Akar, "Afet yönetiminin mantığında bu boyutta bir çadır stokunu elde tutmak doğru değildir. Depolama, bakım, sevkıyat ve maliyet açısından bu mümkün değil. Dünyadaki en büyük ikinci çadır kapasitesine sahip olan Türk Kızılayının stoklarında 46 bin çadır bulunuyor. Çadır sıkıntısının bir diğer önemli sebebi de afetzedelerin kendi evlerini ve yakın çevresini terk etmeme isteğidir. Evlerini ve hayvanlarını bırakmak istemeyen afetzedeler, merkezi yerlerde oluşturulan çadır kentlere yerleşmeyi reddetmektedir" değerlendirmesinde bulundu.
7.2 şiddetindeki depremin büyük ve yıkıcı bir deprem olduğunu ifade eden Akar, normal şartlarda bu büyüklükteki bir depremde Van'da 20 bin afetzedenin olması gerektiğini, ancak bu afette rakamın daha yüksek olduğunu belirterek, "600 bin afetzedenin barındırılması için 120 bin çadıra ihtiyaç vardır. Sıkıntı buradan kaynaklanmaktadır" dedi.
Olağanüstü bir durum yaşandığını kaydeden Akar, hiçbir afete müdahalede böyle kapsamlı bir çadır talebiyle karşılaşılmadığını söyledi. Kimsenin, evinin önünden ayrılmak istemediğini dile getiren Akar, "Her eve ayrı çadır ihtiyacı var. Bu da son derece muazzam bir çadır ihtiyacını beraberinde getiriyor. Bunu gidermek için stoklarımızın üçte ikisini bölgeye sevk ettik. 30 bin çadırı yarın itibarıyla orada konuşlandırmış olacağız" şeklinde konuştu.
Bölgedeki Türk Kızılayı Kan Merkezlerinden yaralılar için bin 500 ünite kanın hastanelere gönderildiğini bildiren Akar, yaralıların ihtiyaçlarının iki kat fazlası kanın bölgedeki stoklarda mevcut olduğunu söyledi. Akar, bölgede kan ihtiyacı olmadığını söyledi.
"17 TIR YAĞMACILAR TARAFINDAN TALAN EDİLDİ"
Depremin ardından her depremde olduğu gibi Van'da da yağmacıların ortaya çıktığını ifade eden Akar, Kızılay'a ait 17 TIR'ın yağmacılar tarafından talan edildiğini, Van'daki çadır kentin de bu yağmacılar tarafından talan edildiği bildirdi. Akar, vatandaşların yardımı sayesinde 50 çadırın korunabildiğini bildirdi.
Gazetecilerin, çadır konusundaki eleştirilere ilişkin soruları üzerine Akar, dünyanın çadır kapasitesini Türkiye'ye transfer etseler bile bir anda bu ihtiyacı karşılamanın mümkün olmayacağını vurguladı. Hükümetin bölgeye konteyner evler konuşlandırma kararı aldığını hatırlatan Akar, Türkiye genelinde bazı kuruluşların bu konuda kampanya başlattıklarını söyledi. Akar, "Biz de konteyner ihalesine çıkıyoruz. Bu tip konteynerlerden ürettirip bölgeye seri şekilde ulaştıracağız" dedi.
Olası İstanbul depreminin daha büyük olmasının beklendiğinin hatırlatılması ve 'Hazırlıksız mı yakalandık?' sorusunun yöneltilmesi üzerine Akar, "Hayır. Afet müdahalesi ile ilgili hesaplar herkesin bir çadır isteyeceğine yönelik yapılmamaktadır. Allah korusun bir İstanbul depreminde dahi 120 bin çadır ihtiyacımız olmayacaktır" şeklinde konuştu.
Akar, İstanbul'da apartmana dönük bir yapılanmanın olduğunu belirterek olası bir depremde çadırkentler kurularak afetzedelere barınma imkanı sağlanabileceğini belirtti.
Türk Kızılayının hatalarının olabileceğini ancak Kızılay'ın siyasi görüşü olmadığını belirterek, "Dil, din, ırk, cinsiyet farkı gözetmeyen, Türkiye'deki tek ulusal dernektir. Türk Kızılayının incinmesi, horlanması, günah keçisi haline getirilmesi kimsenin işine yaramaz" diye konuştu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



