Yakın zamanda, Afyon'un Sultandağı İlçesi'nde yetiştirilen kirazların sadece meyvesinin değil, kökleri, kerestesi, kabuğu, zamkı, yaprakları, çiçekleri, çekirdeği ve meyve saplarının da değişik iş ve sektörlerde kullanıldığını öğrendim.
Verilen bilgilere göre, Sultandağı İlçesinde yetiştirilen ve tamamına yakını Fransa, Hollanda, İngiltere, Almanya ve Belçika'ya ihraç edilen kirazlar, reçel, yemek, konserve ve dondurulmuş gıda olarak da sofralarda yerini alıyor. Kirazın meyvesinin haricinde, diğer organları da değişik yerlerde kullanılıyor. Dünyanın en kaliteli mobilyası kiraz kerestesinden, en kaliteli piposu kiraz kökünden yapılıyor. Kiraz gövdesinden çıkan zamklar, şapka yapımının yanı sıra tıbbi ve kırtasiye amaçlı olarak kullanılıyor. Kiraz ağacının kabuğu, yaprakları, çiçekleri, meyveleri, meyve sapı ve çekirdeklerinden ise doğal tıbbi amaçlı insan ve hayvan tedavisinde yararlanılıyor.
Her derde deva
İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostu olan kiraz, vücutta biriken zehirli maddelerin karaciğer ve böbrek yoluyla dışarıya atılmasını sağlıyor. Bu sayede yaş olarak tüketilen kiraz meyvesi, ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için romatizma ve gut hastalıklarıyla eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde kullanılıyor.
Gıdaların zararlarını önlüyor
Kirazın bir diğer önemli özelliği ise kabızlık giderici olmasıdır. Özellikle bayat yenilen yemeklerin, pastırma, sucuk gibi gıdaların zararlarını önleyen kiraz, aynı zamanda kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini, yüzde oluşan sivilcelerin gitmesini sağlıyor.
Kiraz suyu kırışıklıkları azaltıyor!
Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin derideki bir takım kırışıklıkları önlediği ve giderdiği belirtiliyor. Karaciğerin dostu olan kiraz, hastalıklar sonucunda fazla ilaç tüketimi, nikotinin vücuttan atılması ve zehirlenmeler sonucu zorlanan karaciğerin yükünü hafifleterek iyileşmesine yardım ediyor.
Şeker hastaları da yiyebiliyor
Kirazda bulunan levüloz adlı şekerin rahat sindirilmesi nedeniyle, şeker hastaları da rahatlıkla kiraz yiyebiliyor. İçerdiği madensel tuzlar ve vitaminler nedeniyle hastalıklara karşı dayanıklılığı artıran kiraz, yapısındaki bol fosforuyla da sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik sağlıyor. A vitamininin önemli bir kaynağı olan karoteni içeren kiraz, göz hastaları için de tavsiye edilen meyve özelliğini taşıyor.
Kas ağrılarına karşı kiraz suyu
Yapılan yeni bir araştırmaya göre, egzersiz sonrasında oluşan kas ağrılarını kiraz suyuyla hafifletmek mümkün. Burlington Vermont Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, 14 gönüllüyle çalıştılar ve egzersizlere yedi gün boyunca devam edildi. İlk üç gün, araştırmaya katılanların bir kısmı kiraz ve elma suyu, diğer grup ise sadece elma suyu içti. Son dört gün ise bu işlem egzersiz sonrası yapıldı.
Egzersizler, tek bir kolun 20 defa gerilip esnetilmesinden oluşuyor. İki hafta sonra, bu egzersiz kiraz suyu içmiş olan gönüllülerle tekrarlandı -kiraz suyu 50-60 adet kirazdan elde edildi- daha sonra araştırmada diğer karışım meyve suyu kullanıldı. Ayrıca egzersiz yapılan kol da değiştirildi, diğer kolla egzersizlere devam edildi.
Çalışmaya katılan gönüllülerden, kaslarda meydana gelen ağrı ve acının şiddetini tanımlamaya yarayan ve 1'den 10'a kadar dereceleri olan skala yardımıyla kaslarındaki ağrıyı tanımlamaları istendi. Ayrıca araştırmacılar, kasların dayanıklılık gücünü ve hareket kabiliyetini de analiz ettiler. Gönüllülerden kiraz suyu içermeyen meyve suyunu içenlerin kaslarında " oranında direnç düşüklüğü görülürken, kiraz suyu karışımından içen gönüllülerin kaslarında sadece % 4 oranında direnç düşüklüğü tespit edildi. Ayrıca, kiraz suyu içenlerin kaslarında oluşan acı değerleri diğer meyve suyundan içenlere göre daha düşük, 2,4'e 3,2, 96 saat sonra, kiraz suyundan içenlerin kasları eski dirençlerini geri kazandılar.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Dr. Recai Yahyaoğlu / Türkiye
Etiketler:



