milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • ÜŞÜTMEYE KARŞI ETKİLİ (CİĞEROTU)
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!
  • TERÖR DEHŞETİ
  • KAHRAMAN POLİS CAN KAYBINI ÖNLEDİ
  • ŞOK DETAY

İskilipli Muhammed Atıf Hoca
Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok

5 09 ARALIK 2011
CUM 02:30

[-] Normal [+]
  • Yazı Dizisi
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Şunu sormak istiyoruz. O dönem Atıf Hoca'nın idamına gerekçe gösterilen Şapka Kanunu hala yürürlükte. 1982 anayasasının 174. maddesine göre "inkılap kanunları" arasında yer alıyor. Ama ne Meclis'te vekiller ne de memurlar şapka falan takmıyor. Yani bu kanuna kimse uymuyor. Bu ironiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

  • Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok -

Bunu düşününce aklıma, 'İngiliz sularında ölü bulunan balinanın kafası yasal olarak kralın, kuyruğu ise korsesi için gerekli malzemeyi sağlayacağı gerekçesiyle kraliçenin malı sayılır."gibisinden medyada ara sıra göze çarpan, ülkelerin komik yasakları geliyor.  Ama bizde hala cari olan birçoğumuza komik gelen bu yasa yüzlerce kişinin canına mal oldu. Demek ki, insanların gönlünde yer bulmayan, kabul görmeyen yasanın cezası ne olursa olsun uygulama şansınız yok. Ama bu ülke 21. Yüzyıla kadar kendi çocuklarını başları kapalı diye okula almadı. O irade de vazgeçmiyor inadından yani.

"İntikam değil helalleşme istiyoruz"

Kel Ali'nin torununa cevap

Kel Ali'nin torunu Osman Paksüt, Gazeteci Ahmet Hakan Coşkun'a mektubunda, "Atıf Hoca şapka hakkındaki kitabından beraat etmiştir. Başında olduğu Teali İslam Cemiyeti adına hazırlattığı beyannameleri Yunan uçaklarıyla cephe gerisine attırması ve böylece kurtuluş savaşında bu milletin çektiği çilelerin, verdiği kayıpların katlanmasına neden olduğu davranışlardan dolayı yargılanıp idam edilmiştir. Benim bildiğim budur". Demiş. Atıf Hoca hangi suçtan yargılandı tam olarak biliyor musunuz?

Ben konuyu, insanlar üzerinden değil, olaylar ve belgeler üzerinden sağlıklı değerlendirebileceğimize inanıyorum. İnsan fıtrat olarak, yakınlarına, babasına, kardeşine, dedesine inanmaya meyilli. Bu hepimizin ruhunda var ve bizim için de geçerli. Bu noktada Osman Paksüt'e bunu hiç de çok görmüyorum. Biz de dedemizin suçlu olmadığına inanıyoruz. Ama bir farkla; bunu belgelerle destekliyoruz. Osman Bey'in sahip olduğu bilginin eksik olduğuna inanıyorum. Dedem zulmen canı alınan sadece bir kişidir. Bunun arkasındaki asıl resmi görmeden, konuşmadan, İstiklal Mahkemelerinin darağacında haklı-haksız, can veren binlerce kişiyi bu sona götüren zihniyeti tartışmadan dedemi konuşsak ne olur konuşmasak ne olur.

Dedem konusunda konuşmak gerekirse de, Osman Paksüt Bey'in, Atıf Hocanın hazırlattığını ve Teali İslam Cemiyeti'ne ait olduğunu iddia ettiği bildirinin, Şeyhülislam Mustafa Sabri tarafından hazırlandığını ve onun zoruyla dernekte yapılan oylamada 5 evet, 5 hayır oyu verildikten sonra savrulan tehditlere rağmen, Başkan Atıf Hoca'nın red oyu kullanması ile imza ve kabul edilmediğini, yok hükmünde sayıldığını, bununla da yetinmeyip bildirinin yunan uçaklarından imzasız ve mühürsüz olarak dağıtıldığı haberi üzerine Vakit gazetesinin 1034. Sayılı nüshasında parasını cebinden vererek yayınlattığı tekzipnameyi, dedesi Ali Beye mahkemede verdiğini bilip bilmediğini merak ederim mesela.

Bunlarla ilgili bilgi-belge istiyorsa kendisine ulaştırabilirim. Osman Bey, hukukçu, ondan ricam hukukçu kimliği ile o mahkeme zabıtlarını incelemesidir. O zabıtlarda görecektir ki Atıf Hoca'nın mahkeme sürecinin yaklaşık üçte ikisi Şapka ile ilgilidir. Teali İslam Cemiyeti ile ilgili bölümü küçük bir bölümdür.

Ayrıca 31 Mart Ayaklanması ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karıştığına da atıfta bulunulmaktadır.(Bu olaylara da adı karıştırılmış, sürgün edilmiş ama her ikisinde de kusura bakmayın bir yanlışlık oldu denilerek kendisine Medreseler Umum Müfettişliği ve Müdürlüğü makamları verilerek gönlü alınmaya çalışılmıştır.) İdam hükmünün dayandığı maddeye bakarsanız birden fazla cürümün işlenmesi söz konusu edilmiştir. Diğer madde de düzeni değiştirmeye çalışmaktır.

Acı olan şudur ki; 85 yıl önce belgesiz, şahitsiz, hukuki hiçbir dayanağı olmayan kararlarla canına kastedilmiş bir insanın suçlu olduğunu ispat edemeyenlerle, suçsuzluğunu ispat etmeye çalışan bizler tartışıyoruz. Kimse kusura bakmasın ben buna hukuk falan diyemem. Hukuk diyen varsa neyin hukuku olduğunu bize de anlatsın.

İstiklal Mahkemeleri bir döneme damgasını vurdu. Zabıtları hala açıklanmadı. Bu mahkemelerde Atıf Hoca ile birlikte birçok din alimi dar ağacına gönderildi. Ne düşünüyorsunuz?

Ben, Hıfzı Veldet'in bile "Hepsi kendi başına birer TBMM, birer diktatördü." dediği İstiklal Mahkemelerini hala tartışmaktan utanıyorum. Önce bir tespit yapmamız lazım. Bu mahkemeler adalet için kurulmadı. İnfaz için kuruldu. İstiklal Mahkemelerinin neyini tartışacağız, hangi hukuki normla değerlendireceğiz. Biraz vicdanı olan, insanlıktan nasibini almış kim, hangi hukuksal ölçüyle bu mahkemeleri izah edebilir. Avukatı olmayan, temyizi olmayan, kutsal savunma hakkının bile heyetin insafında olduğu, 4 üyesinden sadece birinin hukuk eğitimi almış olduğu bir yapıdan bahsediyoruz. Buna mahkeme demek bile zuldür, gerçek mahkemelere hakarettir.

İadei itibar çağrınız var. Nereden ve nasıl bekliyorsunuz böyle bir kararı?

Ben devletin arşivleri tam manasıyla açılmadan bu konuda yol katedileceğine inanmıyorum. İspatlanabilir bilgiler, sağlam belgeler olmadan gerçekler ortaya çıkmaz. Bu görev bence TBMM'nin çatısı altında, tarihçilerden, ilim adamlarından oluşturulacak komisyonlar tarafsız bir çalışma ile gerçekleri net olarak ortaya koymalı. Bu olmazsa biz akrabaları ve torunları olarak kendimiz de girişimlerde bulunabiliriz. Atıf Hoca'nın hukukçu torunları da var, onlar da bu konuda ellerinden geleni yaparlar.

Hatayı kabul etmek ve dönmek erdemdir

Türkiye'nin geçmişiyle yüzleşmesine yönelik çağrılar var. Bu yüzleşme nasıl olacak?

Bence daha önce de belirttiğim gibi ancak gerçekleri net olarak ortaya koyarak bu yüzleşmenin yolunu açabiliriz. Tarafgirlik duygularını bir yana bırakıp insan gözüyle bakmalıyız bu gerçeklere. Gerçek ne ise ortaya tüm çıplaklığı ile konmalı, hoşumuza gitmese de kabulümüz olmalı. Bu süreci de kimse hesaplaşmaya çevirmeye kalkmasın. Eğer ortada yanlışlık var ise, zulüm var ise mazlumların hakkı teslim edilmeli. Hatayı kabul etmek ve ondan dönmek erdemdir. İnsanlar gibi devletler de hata yapabilir. Ama geleceğe güvenle bakmak istiyorsak, bu tür hataların tekrarlanmasını istemiyorsak bunlarla yüzleşmeliyiz. Bütün akrabalarım adına şunu önemle ifade ediyorum.  Biz, dedemizden çok dinimizi, vatanımızı, milletimizi ve bayrağımızı seviyoruz. Ama zulüm kim tarafından kime yapılırsa yapılsın karşısındayız. Bizim kimse ile hesaplaşmak, intikam almak gibi bir derdimiz yok. Dedemiz üzerinden devletle hesaplaşmaya, diğer taraftan da Atıf Hoca'yı bahane edip  milletin inançları ile hesaplaşmaya çalışanlara da asla müsaade etmeyeceğiz. Ben şahsen özür istemiyorum. Bizim inancımızda özür, derdimizi tam ifade etmiyor. Onun için 'Helalleşelim' diyoruz. Ancak helalleştiğiniz zaman, kolkola girip ileriye gidebilirsiniz, herkesin içi rahat etmiş olarak.

İskilipli Muhammed Atıf Hoca yazı dizisinin bölümleri

  • 1. bölüm : Çok okuyan, okutan ve yazan bir ilim adamı30-03-2010
  • 2. bölüm : 31 Mart sürgünü31-03-2010
  • 3. bölüm : 'Frenk Mukallitliği ve Şapka'01-04-2010
  • 4. bölüm : İskilipli’nin kabri03-04-2010
  • 5. bölüm : Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok09-12-2011
Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Yazı Dizisi bölümü’nde 09.12.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • yer Kaynak: Ebubekir Gülüm / Türkiye
  • tags Etiketler: kimse ile, hesaplaşma, derdimiz yok,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Yazı dizileri

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kimse ile hesaplaşma derdimiz yok
    2. Nijer'in madenleri hâlâ sömürülüyor
    3. Nijer'de hayat yine de güzel
    4. Nijerlilerin 'Baharı' iş ve aş
    5. Para içinde yüzen bir adam
    6. Kültür başkenti Kuveyt
    7. Kongrede gözyaşlarımıza hakim olamadık
    8. Kuveyt Kalkınma Sandığı bölgenin can simidi
    9. Petrolle ilgili politikalar devletlerin siyasetleridir
    10. Erbakan'ın vefatı İslâm dünyası için büyük kayıp
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Özel Dosyalar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    2. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    3. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    6. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    7. AVM'ler Mescitsiz toplum projesi mi?
    8. Bodrumlara sürgün edilen mescitler
    9. Panorama 2011
    10. Panorama 2011
    1. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    2. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    6. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    1. "Mem û Zin Tower"de Happy Nawroz
    2. İlk Özel Yetkili Mahkeme: Abdulhamid'in Yıldız Mahkemesi
    3. Devlet Güvenlik Mahkemeleri
    4. ÖGM, DGM'nin üniformasızı mı? Vesayeti yıkan yargı mı?
    5. Bağımsızlık hakkımız ama kullanmak istemiyoruz
    6. Irak Kürtleri "Haşimi Olayıyla" Sünniliği hatırladı
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Röportajlar

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. İnsanlığın Saadeti İslam ile mümkündür
    2. Fetih Bir Başkaldırıdır
    3. Erbakan bir dünya lideriydi
    4. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    5. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    6. "IFRD'yle daha yaygın ve etkin yardım sağlanacak"
    7. Terör yerine başörtülü eşim takip edildi
    8. Batı, kendine demokrasi, bize diktatörlük istiyor
    9. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    10. Doğu Anadolu'yu "uçuracak" proje
    1. Dört ülkeyle aynı anda savaşa girebiliriz
    2. Erbakan bir dünya lideriydi
    3. Sovyet döneminden beter durumdayız
    4. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    5. Tek suçum tarihimi ve vatanımı sevmekti
    6. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    7. Batıdan alacağımız çözümler bize çare olamaz
    8. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    9. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    10. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    1. Erbakan’ın yerli oto çabasını unutmayız
    2. Mazlumun derdine ortak oluyoruz
    3. 1453 Hukuk Sistemine Göre Ayasofya...
    4. Yakın tarihin en hoşgörülü lideriydi
    5. Meğer Öcalan kadar tehlikeliymişiz
    6. Türkiye diplomasi gücünü yitirdi
    7. Tesettürde modanın kalbi Tekbir'le İstanbul'da atıyor
    8. Sovyet döneminden beter durumdayız
    9. Boşnak soykırımının boyutları ortaya çıkacak
    10. "İstanbul'daki deprem riski büyük"
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek