Kısa bir müddet önce bir konferans için gittiğim Kıbrıs'ta, hemen herkes UBP lideri ve Başbakan Derviş Eroğlu'nun Cumhurbaşkanlığı seçimini açık arayla birinci turda kazanacağını söylüyordu.
Başbakan Eroğlu, Kıbrıs'ta Denktaş'tan sonra en tecrübeli siyaset adamı olarak temayüz etmiştir. Uzun yıllar Denktaş ile çalışmış ve KKTC'nin en büyük siyasî partisi olan UBP'nin genel başkanlığını yapmıştır. Yakından tanıdığımız Eroğlu, mütevazı ve sempatik hâlleriyle sevilen bir halk adamıdır. Diğer taraftan, Kıbrıs'ın büyük çoğunluğu, onun haklı dâvasında kolay tâviz vermeyecek bir yapıya sahip olduğunu bilmektedir. Bu bakımdan Eroğlu, Denktaş'ın rahle-i tedrisinden geçmiştir...
Derviş Eroğlu'nun KKTC Cumhurbaşkanlığına seçilmesi, Kıbrıs konusunda ipe un seren BM, ABD ve özellikle AB çevreleri bakımından isabetli bir cevap teşkil etmiştir. Eroğlu, söz verdiği gibi Rum lider Hristofyas ile müzakerelere devam edecektir. Ancak, Rum Yönetimi ve ardındaki güçler, artık Kıbrıs Türk halkı üzerinde daha fazla baskı yapılmasının mümkün olmadığını da anlamış olmalıdırlar.
Esasen, Kıbrıs konusunda verilen sözlerin tutulmayışı, Türkiye'nin ve Başbakan Erdoğan'ın da sabrını taşırmak üzeredir. Eğer bu olumsuz süreç devam ederse, önce 'iki devletli' bir çözüm üzerinde son müzakereler sürdürülecek, daha sonra Kıbrıs'ta birbirinden bağımsız iki ayrı devletin mevcudiyeti gerçeği, Türkiye tarafından dünyaya kabul ettirilecektir. Eroğlu'nun seçilmesi bu süreci hızlandıracaktır. Kıbrıs Rum kesiminin, BM'nin, ABD ve AB'nin bu gerçekleri görerek gereğini yapmalarını bekliyoruz.
(HASAN CELAL GÜZEL / RADİKAL)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




