28 Şubat sürecinde meslek liselerine karşı geliştirilen ‘katsayı‘nın YÖK Başkanı Özcan tarafından kaldırılacağını açıklamasından sonra Önder Genel Başkanı Hüseyin Korkut bir açıklama yaptı. Korkut, bunu olumlu bir gelişme olarak gördüklerini ifade ederek, kesintisiz zorunlu eğitiminde kaldırılmasını talep etti.
Önder Genel Başkanı Korkut, "2012 yılından itibaren üniversiteye giriş sınavlarında imam hatip ve meslek lisesinde okuyan öğrenciler ile genel liselerdeki öğrencilerin eşit şartlarda sınava tabi tutulmaları geç kalınmış bir dönüştür" diyerek bu uygulama ile sınırlı kalınmayıp aynı orada haksızlık yapılan ‘kesintisiz eğitim‘in de son bulmasını istedi.
Katsayıya rağmen İmam Hatip Liseleri‘ne yoğun bir talebin olduğunun altını da çizen Korkut, "İmam-Hatip Liseleri‘nin en popüler olduğu dönemde okuyan öğrenci sayısının 200 bini geçmezken bugün 0,3‘lük makas farkına rağmen sınırlı kontenjanın iki katı yapılan başvurular ile birçok okulda yerin kalmaması ve bina yetersizliği bize, geç kalınmış uygulamanın ne denli yerinde bir karar olduğunu gösteriyor" dedi.
Siyasi iktidarın sahip çıkmasını istiyoruz
Korkut, açıklamasının devamında ise "Eğitimdeki antidemokratik izlerin silinmesinde katkı sağlayan YÖK‘e en büyük desteği siyasilerin vermesini ümit ediyoruz. Eşitlikçi, adil bir düzenlemeye hiçbir siyasinin karşı çıkmayarak 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kurulu Kanunu‘nun 45. Maddesinde yer alan ‘katsayı‘ ifadesinin dahi mevzuattan kaldırılmasına destek olmalıdır" diye konuştu.
‘13 yılda birçok öğrenci mağdur oldu‘
Önder Genel Başkanı Hüseyin Korkut, ‘Bu haksızlık sadece İHL‘lere değil tüm mesleki liselere karşı yapılan zorunlu ve dayatmacı bir zihniyetin ürünü idi. Geç de olsa yanlıştan dönülmesi memnun edici. ÖNDER olarak 1998‘den beri bu dayatmanın düzenlenmesi için çaba sarf ediyoruz. Bu süreçte birçok öğrenci ve aile mağdur olmuştur. 0,3‘lük makasla iki katı artan başvurular gösteriyor ki aileler çocuklarına İHL aracılığı ile toplumsal değerleri ve din öğretimini vermek istiyor. Bu da din eğitiminin ne derece önemli olduğunu gösteriyor. Din eğitiminin resmi ortamlarda verilmesi




