Bazı insanlar vardır, kendilerini kusurlu, eksik, değersiz ve sevilmez olarak görürler. Bu gerçekçi bir düşünce değildir, ancak kişi kendisiyle ilgili böyle bir yargıya varmaktadır.
Neden kusurlu görürler
Kişinin kendini değersiz hissetmesinde çocukluk yaşantısısın büyük rolü vardır. Küçükken aşağılayıcı aile tutumlarına maruz kalan kişi hayatının ileriki yıllarında kendini kusurlu ve eksik biri olarak görebilir.
Ailenin katı ve aşağılayıcı tutumuna bağlı olarak kişi kendini yetersiz görebilir.
Aile tarafından düş kırıklığına uğramak, hataların yüzüne vurulması kişinin kendisiyle ilgili olumsuz bir yargıya varmasına neden olabilir.
Çocuğun aile tarafından ret edilmiş olması, suçlanması, kardeşler arasında mukayese edilmesi kusurluluk şemasının gelişmesine neden olabilir.
Ne yapabiliriz?
Kişi kendini yetersiz, kusurlu görüyorsa, bu düşüncesinin analizini yapmalıdır.
Kişi düşüncesinin gerçekçi olmadığını anladığında bulunduğu noktayı fark edecektir.
Kişi, yaratılış bakımından her insanın eşit olduğunu ve üstünlüğün sadece iyi bir Müslüman olmakla mümkün olduğu bilmelidir.
Kişi olumlu taraflarını görmeli ve kendini takdir etmelidir.
Kişi kendini diğer insanlarla kıyaslamaktan vazgeçmeli ve her insanın kendine özgü olduğunu kabul etmelidir.
Verebileceğimiz en değerli şey sevgi
Anne babanın çocuğuna verebileceği en değerli şey, yol göstermek ve onu sevgiyle büyütmektir. Bunun için ebeveynlerin çocuk dünyaya gelmeden önce kendileri için gerekli olabilecek eğitimi almaları gerekmektedir. Yani anne baba dünyaya gelecek olan çocuğun eğitimi için her türlü eğitimine hazır olması gerekmektedir.
Toplumumuzda ebeveynler sevgilerini sadece sözel olarak ifade ederler. Bu da çocukları bir türlü ikna etmez. Çocuk ebeveyninin sevgisini bir bütün olarak hissetmek ister. Bunun için ailenin çocuğa gerektiğinde sarılması gerektiğinde sevgilerini ifade etmeleri gerektiğinde de vakit ayırmaları gerekmektedir. Yoksa çocuk sevildiğini hissetmeyecektir.
Çocuk dünyayı oyunlarla tanır
Oyun, çocuğu hayata hazırlayan ve erişkinliğin provasını yapma imkanı tanıyan bir araçtır. Çocuk oyunlar aracılığıyla insan ilişkilerini tanır, nerede nasıl davranacağını bilir ve bunu prova eder. Çocuk oyunlarla hayatı tanır, kişisel becerilerini geliştirir, kendini ifade eder, duygularını aktarır. Çocuk oyunlarında özgürdür, kuralları kendisi koyar ya da kendisi bozar.
Çocuk oyunlarla oynar, duygularını aktarır, anne babayı burada taklit eder. Ancak bu hiçbir zaman anne baba ile kuracağı ilişkinin yerini tutamaz. Bu nedenle anne baba çocukları için oyun alanları oluşturmalı ama kendileri de onlara vakit ayırmalı ve çocukla birlikte vakit geçirmelidirler.
Sevgi etkili bir ilaç
Çocuğun sağlıklı gelişimi için sevgi bir ilaçtır.
Sevgi çocuğun gelişimini sağlıklı bir şekilde tamamlaması için gereklidir.
Çocuk sevgi ihtiyacını öncelikle anne babadan karşılamalıdır.
Sevgi, sadece duygusal gelişimi değil aynı zamanda çocuğun fiziksel ve zihinsel gelişimini de etkiler
Çocuğa değer vermek ve sevgi göstermek insan olarak sorumluluklarımız arasındadır. Ancak sevgi kuru bir söylemden ibaret olmamalıdır. Aile çocuğa vakit ayırmalı, ihtiyaçlarını dikkate almalı, istidatlarını geliştirmesi için imkan sağlamalıdır.
Anne babanın çocuğuna olan sevgisi fıtridir. Onlar çocuklarından hiçbir karşılık beklemeden severler ve onlar için her şeyi yaparlar. Ancak anneliğin bir kısmı fıtri olurken diğer kısmı öğrenilen davranışlardır. Bu nedenle anne çocuğun gelişim özelliklerini tanımalı ve çocuğuna nasıl yardımcı olabileceğini bilmelidir.
Sevgilerini gösterme konusunda aileler farkında olmadan kısıtlayıcı olabiliyorlar. Oysa sevgi çocuğun gelişimi için gerekli bir besindir.
Sevgi şartsız olmalı
Anne baba çocuğu şartsız bir şekilde sevmeli ve bunu çocuğa hissettirmelidirler.
Sevgi kesintiye uğramamalı sürekli olmalıdır
Sevginin miktarından ziyade kalitesi önemlidir
Sevginin dozu iyi ayarlanmalıdır.
Sevgi ihtiyaç hasıl olduğunda verilmeli ve çocuğun genel durumu dikkate alınmalıdır.
Sevgi dokunsal, sözel ve davranışsal olarak verilmelidir.
Sevginin aynı zamanda çocuğa vakit ayırmak olduğu unutulmamalıdır.
Sevginin getirdiği faydalar
Sevgi aileyi birbirine yaklaştırır
Sevgi aile bireylerine güç ve güven verir
Sevgi insanların birbirlerine karşı tahammül göstermelerini sağlar
Sevgi, insanların birbirlerini desteklemelerini sağlar
Sevgi aile içinde huzur ve mutluluğun artmasını sağlar
Sevgi çocuğun manevi besinidir ve aile çocuğa sevgilerini göstermekte cimri davranmamalıdırlar.
Adaleti yıkmayın
Vakti zamanında Şam yakınlarında bir hristiyanın bahçesi çok uygun görüldüğü için buraya cami yapmayı düşünmüşler. Fakat hristiyan "ben hristiyanım cami bana gerekmez hem bu tarla benim ailemin geçimliğidir" demiş ve izin vermemiş. Fakat zamanın valisi adamın karşı çıkmasına rağmen tarlaya istediği camiyi yaptırmış. Bunun üzerine adam Hazreti Ömer'e giderek durumu anlatmış. Ömer, valiye mektup yazmış ve caminin yıkılmasını arazinin sahibine verilmesini istemiş. Ve "camiyi yıkın ama adaleti yıkmayın" demiş. Hazreti Ömer'in mektubunu aldıktan sonra Vali camiyi yıkar ve tarlayı sahibine teslim eder. Hazreti Ömer'in adaleti karşısında çok duygulanan adam ise Müslüman olur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



