Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en yüksek kayıt dışı çalışan sayısı, 2011 Haziran döneminde gerçekleşti. 10 milyon 841 bin kişi kayıt dışı çalıştırılıyor. Her 3 kişiden biri krizden bu yana kayıt dışı olarak istihdama dahil olmuş. Kayıt dışı çalıştırılanların çoğunluğu ise kadınlar. Kadın çalışanların yüzde 60‘ı güvencesiz çalıştırılıyor.
Türkiye‘de bugün açıklanan işsizlik oranları, AKP hükümetine övgülere neden oldu. Ancak TÜİK‘in umudu kesik işsizleri dâhil etmediği rakamlar hem gerçeği yansıtmazken, hem de kayıt dışı konusunda bir başka gerçeği gizliyor. Kayıt dışı çalışma konusunda Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en yüksek rakamları görüldü. Yapılan araştırmaya göre, 10 milyon 841 bin kişi kayıt dışı çalıştırılıyor. Bu sayı, kriz öncesine göre 915 bin kişilik artışı temsil ediyor. Kadınlarda kayıt dışı çalıştırma oranı ise yüzde 60. Kadınlar istihdama daha çok katılıyor, ama kayıt dışı olarak. TÜİK, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarını kapsayan işgücü verilerini açıkladı. Buna göre, işsizliğin yüzde 9.4 olduğu belirtilirken, kayıt dışı istihdam oranının düştüğü belirtildi. TÜİK kayıt dışı konusunda sadece oranları verirken, DİSK-AR‘ın araştırmasına göre, kayıt dışı çalıştırılanların sayısı Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en yüksek seviyeye ulaştı.
3 kişiden 1‘i kayıtdışı
Yapılan açıklamaya göre, güvencesiz istihdam biçimlerinin yaygınlaştığını ve kayıt dışının arttığını söyledi. Haziran 2011 dönemi itibariyle 10 milyon 841 bin kişi kayıt dışı çalıştırılıyor. Bu sayı, kriz öncesine göre 915 bin kişilik artışı temsil ediyor. 2011 Haziran döneminde istihdamın yüzde 33‘ünün kayıt dışına dâhil olduğu görülüyor. Yani her 3 kişiden biri krizden bu yana kayıt dışı olarak istihdama dahil olmuş.
Kadınların yüzde 60‘ı güvencesiz
Araştırmanın ortaya çıkardığı bir başka gerçek ise, krizden bu yana değişen yeni işgücü profili. Kadınlarda kayıt dışı istihdam oranının arttığı. Çalışan kadınların yüzde 59‘u kayıt dışı çalıştırılıyor. Bu, çalışan 7 milyon kadından 4 milyon 465 bininin hiçbir sosyal güvencesi olmadan çalıştırıldığı anlamına geliyor. Kayıt dışı çalışan erkeklerin oranı ise yüzde 6.
DİSK Araştırma Enstitüsü Müdürü Serkan Öngel, "Yeni işgücü profilinin krizden bu yana değişen niteliği, kadınlar daha çok istihdama katılıyor ama güvencesiz ve en kötü şartlarda katıldıkları bir istihdam yapısı oluşturulmaya çalışılıyor. Hükümetin işsizlik rakamları ile mücadele ettiği görülüyor. Ancak işgücü niteliği konusunda herhangi bir yaklaşım yok. Yani daha kurallı ve insan onuruna yaraşır bir iş konusunda hiçbir girişimleri yok" dedi.
Gerçek işsizlik yüzde 15.09
TÜİK‘in açıkladığı işsizlik rakamlarının da gerçeği yansıtmadığına dikkat çeken Öngel, şu bilgileri verdi: Geniş tanımlı, yani umudu olmadığı için iş aramayanlar da dahil edildiğinde işsizlik oranı yüzde 15.09‘a çıkıyor. Eksik istihdam edilenler, yani bir saat de olsa istihdamda sayılanlarla birlikte bu oran yüzde 8,65‘e çıkıyor. 2008 yılından bu yana, yani kriz öncesine göre 504 bin kişi fazla işsiz var.
Ekonomi büyüyor, ücretler geriliyor
Yakın dönemde açıklanan ve yine AKP‘nin alkışlanmasına neden olan büyüme rakamlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Öngel, büyümenin çalışanların ücretlerine yansımadığına, aksine gerilediğine dikkat çekti: "Evet büyüyen alanlar var. O da, özellikle büyük şirketlerin karlarındaki artışlardan görüyoruz, sermaye kesimleri. Ama ücretlerin durumuna baktığımızda sürekli bir gerilemenin olduğunu görmek mümkün. Reel ücretlerde son 3-4 yılda yüzde 8-9‘luk gerileme var." Hükümetin de büyüme rakamlarının düşmesini istediğini söyleyen Öngel, çünkü büyümenin sağlıksız bir şekilde gerçekleştiğini, ithal girdiye dayalı bir büyüme olduğunu söyledi.





