Avrupa ve ABD‘deki İslam karşıtlarının karşılıklı işbirliği kanlı sonuçlar vermeye başladı. Mayıs ayında aşırı sağcı Tennessee Özgürlük Koalisyonu‘nun davetlisi olarak ABD‘de konuşan Hollandalı İslam düşmanı siyasetçi Geert Wilders ve Haziran başlarında Alman faşist örgütü BPE‘nin davetlisi olarak Almanya‘ya giden azılı İslam karşıtı ABD‘li Robert Spencer, iki kıtayı İslam düşmanlığı noktasında birbirine yaklaştırdı.

Aşırı sağcıların ve azılı İslam karşıtlarının kışkırtıcı eylem ve söylemleri Norveç‘teki kanlı saldırıyla birlikte ele alındığında, yeni bir Haçlı seferinin başlamasının sürpriz olmayacağını izlenimini uyandırıyor. Saldırının failinin, İslam düşmanlığının başını çeken isimlerden etkilenmiş olduğu da yazdığı manifestosunda açıkça görülüyor.

Norveç‘teki saldırının ardından yapılan "İslami terör" yorumları boşa çıkarken, failin son yıllarda tırmanışa geçen İslam karşıtı aşırı sağcı akımlarla irtibatlı olması Batı medeniyetinin İslam düşmanlarından etkilenmiş Haçlı zihniyetinden kurtulamadığını gösteriyor. Saldırıyı gerçekleştiren Anders Behring Breivik‘in "2083: Avrupa Bağımsızlık Bildirgesi" adıyla kaleme aldığı manifestoda, İslam düşmanı olarak nam salmış Robert Spencer, Pamela Geller, Andrew Bostom, Serge Trifkoviç, İbn Warraq ve Bat Ye‘or‘un isimleri geçiyor.  Son yıllarda giderek radikalleşen Batı‘daki İslam karşıtı hareket, Avrupa ile Amerika arasındaki paslaşmalar sonucunda da şiddet dozunu arttırdı. Yukarıda bahsi geçen isimlerin eylemlerinde ve konuşmalarında da bu şiddet olgusuna rastlamak mümkün. Örneğin, Pamela Geller, Müslümanlara ve Müslümanları destekleyen siyasi elitlere karşı yapılacak katliamları desteklediğini açıkça beyan etmişti.

Hastalıklı kafalar

Saldırgan Breivik‘in İslam düşmanlığı ve Batı konusundaki görüşleri üzerinde en azılı İslam düşmanlarından olan Robert Spencer‘in etkisinin büyük olduğu, Breivik‘in manifestosunda Spencer‘in isminin 64 kez geçmesinden anlaşılıyor. İslam karşıtlarının faaliyetlerini izleyen ve deşifre eden LoonWatch sitesinin aktardığına göre Breivik, manifestosunun 754. sayfasında şöyle yazmış: "İslam ile ilgili her şeyi yazdığını düşündüğüm Robert Spencer‘i  öneririm. Bat Ye‘or kitapları da sarsıcı ve önemli, ancak her zaman için okuması kolay değil. "Cihat Mirası" kitabıyla Andrew Bostom‘da İslam konusunda dikkate değer. İngilizce yayınlanan, konusundaki en iyi ve eksiksiz eser Bostom‘un ki. Ibn Warraq‘ın kitapları da harika. Müslümanlıktan çıkmış olan İranlı Ali Sina‘nın kitabı da okunmaya değer, aynı Serge Trifkoviç‘in "Cihadı Savunmak" eseri gibi."  Robert Spencer gibi, Müslümanlara karşı Haçlı seferlerinin devam ettirilmesinin savunan Breivik, gerçekleştirdiği saldırıyla, Avrupa özelinde, tüm Batı medeniyetinin Haçlı köklerinden bir türlü vazgeçemediği ortaya çıktı. Marjinal oldukları düşünülen ve çok da ciddiye alınmayan aşırı sağ ve İslam karşıtı hareketlerin giderek daha büyük tehlikelere yol açabileceği de Norveç‘dekiş saldırıyla gün yüzüne çıkmış oldu.

Muhabir: Haber Merkezi