Yolunuz Afyonkarahisar‘a düşerse, sizi pek çok cami kendisine doğru çekecektir.
Gerek şehir merkezindeki cami ve mescitler gerekse her biri tek başına millî medeniyeti temsil etme kabiliyetine haiz ilçe ve kasabalardaki İslâm ibadetgâhları sizi birer mıknatıs gibi tutup alıkoymaya çalışacaktır. Bu, tecrübeyle sabittir. Bizzat, bu memleket coğrafyasına seyahat yapmayı planladığınızda, vaktin olgunlaşmasına müteakip yola çıktığımızda, kendisine yaklaştığımızda ve içine girip de adım adım şehri yaşamaya başladığımızda, başımıza gelmiştir. Böylece, Allah bize Evliya Çelebi‘den asırlar sonra, Afyonkarahisar cami ve mescitleri hakkında tekellüm etme keyfiyetini yaşatmıştır. Şükürler olsun... Afyon camilerinin şahsımıza "buyur gel" demesinin başlangıcı, eminim herkesin malumudur, bu beldeye gitmeyi aklımıza koyduğumuz ilk anlardır. Zira, bu süreç, işbu camiler edebiyatı çerçevesinde zihnimizde şekillenmiştir. Aynı daire içerisinde okuyup incelediğimiz kitaplarda adlarına, özelliklerine, planlarına, fotoğraflarına yahut herhangi bir özelliğine rastgeldiğimiz Afyon camileri, zihnimizi çeldirmişlerdir, iyi etmişlerdir.




