Hesaplamışlar. Günde dört saat TV seyreden, iki gazete alan ve işe metroyla gidip gelen orta sınıftan bir çalışan günde üç bin yedi yüz küsur haber ve reklamın hedefi oluyormuş.
Normal şartlarda fark edilmeyen bu haber bombardımanı karda eve kapandığında taşınmaz bir yük oluyor. Bu ahaliye rahat huzur yok. Kar yüzünden evde mahsur kalmışsın. Oyalanacağın şeyler belli. Gazete, televizyon, internet, DVD‘den film seyretmek, bir de kitap. Gazeteyi bunlardan ayıracaksın. Karda mahsurken bile eline bir şekilde ulaştığında güne o an başlattığını hissettiriyor insana. Televizyonların çiğneye çiğneye sakız ettiği gündemi sana yeniden sunarken, bunun o gün için "taze başlangıç" olduğuna inandırıyor. Gazetenin böyle bir büyüsü var. Gel gör ki gündeme damgasını vuranlar, bu işin de tadını kaçırıyor.
Açıyorsun gazeteyi. Bir köşesinden cihet-i askeriye kükrüyor, öbür köşesinden muhalefet adamları. Seyrek bıyıklı asabi şahsiyet boş duracak değil ya! O da ikisine birden aynı anda vuruyor. Buyur bakalım. Daha güne yeni başlamışsın, üç sıfır mağlupsun. Birinci sayfalardan illa ki kan damlayacak. Hırgür haberlerinin yanında ara sıcak olarak bir uçak kazası. Onun yanında da Haiti‘yi yerle bir eden deprem. Ahaliyi dibine kadar germek şart. Nasıl mı gerersin? Cevabı gazetede var. "Bilim adamları bir sonraki deprem felaketi için Türkiye‘yi adres gösterdi." haberini sıkıştırırsın bir yere. Ondan gerisini okur düşünsün. İşin yoksa tavana bak. Kapı kirişlerine bak. Duvarları incele. Arz-ı hareket olursa öncelikle nereye sığınacağını keşfetmek için. Kafayı sıkmayan tek haber Sibel Can‘a dair olanı. Kendine yeni bir sayfa açmış da...
Ne insanların tabiata inat daha da sosyalleştiği eski kışlar kaldı. Ne o eski kışlara özgü doyumsuz soba başı sohbetleri. Masumiyet yok oldu. Her şey bize özgü garip şehirleşmenin hızıyla kirlendi. Kalkmayan karlar dahi o kirlenmeyi bastıramıyor. Şair Özdemir Asaf vaktiyle "Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu. / Birinciliği beyaza verdiler." demiş. Üzerimizdeki kar örtüsünün daha yağarken kirlendiğini hesap etmeden.





