Malatya‘da Kürecik beldesinde Çat Dağı‘nın zirvesine yerleştirilen NATO‘ya ait ‘radar sistemi‘ne tepkiler dinmiyor. Farklı bir protesto yöntemi deneyen Kürecikliler, üssün karşısına kurdukları çadırda 24 saat nöbet tutuyor.
18 köyden oluşan Kürecikliler, NATO‘nun radar üssü kurmasından rahatsız. Buna karşı koyabilmek için de farklı bir yöntemle protesto deniyorlar. Yani üssün karşısına kurdukları çadırda 24 saat nöbet tutarak.
Çevre köy halkının en büyük korkusu üssün radyasyon yayabileceği. Bu ihtimalden yola çıkan çevre köylüler Karahan Geçidi üzerindeki yol kenarına yani üssün tam karşısına kurdukları çadırda her gün dört ayrı kişi nöbet tutuyor. Çadırın ziyaretçisi de eksik olmuyor. Yoldan geçenlere de üssün zararları ve eylemlerinin gerekçesini anlatıyorlar. Kürecik‘teki 18 köy ‘Kürecik Füze Kalkanına Hayır İnsiyatifi‘ etrafında toplandı. 36 günü geride bırakan çadır nöbetinin 37. gününde çadırdaki nöbetçilerle konuştuk.
En büyük korkuları: kanser hastalığı
Nöbetçilerden Mustafa İmer, üsse karşı olmalarına iki sebep gösteriyor. Bunlardan ilki radyasyon tehlikesi diğeri de emperyalist güçlerin Türkiye‘yi kullanarak Ortadoğu‘daki çıkarlarını korumak istemesi.
"Bu sistem radyasyon tehlikesinden dolayı insan sağlığı ve doğayı olumsuz etkilerken bir de siyasi boyutu var. Emperyalist güçlerin Ortadoğu‘daki petrol ve enerji çıkarları ile Siyonist İsrail‘i koruyacak" ifadelerini kullanan İmer, 1964‘te aynı yere kurulan ABD radarlarının etkisini 1970‘lerde gösterdiğini ve bölgede yaşayan birçok kişinin kanser hastalığına yakalandığını söyledi.
Bunları sonradan öğrendik
1964‘te kurulan ABD radar sisteminin ilk başlarda işyeri olarak görüldüğünü ancak yıllar sonra radyasyon yaydığını, kanser hastalığına yol açtığını, tarım ve hayvancılığı da olumsuz etkilediğini sonradan öğrendiklerini belirten İmer, şöyle konuştu:
?Radar sistemi olduğunu, radyasyon yaydığını, yakınlarımızdan birçoğunun akciğer kanseri hastalığına yakalanmasına sebep olduğunu yıllar sonra öğrendik.
?Ağaçların şeklinde değişmeler oldu. Bölgemizin meşhur ürünlerinden armudun şekli değişti. Dışı olgunlaşıyor, içi bozuk çıkıyor.
?Yaylalar ve meralar maden ocaklarına satıldı. Hayvanları otlatamıyoruz. Çünkü yaylalar 30 yıl önce yasaklandı.
?Radyasyon arıların yön bulmalarını engelledi, arılar kovanlarına dönemedi.
Kayısının geleceği tehlikede
Geçmişte yaşadıkları tecrübelerden yola çıkarak kayısının radyasyondan etkilenebileceğini ve biyolojik ve fiziksel değişimlere uğrayacağını iddia eden İmer, "2-3 sene sonra Malatya kayısısı Avrupa‘ya ihraç edilemez duruma gelecek. Bunu daha önce armutta yaşadık" dedi.




