Dinleme karşımızdaki kişiye ne kadar değer verdiğimizin bir göstergesidir. Bu yönüyle etkin bir dinleme iletişimin en güçlü anahtarıdır.
Pasif dinleme: Pasif dinlemede, kişi karşısındaki insanlara söz hakkı vermez, sürekli konuşur ve dikkatleri üzerine çekmeyi arzu eder. Karşısındaki kişiyi dinlemediği için de empati yapamaz, sorunlarını anlayamaz ve başarılı iletişim kuramaz. Oysa aktif bir dinleme yöntemiyle kişi karşısındaki insanların duygularını anlamaya çalışır ve bunu ona ifade eder.
Etkin dinleme: Aktif dinlemede, karşınızdaki kişiye odaklanır ve ne söylemek istediğini anlamaya çalışırsınız. Beden dilinizle de bunu pekiştirir ve zaman zaman onu anladığınızı mimiklerinizle ifade edersiniz.
Empati: Empati karşınızdaki kişiyi dinlediğinizin bir göstergesidir. Bütün dikkatinizi karşınızdaki kişiye vermiş ve onun söylediklerini anlamaya ve kendinizi onun yerine koymaya çalışırsınız.
Duymak ve dinlemek
Gün içinde ilgimizi çeken ya da çekmeyen pek çok olayla karşılaşır ve pek çok ses işitiriz. Yol boyunca devam eden ayak sesleri, araba sesleri, insan sesleri kulaklarımızda yankılanır. Ama odaklanmadığımız sürece bu sesleri duyarız ama dinlemeyiz. Çünkü dinlemek duymaktan farklı bir şeydir. Dinlemek, farkına varmak ve dikkatimizi vererek söyleneni anlamaya çalışmaktır. Bu nedenle ikisi arasındaki farkı bilmemizde fayda vardır. Duymakta bir çaba göstermezsiniz, sesler ister istemez kulağınıza gelir. Ancak bilincinizi uyanık tutmadığınız sürece söyleneni anlayamazsınız.
Konuşulanı dinlemezsen ne anlayacaksın
Karşımızdaki kişi konuşurken yüzüne bakmadan başka şeylerle meşgul olursanız karşınızdaki kişiyi anlayamazsınız.
Konuşanın yüzüne baktığınız halde zihniniz başka şeylerle meşgul ise karşınızdaki kişiyi anlayamazsınız.
Konuşan kişinin sözünü kestiğiniz ve olayı tam olarak anlamadan yargılamaya kalktığınızda karşınızdaki kişiyi anlayamazsınız.
Konuşan kişiye konuşma fırsata vermezseniz bu kişiyi anlayamazsınız.
Eğer karşınızdaki kişiyi anlamak istemez ve sözünü dinlemezseniz anlayamazsınız.
Evin duvarları çatlamışsa...
Aile, bireylerin her türlü ihtiyaçlarının karşılandığı huzur dolu bir ortamdır. Burada kişiler, ait olma, kendini değerli hissetme, duygularını paylaşma ve dayanışma içinde yaşama ihtiyacını karşılar ve çocuklarını bu çatı altında yetiştirirler. Dolayısıyla ailenin ve onu kuşatan evin duvarları çatlamışsa, burada sağlıklı nesillerin büyümesi mümkün olamaz. Peki evin duvarı çatlamışsa burada ne yapılmalıdır? Elbette kırılan yüzey tamir edilmeli, çatlayan duvar onarılmalıdır. Aksi takdirde evin yıkılma ihtimali büyüktür. Aynı şekilde, aile içi ilişkilerde de bir aşınma ve yıpranma oluşmuşsa daha ciddi sorunlar ortaya çıkmadan bu sorun ortadan kaldırılmalıdır.
Aile çocuğun doğup büyüdüğü ve temel alışkanlıklar kazandığı bir ortamdır. Doğal olarak ta, çocukların sağlıklı bir şekilde gelişebilmeleri için, sevgi ve ilgi olmazsa olmazlardandır. Bu konuda yeterince beslenemeyen çocuklar ise, gerek okul hayatlarında gerek insanlarla ilişkilerinde sorunlar yaşayacaklardır. Yapılan araştırmalar, çocuklarda ortaya çıkan davranış bozukluklarının genellikle ailede yeterince sevgi ve ilgi alamamalarından ve duygusal olarak aşırı hırpalanmalarından kaynaklandığını göstermektedir. Bu nedenle aile içi huzurun ve uyumun büyük önemi vardır.
Aile ilişkileri güçlendirilmeli
Aile bireyleri birlikte vakit geçirmelidirler
Çocukların duygularını aktarmalarına fırsat verilmelidir
Ortak ilgi alanları oluşturulmalıdır
Kadın erkek birbirlerinin yapısal farklılıklarını da dikkate almalı ve sabır göstermelidirler.
Aile bireyleri gün içinde neler yaptıklarını paylaşmalıdırlar
İletişim hataları yapmamaya gayret etmelidirler
Aile içi ilişkilerde empati yapmalı ve birbirlerinin haklarına saygı göstermelidirler
Aile içinde yaşanan sorunlar birlikte analiz edilmeli ve eşler birbirlerine destek vermelidirler.
Televizyon, internet gibi araçlar kontrollü kullanılmalı ve bu konuda çocuklara örnek olunmalıdır.
Aile toplantıları yapılmalı ve aile bireyleri duygu ve düşüncelerini paylaşmalıdırlar.
Çocukların soru sormalarına fırsat verilmeli ve desteklenmelidir
Birlikte akraba ziyaretleri yapılmalı ve ortak paylaşım alanları arttırılmalıdır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



