Özellikle el Beşir'in Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde mahkum olması halkın Beşir'i daha fazla sahiplenmesine yol açtı.
Daha önce öyle bir gelenek olmamasına rağmen Sudan'ın kimi kesimlerine Beşir'in posteri asıldı. Yapılan referandumun ardından Güney ile Kuzey'in ayrılmasına karar verilmesi de ülkedeki göç dalgalarını hızlandırdı. Sadece başkent Hartum'dan Güney Sudan'a 800 bin kişinin göç ettiği öğrenildi.
UCL'nin Sudan Lideri Ömer el Beşir aleyhinde aldığı mahkumiyet kararı Ömer'in halk nezdindeki popülaritesini arttırmış durumda. Daha önceden Sudan meydanlarında Ömer el Beşir'in fotoğrafı görülmezken mahkumiyet kararından kimi yerlere sonra dev porteleri asılmış. Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da görülen isyan dalgası ise şu aşamada Sudan'a pek yakın görünmüyor. Birçok Arap ülkesinde olduğu gibi burada da son dönemlerde çeşitli gider kalemlerine ciddi zamlar yapılmış. Ama devletin ciddi PR çalışmalarıyla zam nedenleri halka anlatılmış. Uluslar arası güçler el Beşir'i mahkum edince Sudanlı Araplar Beşir'i daha fazla sahiplenmeye başlamış.
Geçtiğimiz Nisan ayında Sudan'da 24 yılın ardından ilk kez çok partili seçim yapıldı. El Beşir'in Ulusal Kongre Partisi oyların yüzde 68'ini aldı. Uluslar arası gözlemciler de seçimin meşru zeminde yapıldığına kanaat getirdi. Ülke içindeki muhalefet ise seçimde hile olduğunu düşünüyor.
1997'den bu yana ABD kararıyla Sudan'a bir ambargo uygulanıyor. Ambargoya birçok Avrupa ülkesi de destek veriyor. Ülkeye uyguladığı ambargodan en fazla kazanan ülke Çin olmuş. Sanayi ürünlerini Sudan'a ithal eden Çin'in silah temininde de Hartum'a yardım ettiği öne sürülüyor. Bazı kabilelerden ele geçirilen silahların Çin malı olması bu iddianın yüksek sesle dillendirilmesine neden olurken Çin bunu sert bir dille reddetti.
7 yaşındaysanız hayat çok güzel
Batı Darfur'un merkezi El Genina dünyanın en mahrum bölgelerinden biri. Uçakla 2,5 saatte gidilen Genina'ya kara yoluyla yaklaşık 15 günde ulaşılabiliyor. Şehirde ciddi manada susuzluk var. Büyük sahra çölünün ortasında bir yerlerde küçük bir şehir burası. Modern zamanın kutsal kıldığı hiçbir nesne buralara uğramamış henüz. Sadece tavana asılan dev pervaneler var.
Genina'da açık hava bir çay ocağında otururken 7 yaşındaki Dehra meraklı gözlerle bizlere bakıyor. Elimizdeki malzemeleri, giysilerimizi, ayakkabılarımızı süzüyor. Biz de onunla konuşmaya başlıyoruz, "böyle" bir yerde 3 gündür yaşamaya çalışan İstanbullular olarak: "Hayatından memnun musun?" Şaşırıyor sorumuza. "Neden memnun olmayayım ki? Hayat çok güzel burada."
Yılbaşında yapılan referandumla ayrılan Güney ve Kuzey Sudan'da iç göçler hız kazandı. Ülkenin ikiye bölünmesinin kararlaştırılmasının ardından ülkenin güney kesiminden kuzey kesimine, kuzeyden de güneye göç dalgaları yaşanıyor.
Uçaklarda yer bulmakta zorluk çekilirken otobüs terminalleri göç eden Sudanlılarla dolup taşıyor. Düzenlerinin bozulmuş olmasından oldukça rahatsız olduğu gözlenen Sudanlılar, göç etme nedenlerini "güvenlik eksikliğinin oluşabileceği" şeklinde ifade ediyor.
Geçtiğimiz eylül ayında yapılan ve Güney Sudanlıların ayrılma yönünde tercih belirttiği referandum ardından başlayan göçün temel sebebinin bu olduğu ifade ediliyor. Sudan'ın güney kesimi Afrika kökenliyken kuzey kesimi ağırlıklı olarak Arap kökenli olduğu biliniyor. Sudan'da yaşanan iç çatışmalarda Afrikalı ve Arap kabilelerden binlerce insan hayatını kaybetmişti.
Sadece başkent Hartum'dan ülkenin güney kesimine 100 bine yakın kişinin göç ettiği öğrenildi. Güneyden Kuzeye göç eden Sudanlıların sayısı konusunda ise net bir bilgi yok. Kaynaklar güney ve kuzey bölgelerinin uzun zamandır fiziksel temas kurmadığını ifade etti. Ülkenin güney ile kuzeyine geçişin zaten vizeye tabi olduğu belirtilirken ayrılmanın psikolojik bir etkinin dışında çok büyük bir ekonomik etki oluşturmayacağı söyleniyor.
Geri dönen güneyliler diri diri yakıldı iddiası
Referandum sonrası ülkenin bölünmesinin kararlaştırılması milliyetçi eğilimleri yüksek Sudanlıları olumsuz davranışlara itiyor. Referandumun ardından başkent Hartum'dan Güney Sudan'a dönen bir aile oradaki yaşam şartları üzerine tekrar başkente döndü. Geri dönen Güneylilerin Sudanlı Arap milliyetçileri tarafından üzerlerine benzin döküp yakıldığı konuşuluyor. Bu iddia henüz doğrulanamazken ülkenin kuzeyinde yaşayan güneylilerin güvenlik konusunda ciddi endişeler taşıdığı biliniyor. Öte yandan ulaşım şartlarının elverişsizliği Güney'deki durumun net bir şekilde bilinmesinin önüne geçiyor. Ülkenin her iki tarafında kalan Kuzeyli ve Güneyli Sudanlıların göç etmemeleri durumunda vatandaşlık statülerinin ne olacağı henüz netlik kazanmadı. Güneyden kuzeye yapılan göçlerle kuzeyden güneye olan göçlerin birbirini dengeleyeceği de düşünülüyor. Durumun bu şekilde gelişmesi iş gücü kaybının olmayacağına yönelik yüksek boyutta bir değişim oluşmayacağı ifade ediliyor. İşte Darfur'un hikayesi böyle. İyi niyetle anlamaya çalışsan da tam olmuyor. Tüm Afrika gibi fakirliğin gırtlağı da geçtiği Sudan'da toprak altındaki binlerce ölü tüm dünyaya bakıyor. İslam dünyasının Darfur'a sessizliği mezarlarında döndürüyor onları. Başbakan'ın söylediği gibi "Müslüman soykırım yapmaz." En azından yapmamalı! Darfur'da öyle bir şey oldu mu? Soykırım değil de "teşebbüs" mü vardı tam anlamıyla bilinmiyor. Ama Darfur'da bir şeyler oldu. Bu kesin. BİTTİ


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Cihat Arpacık / Türkiye
Etiketler:



