İstiklal Mahkemesi tarafından haksız yere idam edilen İskilipli Atıf Hoca için şehadet yıldönümünde, zindanda kaldığı Ulucanlar Cezaevi önünde iade-i itibar çağrısı yükseldi. Atıf Hoca ile birlikte idam sehpasına götürülen Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi ve Şalcı Bacı için de devletin Dersim‘de olduğu gibi iade-i itibarda bulunmasını isteyen Mazlumder ve 16 Temmuz Gençlik Hareketi mensupları, Başbakan Erdoğan‘a ve hükümete seslendi.
Atıf Hoca onurumuzdur
Müzeye dönüştürülen Ulucanlar Cezaevi önündeki idam ilmekli eylemde, Kur‘an-ı Kerim ve Fatihalar okundu. Bu sırada, bazı aktivistler gözyaşlarına hâkime olamadı. Tekbirlerin yükseldiği Ulucanlar önünde, ‘Katiller halka, hesap verecek. Atıf Hoca onurumuzdur. Şehitlerin yolunu sürdüreceğiz‘ sloganları atıldı.
özür dilesinler
Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, "Başbakan, Dersim için özür dilediğini ifade etti. İyi yaptı. Ama İstiklal Mahkemelerinde katledilen hukuk ve insanlar için Sayın Başbakan‘ın söyleyeceği bir şey yok mu? Madem devleti yönetiyorlar, özür dilemelerini talep ediyoruz" şeklinde konuştu.
İstiklal Mahkemesi tarafından haksız yere asılan İskilipli Atıf Hoca için idam edildiği 4 Şubat‘ın yıldönümünde, zindanda kaldığı Ulucanlar Cezaevi önünde iadei itibar çağrısı yükseldi. Atıf Hoca ile birlikte idam sehpasına götürülen Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi ve Şalcı Bacı için de devletin Dersim‘de olduğu gibi idaei itibarda bulunmasını isteyen Mazlumder ve 16 Temmuz Gençlik Hareketi mensupları, Başbakan Erdoğan‘a ve hükümete seslendi.
Müzeye dönüştürülen Ulucanlar Cezaevi önündeki idam ilmekli eylemde, Kuranı Kerim ve Fatihalar okundu. Bu sırada, bazı aktivistler gözyaşlarına hâkime olamadı. Tekbirlerin yükseldiği Ulucanlar önünde, ‘Katiller halka, hesap verecek. Atıf Hoca onurumuzdur. Şehitlerin yolunucu sürdüreceğiz‘ sloganları atıldı. Açıklamaların ardından Atıf Hoca‘nın kaldığı 6. Koğuş ziyaret edildi.
Hükümete çağrı
Mazlumder Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal, İskilipli Atıf Hoca‘nın Şapka Kanunu çıkmadan 1.5 yıl önce yazdığı bir risale yüzünden evrensel hukuk kuralları ve bütün vicdanlar çiğnenerek, Türkiye‘nin alnına bir kara leke sürülerek idam sehpasına çıkarıldığını kaydetti.
Babaeski Müftüsü Ali Rıza Efendi ve Şalcı Bacı‘nın da aynı zulme uğradığını ifade eden Ünsal, "Bu toplum eğer İstiklal Mahkemeleriyle yüzleşmezse, eğer bu cumhuriyet geçmişle hesaplaşmazsa şimdiki nesillerle helalleşmesi mümkün değildir. O yüzden Meclis‘e sesleniyoruz. Bir an önce İstiklal Mahkemesi‘nin kayıtlarını bugünkü Türkçe ile yayınlayın" diye konuştu.
Hukukun katledildiğini herkesin görmesi gerektiğini ifade eden Ünsal, "Başbakan Dersim ile özür dilediğini ifade etti. İyi yaptı. Elbette yapması gerekeni yaptı. Ama İstiklal Mahkemelerinde katledilen hukuk ve insanlar için Sayın Başbakan‘ın söyleyeceği bir şey yok mu? O yüzden biz siyasal iraden de İstiklal Mahkemesi hukuksuzlukları nedeniyle, madem devleti yönetiyorlar, özür dilemelerini talep ediyoruz" şeklinde konuştu. İskilipli Atıf Hoca‘nın iadei itibara ihtiyacı olmadığını vurgulayan Ünsal, "Madem devlet böyle bir cinayet işlemiştir, hukuku ayaklar altına almıştır, onların çocuklarını perişan etmiştir, onların şehirlerini mahkum etmiştir. O halde yapmış olduğu bu hukuksuzluğu telafi etmeli, bizim nazaramızda tertemiz olan bu insanlar, devletin nazarında tertemizlenmelidir" ifadesini kullandı.
Yenimahalle‘deki büyük ayıp
Atıf Hoca‘nın mezarının bulunmasında büyük emekleri geçen Araştırmacı-Yazar Mehmet Sılay ise, "Atıf Hoca bir alim, bir dersiam bir aktivist ve bir şehittir" dedi. Atıf Hoca‘yı idama mahkum eden Kel Ali‘nin adının Ankara‘da Yenimahalle‘de bir parka verildiğini hatırlatan Sılay, "Ankara buna layık değil. O isim mutlaka oradan silinmelidir" dedi.
Sılay, Atıf Hoca‘nın mezuranın bulunduğu Şafaktepe Parkı‘nın isminin belediye tarafından Şehit Atıf Hoca olarak değiştirilmesi çağrısında bulundu.
"Onu idama mahkum edenler, hakim değildi. Halka ve ümmete göz dağı vermek üzere idam ettiler" diyen Sılay, "27 Mayıs ihtilalinde Başbakan asan mahkeme, İstiklal Mahkemesi yanında yunmuş yıkanmıştır" dedi.
Zalimin adı parkta
Türkiye Yazarlar Birliği Onursal Başkanı Mehmet Doğan ise, Atıf Hoca‘nın gördüğü haksızlık ve hukuksuzluğun tarihe bir leke olarak geçtiğini söyleyerek, "Atıf Hoca‘yı idama götürenler, onun arka planına karşı bir operasyon yapmışlardır. Çünkü Türkiye‘de milli mücadelenin fikir zemini farklıydı. Cumhuriyetten sonra fikir zemini farklılaştırıldı" dedi.
Atıf Hoca‘yı bu milletin hiçbir zaman unutmadığını ifade eden Doğan, "Eğer unutursak, adalete, hakka ve hukuka bağlılığımızı unuturuz. Atıf Hoca, boşuna ölmedi. Ölmediğini bugün gösterdik. Onu unutmamak boynumuzun borcudur" diye konuştu.
Yenimahalle Belediyesi‘nin Kel Ali‘nin ismini bir parka vermesini eleştiren Doğan, "O zalimin isminin bir parka verilmesinden çok rahatsızım. Ümit ediyorum bir sonraki seçimde gelen yönetim o parkın ismini değiştirir" dedi. Doğan, Mamak‘taki Şehitlik Mezarlığı‘na Atıf Hoca‘yı anlatan bir menkıbe koyulmasını teklif etti.





