İnsan ne bilirse bilsin, geleceğe ait bilgisi tahminden öteye gitmez. Yarın hakkında bildiklerimiz, olacaklar hakkındaki beklentilerimiz bilgi ağımızın dışındadır.
Yarına yatırım yaparken, yarını planlarken beklentilerimize bağlanmaktan başka bir seçeneğimiz yoktur. Kısa bir ömre çok şey sığdırma arzumuz, hayırlı olmayandan uzak durma temennimiz önemlidir. İş yeri kurarken, ticarete atılırken, evlenirken, ev naklederken ve bunlar gibi hayatın gereklerini düşünüp planlarken en iyisini ya da en zararsızını yapmayı istememiz kadar tabii bir istek yoktur.
Yarın için planladığımız işlerin 'iyi/hayırlı' olması iki gerçeği önümüze koyar. Bunların birincisi: İnsan olarak, o işin 'iyi/hayırlı' olmasını gerektirecek ön hazırlık yapılmış mıdır? 'Hayır' istemekle gelmediğine göre, peşinde koşulması gerekmektedir. Hayrı aradığımızdan emin olmamız birinci gerçektir. İkinci gerçek ise: O işin, her şeyin mutlak hâkimi olan Allah Teâlâ'nın kaderinde 'hayır' olarak yazılıp yazılmadığıdır. Bizim iyi veya kötü görmemizden önce, o işin iyi olarak yazılmış olması gerekmektedir.
Kaderde ne yazdığına muttali olmamız da mümkün değildir. Soruşturulabilecek bir merci de yoktur. Bir iş yeri açarken, bir evlilik kararı verirken, verilecek kararın yarınlara ne taşıyacağını bilmek gibi bir imkânımız asla yoktur. Sadece işaretler üzerinden yürütülen bir tahmin ve temennilerimiz olabilir.
Maddi planda yapabildiklerimizi yaptıktan sonra, mana âleminden de destek almamız huzurlu bir hayat için önemli bir destektir. Bu desteği adı dua olabilir, zikir olabilir, istihâre olabilir.
İstihâre, sünnet olduğuna icma edilen hususlardan biridir.
İstihâre hadisi
Cãbir radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem tıpkı bir Kur'an sûresini öğretir gibi, bize her iş için istihâre yapmayı öğretirdi. Şöyle buyururdu:
"Herhangi biriniz bir iş yapmak istediğinde, farz namazlardan ayrı olarak iki rekât namaz kılsın, sonra da şöyle desin:
Allahım! Sen her şeyi bildiğin için, hakkımda hayırlı olanı bana da bildirmeni, senin gücün her şeye yettiği için, beni başarılı kılmanı ve hayırlı olanı nasip etmeni, senin o büyük kereminden niyaz ederim. Çünkü senin gücün her şeye yeter, benimki yetmez; sen her şeyi bilirsin, ben bilemem. Şüphesiz sen görülüp bilinmeyenleri de bilirsin.
Allahım! Eğer bu işin benim dinim, dünyam ve âhiretim için hayırlı olduğunu biliyorsan onu yapmayı nasip et, kolaylık ver ve onu bana mübarek kıl. Şayet bu işin benim dinim, dünyam ve âhiretim için kötü olduğunu biliyorsan onu benden, beni ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu bana nasip et, sonra da gönlümü bu sonuca râzı kıl!" Buhârî, Tevhîd 10.
Bu duadan sonra da isteyeceği şeyi söyler.
İstihâre şudur:
Mü'Min, yapmayı düşündüğü mubah bir işin, kendisi için hayırlı olup olmadığı konusunda kalbi rahat etmesi için iki rekât namaz kıldıktan sonra hadisi şerifte öğretilen duayı okur. Aradan geçen zaman içinde kalbinin o işe yatmasına veya tamamen soğumasına bakarak bir karar verir. Eğer İstihâreden sonra, yapmayı istediği iş için içinde bir rahatlık hissi artmışsa, o işin hayırlı olduğuna karar verir. Aksi durumda da o işi terk eder. Bu bir sünnettir. İstihâre, dünya nimetlerini elde ederken, huzurlu olmayı ve ahiret fırsatlarını da kaçırmamayı elde etmek içindir.
İstihârenin hükmü:
İstihare sünnetlerden bir sünnettir. Yapılmasında fazilet ve rahatlık vardır. Terk edilmesi ise günah değildir.
İstihârenin konusu:
İstihare kesinlikle mubah işlerdedir. Farz, vacip ve haramlarda, hatta mekruhlarda istihâre yapılmaz. Kulun yapmak veya yapmamak arasında serbest olduğu meselelerde istihâre yapılabilir. Zekât vermek, hacca gitmek, Kur'an öğrenmek, fıkıh okumak gibi ameller için istihâre yapmak abestir; bunlar zaten Allah'ın kullarından yapmalarını istediği işlerdir. Mekruhlar da dâhil olmak üzere haramları işlemek için de istihâre yapılması düşünülemez. Haram bir işin karışacağı düğünü yapmak isteyen birinin istihâreye tevessül etmesi mümkün değildir.
İstihârenin konusu, serbest alanlardır. Filan kişi ile evlenmenin hayır olup olmadığı, evini filan semte taşımanın, filan yerde ticaret yeri açmanın hayırlı olup olmadığı konusunda istihâre yapmak sünnete uymaktır.
Zamanı
İstiharenin zamanı, bir işe kesin karar vermeden önceki düşünce merhalesinde olduğu zamandır. Mesela, biletler alındıktan sonra bir yolculuğun hayırlı olup olmadığı konusunda istihârenin anlamı yoktur.
İstihâre'nin şekli
İki rekât namaz kılınır. Bu namaz normal nafile namazdır. Namazdan sonra, hadiste zikredilen dua yapılır ve duanın akabinde yapılmak istenen iş zikredilir. Nafile namaz kılınması uygun olan her hangi bir zamanda bu yapılabilir. Namaz için de muayyen bir kıraat yoktur. Birinci rekâtte Kâfirûn, ikincide ise İhlas surelerinin okunması teşvik edilmiştir. Birinci istihârenin akabinde bir sonuç alınamazsa, bir iki gün sonra ikinci ve üçüncü defa, hatta yedi kere tekrar edilebilir.
Başkasının yerine istihare yapılabilir mi?
İstiharenin bir ibadet olarak, başkasına yaptırılabileceğine, yani işi olanın bir başkasından kendisi için istihâre yapmasını istemesine dair ayrıntı yoktur. Esas olan bunu her mü'minin kendisinin yapmasıdır. Çünkü bu, bir kalbe ilham meselesidir. Kulun Rabbine olan itimadının sınandığı bir amelde başkasından destek alması evla olan değildir. İstihâre ibadettir. İbadet olarak bizim için bir ecir kaynağıdır. Ufkumuzun açılmasına, güvenimizin oluşmasına neden olan önemli bir sünnettir.
İSTİHÂRE, İSTİŞAREDEN SONRA OLMALI
İstihareye mahsus dua ezberden okunması halinde daha uygun olmakla beraber, bir kâğıttan da okunabilir.
- İstihareden sonra oturup beklemek gerekmez; istihâre yapan işine devam eder. Doğan sonuca göre sonradan kararını verir.
- Duayı eksiltmemek gerektiği gibi, uzatmamak da gerekir. İsithâre maksadı ile kılınan namazdan sonra, bu dua okunup, salâvâtla bırakılmalıdır.
- İstihâre, istişareden sonra olmalı ve istişare asla terk edilmemelidir.
- İstihârenin sonucu olarak 'rüya görmek' bir şart değildir. İstihâreyi anlatan hadiste rüya yoktur; sonradan ilave edilmiştir. Esas olan zihinde oluşan durumdur. Rüya da iç açan veya karartan bir etken olarak görülebilir. Ancak rüyanın hangisinin iyi, hangisinin kötü yorumlanacağı da ayrı bir sorun olduğundan, rüya, önümüzü açması için teşebbüs ettiğimiz bir işte, yokuşa tırmanmak olarak anlaşılabilmektedir.
- İstihâreden sonra, söz konusu meselede, tereddütleri artan biri için mesela, istihâre olumsuz sonuçlanmıştır. Konuya daha sıcak bakmaya başlayan için de sonuç olumludur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Nureddin Yıldız / Türkiye
Etiketler:



