milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ÖĞRETMENLERE YÜKSEK LİSANS İMKANI
  • HALEP'TEKİ PATLAMALAR: "25 ÖLÜ, 175 YARALI"
  • BÖYLE BİR DAYATMAYA MUHALEFET OLARAK KESİNLİKLE BOYUN EĞMEYECEĞİZ
  • SURİYELİ MUHALİFLERİN SINIR DIŞI EDİLMESİNE TEPKİ
  • KAMPTA İSLAM DİNİNE SAYGISIZLIK HAD SAFHADA
  • ''MOBİL'' AİLE HEKİMLERİNİN İŞ YÜKÜ HAFİFLEYECEK

İstanbul’un kıymetini bilemedik!

20 MART 2010
CMT 00:55

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

İstanbul'un yer itibari ile dikkat çekici bir noktada bulunduğunu belirten Prof. Dr. Semavi Eyice, ''Biz İstanbul'un kıymetini bilemedik. Bilseydik İstanbul'u daha farklı görür, daha fazla korurduk'' dedi.

  • İstanbul’un kıymetini bilemedik! -

Cumhuriyet tarihinin büyük bölümüne bizzat tanıklık eden 1923 doğumlu Prof. Dr. Semavi Eyice, İstanbul'un topoğrafik özelliklerinin tamamen değiştiğini, değişimde eski deprem ve Osmanlı döneminde yaşanan meşhur yangınların yanı sıra, yeni yapılaşmalarla bozulan şehir karakterinin de önemli bir unsur olduğunu söyledi.

Eyice, Yıldız Teknik Üniversitesinde gerçekleşen ''Mimari'de İstanbul'' adlı söyleşide, İstanbul'un yer itibari ile dikkat çekici bir noktada bulunduğunu belirterek, ''İstanbul, kuzeyden güneye inen deniz yolunun ve doğudan batıya geçen kara yolunun kavşak noktasıdır. Tarihin her devrinde önemli bir mevki olarak görülmüştür'' dedi.

''Biz İstanbul'un kıymetini bilemedik. Bilseydik İstanbul'u daha farklı görür, daha fazla korurduk'' diyen Eyice, tarihi üçgen İstanbul'un jeolojik durumunun bilinmediğini, bu konuyla ilgili de bir çalışma yapılmadığını ifade etti. Eyice, ''Yani bugün gördüğümüz toprak kotu, bazı yerde sekiz metre, bazı yerlerde daha az, ya da daha derin olmak üzere değişmektedir. Bu durum karşısında İstanbul'un gerçek engebelerini ve kıyı girinti çıkıntılarını tam olarak tespit edemiyoruz. Bir uzman bu konuyu incelesin ve bize açık bilgi verecek bir sonuç çıkarsın. Daha erken devirlerde İstanbul'da muhakkak ki birileri yaşıyordu. Ama elimizde onlarla da ilgili bir bilgi yok. Yalnız şahsi kanaatim İstanbul'un en eski sakinlerinin doğrudan doğruya, bu üçgen İstanbul'da değil de, daha emin olan Haliç'in ucundaki bölgede yaşadıklarını düşünüyorum'' diye konuştu. İstanbul'daki girinti ve çıkıntıların da tam olarak bilinmediğini söyleyen Eyice, antik çağlarda, Sirkeci bölgesinde faaliyet gösteren ''Neorion'' adında bir limanın olduğunu, ancak limanla ilgili günümüzde herhangi bir bilginin bulunmadığını söyledi.

Eyice, bu limanın Roma ve Bizans döneminde, İstanbul için önemli bir liman olduğunu belirterek şöyle devam etti: ''Bundan sonra küçük limanlar vardır. Sarayburnu'na doğrudur bunlar. Hatta bir tanesi Osmanlı döneminde de mevcuttur ve kullanılmıştır. 15. yüzyıldan 16. yüzyılın başlarına kadar burada faaliyet olduğu biliniyor. O devirde yapılmış olan İstanbul gravüründe de karada inşa edilmekte olan bir kadırga görünmektedir. Nitekim şuan bu limanın bulunduğu semtin adı da Kadırga Limanı'dır. Yani isim olarak dahi hala yaşamaktadır. Fakat bütün bu girintiler çıkıntılar bugün yok. İstanbul'un simasını değiştireceğiz gayesiyle sahile yapılan dolgular sayesinde, İstanbul'da kocaman bir sahil yolu yapıldı ve bütün topoğrafik durum ortadan kalktı.''

Eyice, İstanbul'un içinde doğru dürüst bir su kaynağı olmadığını, ancak adı Roma devrinde Likus, Bizans çağında Likos, Türk devrinde ise Bayrampaşa deresi denilen bir derenin olduğunu belirtti. Bu derenin Trakya istikametinden geldiğini ve Topkapı ile Edirnekapı arasındaki vadiden şehre girdiğini ekleyen Eyice, ''Vaktiyle buraya yapılmış bir kulenin içinden şehre emin bir şekilde girmesi sağlanmıştır. Nitekim Sulukule adı da buradan gelmiştir'' dedi. Eyice, şimdiki Vatan Caddesi'nin dere yatağı olduğunu ve suyun Aksaray'dan doksan derece bir dönüş yaparak, bugün kazı yapılan Yenikapı Limanı'ndan denize döküldüğüne dikkati çekti.

Halkı düzeltmek şart

Semavi Eyice, şehirdeki çarpık yapılaşmanın karşısında yer alan bir isim. İşte Eyice'nin İstanbul hakkındaki görüşlerinden biri: "İstanbul'un bir defa rahat dolaşılır, asayişi normal ve her hususta derli-toplu bir şehir olması lazım. Bu sağlanamıyor. Büyük iş bunlar. Çeşit çeşit şeyler yapıyorlar. Fakat bunlar koordine edilmiyor. Başlanan işler yarım kalıyor. Bundan 3-4 sene evvel Süleymaniye'de bir mahallenin olduğu gibi yaşatılması için bir proje vardı. Bunun için komisyonlar kuruldu. Epey çalışmalar yapıldı.  Sürenin bir kısmı boşuna harcandı. Bu iş ciddi bir komisyon kurularak daha başından ele alınabilirdi. Bu karar alındığı andan itibaren; acele neler yapılmalıdır, zamanla neler yapılmalıdır; bunlar programlanmalıydı. Süleymaniye bir devirde İstanbul'un kültür merkeziydi. Şairler, ulema, kültür bakımından kalburüstü olanlar Süleymaniye, Vefa etrafında oturuyorlar. Bugün Süleymaniye'de kimler oturuyor? Halkı düzeltmeden şehir düzelmez. Halkı düzeltmek şart."

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 20.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: istanbul, mimar, tarih, osmanlı, sanat,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Kültür

    1. Topkapı Sarayı'nın hafızası
    2. Mısır sanat tarihinde Osmanlı damgası var
    3. Çöpleri sanat eserine dönüştürdüler
    4. Özlem Özkan'dan Dönüşüm sergisi
    5. Muğla'da sema gösterisi yapıldı
    6. Dervişin halleri
    7. Tarihi eserler için koşu
    8. Ahmet Kabaklı mezarı başında anıldı
    9. Tasarımcı el sanatı ustası kazanacak
    10. Üretimini yaptığı enstrümanı çalamıyor
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    4. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    5. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    6. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    7. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    8. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    9. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    10. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Derin savaş
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek