Terörist İsrail'in güneyindeki Ber Şeva'de kurulu Ben Gurion Üniversitesinden bir öğretim üyesi, "ırkçı bir devlet" olarak tanımladığı İsrail'e karşı uluslararası boykot çağrısında bulundu. Öğretim Üyesi Dr. Neve Gordon, Los Angeles Times gazetesine yazdığı makalede, "Bir İsrail vatandaşı olarak, yabancı ülke hükümetlerini, bölgesel yetkilileri, uluslararası toplumsal hareketleri, inanç temelli örgütleri, sendikaları ve kişileri, İsrail ile ilişkilerini askıya almaya çağırmak, benim için de gerçekten basit bir konu değil" ifadelerini kullandı.
İsrail'in tarihi bir yol kavşağında olduğunu ve bugün dramatik önlemler alma zamanının geldiğini kaydeden Gordon, "Çocuklarını İsrail'de büyütmeyi seçen bir Yahudi, neredeyse 30 yıldır İsrail'in barış kampının bir üyesi ve ülkenin geleceğinden derin bir endişe duyan biri olarak bunu söylüyorum" diye yazdı.
Gordon, ülkesini "ırkçı bir devlet" olarak tanımlarken, ülkede yaşayan İsrailliler ile Filistinlilerin aynı bölgede yaşayan insanlar olarak, birbirinden tümüyle farklı yasal sistemlere tabi olduklarını belirtti. Filistinlilerin çoğunun en temel insan haklarından yoksun olduğuna ve bir devletlerinin bulunmadığına işaret eden Gordon, bunun tam tersine tüm Yahudilerin, ister Batı Şeria'da, ister İsrail'in içinde yaşıyor olsunlar, İsrail devletinin vatandaşları olduklarını kaydetti.
Dr. Neve Gordon, iki devletli çözümün ırkçı bir devlete son verecek tek yol ve bu yolu açacak tek şeyin de yoğun bir uluslararası baskı olduğuna inandığını belirtti.
Ben Gurion Üniversitesi ise Dr. Neve Gordon'u kınadı. "Makaleyi şiddetle kınıyoruz" denilen üniversitenin açıklamasında, Gordon'un "akademik özgürlüğün sınırlarını aştığı" (!) görüşü dile getirildi.
İsveç, İsrail'in baskısına aldırmıyor
Terörist İsrail askerlerin Filistinlileri organları için öldürdüğü haberi nedeniyle siyonist İsrail'e özür açıklamasından geri adım atan İsveç hükümeti, olayın sorumluluğunu haberi yapan gazeteye yükledi. Başbakan Frederik Reinfeldt, "Gazeteye o başlığı atan ben değilim" diyerek eleştirileri savuştururken, Dışişleri Bakanı Carl Bildt ise "Özür dilenmesi gerekiyorsa bunun Aftonbladet yapmalı" dedi.
Aftonbladet'taki haberin ardından basın özgürlüğü ilkesi ve İsrail'le ilişkiler arasında kalarak bocalayan İsveç Dışişleri Bakanlığı, İsrail'deki diplomatının özür açıklamasını internet sitesine koyduktan sonra kaldırmıştı. Başbakan Fredrik Reinfeldt, SVD gazetesine yaptığı açıklamada, İsveç Anayasası'nın basın özgürlüğünü garanti altına aldığını açıklayarak, "Kimse, İsveç hükümetinden kendi Anayasasını aşmasını, ihlal etmesini bekleyemez" dedi.
Dışişleri Bakanı Carl Bildt de krizin ardından benzer bir açıklama yaparak, söz konusu haber nedeniyle İsrail'den özür dilemelerinin söz konusu olamayacağını söylemişti. Başbakan Reinfeldt, İsrail'le aralarında bir diplomatik krizi olup olmadığının sorulması üzerine, "O gazeteye o başlığı atan ben değilim" cevabını verirken, Dışişleri Bakanı Bildt ise, "Aftonbladet'in sahibi ben değilim. Özür dilenecekse, onlar dilemeli" dedi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



