Mısır geçici askerî yönetimi her ne kadar yönetimin söz konusu barış ve bunu sağlayan 1979 Camp David anlaşmasına sadık kalacağını açıklamış olsa da ileride bu durumun değişme ihtimali de elbette söz konusu.
Bu yüzden azalmış olsa da bu korku devam ediyor. İsrail bakımından bu korkudan daha güçlü olanı da kendisine yönelik balistik füze tehdidi ile ilgili büyük korkusu şüphesiz. Yaklaşık 10 yıldır söz konusu olan bu tehdit, İsrail'e korkulu rüyalar gördürüyor.
Esasen bu korkuları bir ölçüde gerçekleşmiş de bulunuyor. 2006 Lübnan Savaşı, 2009 Gazze Savaşı, bu korkuların İsrail bakımından kâbusa dönüştüğü savaşlar olarak gerçekleşmişti. Lübnan Savaşı'nda Hizbullah İsrail'e 4.000, Gazze Savaşı sırasında ise Hamas ve diğerleri İsrail topraklarına 600 kadar füze ve roket atmayı ve önemli zararlar verdirmeyi başarmışlar, İsrail ise bunlara karşı başarılı olamamış, tehditleri ortadan kaldıramamıştı...
İsrail'in hasımlarının bu sayıdan çok füze ya da roketi belli bir sürede İsrail hedeflerine atması halinde sistemin bunlarla baş etmesinin hem teknik ve hem de maliyet açısından mümkün olmadığı da söyleniyor. Bu konu şöyle de ifade edilebilir: İsrail'in hasımları aynı anda 200-300'den fazla sayıda füze ya da roketi İsrail'le atarlarsa ne olur (ki bugün Hizbullah'ın 50.000, Hamas'ın binlerce ve Suriye'nin de binlerce füzeye sahip olduğu tahmin ediliyor)? İsrail muhtemelen bunlarla baş edemez ve bu durumda hasımlarına karşı başka vasıtalara başvurur. Bunlar da kritik hedeflere ya da füze atılan bölgelere ağır bombardıman ve ağır topçu atışı ve daha ağır olanları olur. Bu durumda ihtilaf büyür ve geniş ve yaygın savaşlara yol açar. Hasımlar da buna kendi imkânlarıyla cevap verir ve böylece bölge yangın yerine döner...
Fikret Ertan ZAMAN


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



