Kemal İbn-i Humam Vakfı‘nın gerçekleştirdiği İslamafobia sempozyumunda konuşan vakfın Mütevelli Heyeti Başkanı Temel Karamollaoğlu, İslamafobia kavramının korkudan çok İslam düşmanlığı ekseninde ortaya çıktığını belirterek, "Bu kavram batıda bir takım siyasi hedeflere ulaşmak için kullanılıyor" dedi. Sempozyumda bir konferans veren araştırmacı yazar Aytunç Altundal ise, batının gözle görülmeyen kiliselerle İslam toplumlarını Müslümanlıktan çıkartmak için büyük bir çaba sarf ettiğini söyledi.
Kemal ibn-İ Humam Vakfı, "Kolektif Bir Korkunun Anatomisi Olarak İslamafobia" konulu bir sempozyum gerçekleştirdi. Sivas‘ta düzenlenen sempozyumun açılış konuşmasını yapan, vakfın Mütevelli Heyeti Başkanı Temel Karamollaoğlu, ‘batı dünyasının İslamafobia kavramını bazı siyasi hedefler için paravan olarak kullandığını‘ söyledi.
İslamafobia kavramının korkudan çok bir İslam karşıtlığı ve düşmanlığı olarak ortaya çıktığını vurgulayan Karamollaoğlu, "Dünyada teknolojik ve ekonomik refahın zirvede olduğu bir dönemde Batıda, yabancı karşıtlığı ortaya çıktı" diyerek, Müslüman kesimin batıyla kültürel kaynaşması, siyaset ve ekonomide etkin rol almaları bazı kesimleri rahatsız ettiğini belirtti.
Tedavi edilmeliler
Amerikan eski Başkanı George W. Bush‘un, Ortadoğu‘ya açacağı yeni savaş kullandığı "Bu bir haçlı seferidir" ifadesi ile Fransa İçişleri Bakanı‘nın Libya müdahalesi öncesi yaptığı, "Haçlı Seferleri‘nin devamı" açıklamalarını, "Tedavi edilmesi gereken hastalık" olarak nitelendiren Karamollaoğlu, bu ve benzer tehlikelerin önlenebilmesi için de siyasi ve ekonomik tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.
Sempozyumda bir konferans veren araştırmacı yazar Aytunç Altundal ise, batının gözle görülmeyen kiliselerle İslam toplumlarını Müslümanlıktan çıkartmak için büyük bir çaba sarf ettiğini söyledi. ‘Müslümanların dilinin ve düşünce sistemlerinin değiştirildiğini‘ savunan Altundal, "Sizin asırlardır gelenek olarak kullandığınız kavram ve deyimlerin içini boşaltılmaktadır. Siz Müslüman olarak kalın fakat şu kavramları kullanın deniyor: Demokratikleşme, İnsan hakları, Hukukun üstünlüğü. İnsan hakları standartları belirlenirken Müslümanların da görüşü alındı mı? ‘Ey Müslümanlar sizinde bu standardı belirlemede hakkınız var‘ denildi mi? Onlar belirledi siz kabul edeceksiniz."
"Batı, insan hakları, Feminizm, barış ve kardeşlik, eşitlik gibi kavramları kendi toplumsal yapısı içinde tanımlıyor ve bana sormadan sende bunları kabul edeceksin diyor" ifadelerini kullanan Altundal şöyle konuştu: "Bu kavramlardan ne anlaşıldığını bana da sormak zorundadır. Hukukun üstünlüğü dediğimiz zaman anlaşıyor muyuz? Aynı şeyi mi kastediyoruz? Bizim onayımız alındı mı? Batı‘da Tanrı-papa-Kral-Soylu-Derebeyler-Burjuva-zanaatkar-çiftçiler vs.. hiyerarşisi vardır. Fahişeler vb ise listede ayrı bir çizgi ile en altta yer almaktadırlar. Yahudiler ise listede hiç yoktur. İnsan bile sayılmamışlardır. Listenin en sonunda bile yer almıyorlar."
"Bir tane Müslüman Stalin veya Hitler yok"
Sempozyumda bir konuşma yapan Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Sofuoğlu ise ilginç bir iddiada bulundu. İslamafobia‘nın kavramının misyonerler uygulandığını söyleyen Sofuoğlu, Bosna‘da Mostar Köprüsü‘nün yıkılmasından Üsküp‘e dev bir haçın dikilmesine kadar birçok olayın İslam düşmanlığından ileri geldiğini söyledi. Kosovada‘ki okullarda rahibelerin rahibe kıyafetiyle psikoloji ve rehberlik dersi verdiğini söyleyen Sofuoğlu, Türkiye‘de ise başörtülü öğretmen mi olur tartışmaları yapıldığına değinerek, "Bütün bunlar ve Müslümanlara laik anlayışı dayatanların mirasıdır. Toplumun kendi din adamlarını ve aydınlarını kullanarak onların üzerinden bunları topluma söyletmektedirler. Bu Müslüman bir toplum için çok tehlikeli bir İslamafobia çalışmasıdır" ifadelerini kullandı.
Misyoner bir kuruluş olan Caritas‘ın işsizliği istismar eden bir proje olduğunu söyleyen Sofuoğlu, bu kuruluşun Bosna ve Gürcistan başta olmak üzere diğer Müslüman ülkelerde faaliyet gösterdiğini aktardı.
"Dünya tarihinde bir tane Müslüman Stalin, Müslüman Hitler, Müslüman BUSH gösterebilir misiniz? Kim terörist" diye soran Sofuoğlu, "Tarihi süreçte Asya‘daki Türk kavimlerinin büyük bir kısmı asimile olmuştur. İslam bizim asimile olmamızı engellemiştir" diye konuştu.





