milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

27 MAY 2012 PAZ
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • GÖRSEL KİRLİLİK, RESİMLERLE KAPATILACAK
  • İRAN'DA 9. DÖNEM MECLİS'İ GÖREVE BAŞLADI
  • TERÖR ÖRGÜTÜ, KAÇIRDIĞI 10 KÖYLÜ SERBEST BIRAKTI
  • UZMAN EKSİKSİĞİNİ GİDERMEYEN HASTANENİN RUHSATI İPTAL EDİLECEK
  • "YERALTINDAN SU ÇEKEREK DEPREMLERİ DURDURALIM" ÖNERİSİ
  • ALABALIK ÜRETİCİLERİ "AYI NÖBETİ" TUTUYOR

Son Asır Ehli Sünnet Âlimleri kitabı büyük Şahsiyetlerin yaşamlarına ışık tutuyor
İslam'a adanan çileli hayatlar

05 AĞUSTOS 2011
CUM 11:05

[-] Normal [+]
  • Ramazan
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Bazıları yargılandı ve idam edildi. İdam edilmeyenler de işkencelere maruz kaldı. Hepsinin derdi aynıydı; İslam ışığını biraz daha ileriye yaymaya çabalamak.

  • İslam'a adanan çileli hayatlar -

İşte bu insanların bir kısmının hayatı yazar Ali Nar'ın hazırladığı kitapta okuyucuyla buluştu. 314 sayfadan oluşan Son Asır Ehl-i Sünnet Alimleri kitabı, Doğru Yorum Gazetesi Yayınları'ndan çıktı. Her sayfasında alimlerin talebelik dönemleri, nerede yaşadıkları, hangi eserleri kaleme aldıkları ve nasıl vefat ettikleri ayrıntılı bir şekilde okuyucuya sunuluyor. Kitapta Mustafa Sabri Efendi, Muhammed Zahid el-Kevseri, Elmalılı Hamdi Yazır, Ömer Nasuhi Bilmen, Ahmet Naim Babanzade, İskilipli Mehmet Atıf Hoca, Abdülhakim Arvasi, Ahıskalı Ali Haydar Efendi, Ahmed Hamdi Akseki, Hasan Basri Çantay, Muhammed Es'ad Erbili, Ahmed Davudoğlu, Seyyid Mehmed Şefik Arvasi, Abdurrahman Şeref Güzelyazıcı, Sadrettin Yüksel, Bekir Haki Yener Hocaefendi, Ali Yakup Cenkçiler, Mahzar Taşkesenoğlu, Ekrem Doğanay, Enver Baytan Hocaefendi, Tahir Büyükkörükçü, Ahmet Yaşar Hocaefendi, Halil Günenç Hocaefendi, Ali Fikri Yavuz, İbrahim Eken, A. Celaleddin Karakılıç, Lütfi Doğan, Prof. Dr. Durmuş Ali Kayapınar, Ali Küçük Er gibi isimlerin örnek hayatları anlatılıyor.

Mustafa Sabri Efendi

Mustafa Sabri Efendi son devrin üst düzey Sünni İslam âlimlerindendir. 127. Osmanlı Şeyh-ül İslam'ı olan Mustafa Sabri Efendi 1869 yılında Tokat'ta doğdu. 1954'te Mısır'da vefat etti. İlk tahsilini memleketinde yaptıktan sonra Kayseri'ye gidip, Kayseri Medresesi'nde Devrikli Hacı Emir Efendi'den ilim aldı. Daha sonra İstanbul'a gelerek huzur dersleri mükerriri Ahmed Asım Efendi'den okuyup icazet aldı. Mustafa Sabri Efendi ayrıca İttihat ve Terakki Partisi'ne karşı çıkıp o zaman yayınlanan Beyan-ül Hak dergisinde başyazar olarak yazılar yazdı. İttihat ve Terakki Partisi'ne mensup olanların kendisini öldürme teşebbüsleri üzerine Romanya'ya giderek bir süre orada kaldı. Daha sonra İstanbul'a dönüp Süleymaniye Medresesi'nde Hadis-i Şerif müderrisliği yaptı. 4 Mart 1919 tarihinde Şayhülislam oldu. İlimde çok kuvvetli olan Mustafa Sabri Efendi, Mısır'da Ezher Medresesi'nde bulunduğu sırada verdiği derslerde son derece faydalı oldu. Birçok eser kaleme aldı. Devrinin şair ve edibi Cenab Şahabeddin, İslamı ve ulemayı küçümseyen bir makale yazar. Mustafa Sabri Efendi de Beyanül-Hakk'ta ona cevaben bir yazı hazırlar. Yöneticiler; "Efendim, devrimizin en büyük edibiyle kalem kavgasına kalkıyorsunuz" diye uyarır. Mustafa Sabri Efendi de şu yanıtı verir; "Evet, farkındayım, başpehlivanla güreştiğimin! Yenersem başpehlivanım yenilirsem de kimseye ayıp olmaz!.." yazıyı yayımlar ve Cenab Şahabeddin, Mustafa Sabri Efendi'nin yanına gelerek elini öper ve; "Yazınızdaki mantık silsilesine hayran oldum." der. Kitapta Mustafa Sabri Efendi'nin kaleme aldığı o yazı da mevcut.

Elmalılı Hamdi Yazır

1878 yılında Antalya'nın Elmalı kazasında doğdu. 27 Mayıs 1942 tarihinde İstanbul'da vefat etti. Hamdi Efendi, dünya tarihinin tayin edici ve İslam Tarihinin sayılı olaylarından olan Osmanlı Devleti'nin dağıldığı ve İslam dünyasının büyük bir kısmının doğrudan İngiliz, Fransız ve Hollanda sömürgesi haline geldiği dönemde yaşamıştır. Yaşadığı dönemde Müslümanlar sadece siyasi olarak değil ilmen ve fikren de Batı istilasına maruz kalmış; bu istilaya karşı yürütülen İstiklal Harbi'nin başarı ile neticelenmesinden sonra doğrudan işgalden kurtarılmış bir İslam toprağı olarak Türkiye'de, Türkiye'nin kaderine iştirak ederek, hayatını sürdürmüştür. Hamdi Efendi ilmen ve fikren muktedir bir şahsiyettir; muktedir olmasını ise, kendisini taşıyarak yol gösteren güçlü İslam tefekkürü ve ilmine medyundur. Elmalı'nın özellikle Hak Dini Kur'an Dili isimli tefsirinde gösterdiği, siyaset merkezli ve batılılaşma şeklinde gerçekleşen modernleşmenin asli bir mesele teşkil ettiği ve bu meselenin halledilmesinin, siyaseti değil, ilmi, dolayısıyla metafiziği esas almak; hayatı bu esas çerçevesinde gerçekleştirmeye bağlı olduğudur.

İskilip Mehmet Atıf Hoca

İskilip'in Tophane köyünde doğdu. Daha 6 yaşında öksüz kalan Mehmet Atıf, dedesi Hasan Kethüda tarafından büyütüldü. Köyündeki eğitimden sonra ilim tahsili için İstanbul'a gitti. Medrese sonrası girdiği imtihanlardan geçerek İstanbul Müderrisi oldu ve Fatih Camii'nde ders vermeye başladı. Dersiamların mağduriyetini gidermek için yaptığı çalışmalar nedeniyle Bodrum'a sürüldü. Oradan geçtiği Kırım ve Varşova'dan II: Meşrutiyet öncesinde İstanbul'a döndü. 31 Mart Vakası'nda bir hafta tutuklu kaldı. Mahmud Şevket Paşa'nın öldürülmesi olayında dahli olduğu gerekçesiyle Sinop'a sürüldü. Resmi makamların her iki olayda bir kusuru olmadığını ifade etmelerine karşın dört yıl görev alamadı. İskilip Mehmed Atıf Hoca 12 Temmuz 1924 yılında yayınlanan Frenk Mukallitliği ve Şapka eseriyle Şapka kanuna muhalefette bulunduğu gerekçesiyle 1925'de tutuklandı ve Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından önce Giresun'a sonra Ankara'ya sevkedildi. Mahkeme heyetince idama mahkum edildi ve 4 Şubat 1926'da idam edildi.

Abdülhakim Arvasi

Son devrin Nakşi tarikatı mensubu önemli mutasavvıflarından biridir. Tam adı Esseyyid Abdülhakim Arvasi'dir. Hazret soyadı kanunundan sonra Üçışık soyadını almıştır. Moğol İstilası sebebiyle Irak'tan Doğu Anadolu'ya yerleşmiş Abdülhakim Arvasi Hazretleri'nin ataları, Hülagu'nun Bağdat'ı istilasıyla önce Urfa ve Bitlis'e sonra oradan Mısır'a gitmişlerdir. Ailenin Molla Muhammed adlı mensubu geldiği Van'da kurduğu köye Arvas adını vermiştir. Kadiri tarikatına mensup bu ailenin bir ferdi olan Arvas hazretleri, Mustafa Efendi'nin oğlu olarak 1860'ta o dönemde Hakkari vilayetinin merkezi olan ve şimdi Van'a bağlı Başkale kazasında doğdu. İbtidai ve rüştiyeyi Başkale'de okuyan Abdülhakim Arvasi hazretleri daha sonra Doğu Anadolu ve Irak'ın çeşitli bölgelerindeki alimlerden icazet alarak doğduğu yer olan Başkale'ye dönmüştür. Yaptırdığı medresede 20 yıl boyunca ders okutan Arvasi hazretleri, 1879'da Nakşibendiyye tarikatının Halidiye koluna bağlı şeyhlerden Seyyid Fehim-i Arvasi'ye intisap etti ve 1882'de icazetname aldı... Arvasi hazretlerinin Beyoğlu Ağa Camii ve Beyazıt Camii'nde dersler vermekle birlikte geniş kitlelerce tanınışı ünlü şair ve mütefekkir Necip Fazıl Kısakürek'in kendisiyle tanışması sonrasında gerçekleşmiştir. 1943 yılında sıkıyönetim emriyle İzmir'de mecburi ikamete tabi tutulmuş daha sonra gitmesine izin verildiği Ankara'da 27 Mayıs 1943 yılında vefat etmiştir.

Kitaba 0212 506 94 26 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Ahıskalı Ali Haydar Efendi

İstanbul Fatih Çarşamba'daki Şeyh İsmet Efendi Dergahı'nın son şeyhi Ali Haydar Efendi'nin babası Şerif Efendi'dir. Ahıskalı Ali Haydar Efendi diye meşhur olmuştur. 1870 senesinde Batum'un Ahıska kazasında doğdu. 1960 senesinde İstanbul'da vefat etti. Kabri Edirnekapı Sakızağacı kabristanındadır. İki yaşındayken annesini, dört yaşında ise babasını kaybeden Ali Haydar Efendi, ilk tahsilini memleketinde yaptı. Erzurum'a gelerek oradaki Bakırcı Medresesi'ne, sonra İstanbul'da Fatih Camii'nde derslere devam etti. Tahsilini tamamlayıp, Bâyazîd Dersiâmlarından Çarşambalı Hoca Ahmed Hamdi Efendi'den icazet aldı. Dini derslerden yapılan imtihanı kazanıp Fatih Camiinde talebe okutmaya başladı. Böylece Fatih Dersiâmları arasında yer aldı. Vefatından on gün evvel Fatih-Çarşamba'daki Şeyh İsmet Efendi dergahının yakınındaki evinde komaya girdi. On gün bitkisel hayat sürdü. Ağustos 1960 günü yarı beline kadar doğruldu ve 'Allah' diyerek ruhunu teslim etti.

Ömer Nasuhi Bilmen

1884 yılında Erzurum'da doğan Ömer Nasuhi Bilmen, 1906 yılına kadar Erzurum'da Ahmediye Medresesi'nde okudu. Erzurum'da ders okuduğu hocasının vefatından sonra, 1906 yılında İstanbul'a geldi ve Fatih Medresesi'ne yerleşti. 1908 yılında bu medreseden icazet aldı ve aynı yıl giriş imtihanını başararak Medresetü'l Kudat'a girdi. 1910 yılında medreseyi birincilikle bitirerek, aynı yıl girdiği ruüs imtihanını başararak Fatih Dersiamı olma unvanını elde etti. Ömer Nasuhi Bilmen 1926'da İstanbul Müftü yardımcısı, 1943'de İstanbul Müftüsü, 1960'da da Diyanet İşleri Başkanı oldu. Bu görevi oraya ilmen sapkın birisi oturtulmasın diye kabul ettiğini açıklamıştır. 1961 yılında Diyanet İşleri Başkanlığından emekli oldu. 1962-1965 yılları arasında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nde Fıkıh, Fıkıh Usulü ve Kelam dersleri verdi. 1971 yılında İstanbul'da vefat eden Ömer Nasuhi Bilmen'in İslami ilimlerin her sahasında geride bıraktığı te'lif eserleri vardı. Ömer Nasuhi Bilmen, hem alim hem de şairdir. Çok güzel ve içli şiirleri vardır. Çanakkale Savaşlarında şehid olan büyük kardeşi için yazdığı şiir, bunun en güzel örneklerinden biridir: Harb-i Umûmî'de büyük kardeşim / Mahrem-i rûhum, ebedî yoldaşım / Nûr'u şehadetle açıp perr-ü bâl / Etmiş idi cennetine intikâl. / İşte o günden beri ben bîkesim. / oldu cihân sahası benim mahbesim.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Ramazan bölümü’nde 05.08.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ehli sünnet, alim, ilim, ömer nasuhi bilmen, ali haydar efendi, abdülhakim arvasi, iskilip atıf hoca, elmalılı hamdi yazır,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.
shape
  • Ramazan

    1. Ramazan Kazanımlarımız
    2. Ramazan Nükteleri
    3. Kabeye varmak sonsuza yönelmek
    4. Muhteşem şanlı hediye: Semiye Camii
    5. Hz Fatıma, evlenmesi Allah'ın emrine bağlı gelin
    6. Salebe'nin zekatı
    7. Sahura kadar ibadet
    8. Mescid-i haram
    9. Elveda ya Şehr-i Ramazan!
    10. Kur'an, bir hatırlatmadır
  • Diğer

    1. Uzman eksiksiğini gidermeyen hastanenin ruhsatı iptal edilecek
    2. "Yeraltından su çekerek depremleri durduralım" önerisi
    3. Alabalık üreticileri "ayı nöbeti" tutuyor
    4. ''Kentsel Yoksulluk'' araştırması
    5. Bayraktar: "Tarımda, alan küçüldü, verim arttı"
    6. Organik tarım meraklılarına ''hobi bahçesi'' yetiştirilemiyor
    7. Civanperçemi ve atkuyruğunun kanserli hücrelere etkisi
    8. Pasaport için 1 ay önceden başvurulmalı
    9. Elma alzheimer ve parkinson hastalığının ilerlemesini engelliyor
    10. "Atık" deyip geçmeyin
  • Çok Okunanlar

    1. Iskarta tanka 500 milyon avro
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Bu kadarını Deli Dumrul bile yapmadı
    5. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    6. Fetih namazı
    7. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    8. İktidarda figüran çatlağı
    9. Şok Detay
    10. Regaip Geceniz mübarek olsun
  • Çok Yorumlanan

    1. Nefes yolları rahatsızlıklarına, Sinirli Ot
    2. Böbrek taşına karşı ,kuşkonmaz
    3. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    4. Üstad Necip Fazıl anılıyor
    5. Zamma toplu savunma!
    6. Vefatının 30. yılında Hamid Aytaç
    7. Fırçasıyla gönül köprüleri inşa ediyor
    8. Cepheden Haber Var oyunu izleyenleri duygulandırdı
    9. Mourinho, İstanbul'a geliyor
    10. Fenerbahçe'den 5 ayda 27 şampiyonluk
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek