Bugün Mehmed Zahid Kotku Hazretlerinin vefatının 30. yılı. O'nu rahmetle anıyor ve hasretle arıyoruz. Aralarında Cumhurbaşkanı, Başbakanlar, bakanlar, üniversite profesörleri gibi Türkiye'nin kalkınmasında emeği geçen insanları yetiştiren ve "Görünmeyen Üniversite" olarak isimlendirilen Mehmed Zahid Kotku hazretlerini anlatan ve O'nun icazetli talebesi olan Prof. Dr. Cevat Akşit diyor ki: "Benim babam vefat etmişti, Onun da iki kızı var, bir oğlu yoktu. Hocaefendi'nin hem müezzini, hem de manevi oğlu oldum. O'nu dinledim ve hep kazandım."
Hocaefendi, dostlarına, talebelerine ve ailesine karşı çok vefakardı. Vefanın üzerinde çok dururdu. Vefanın İslam'ın ziyneti (süsü) olduğunu söylerdi. Emanete riayet ve ahde vefa eden insanların, ömürlerinin bereketli olacağını, hainlerin dünyada ve ahirette rezil olacağını söylerdi. 'Emanet dindir şeker kardeşim. Vücudumuz bize emanettir. Camimiz, memleketimiz, çoluk-çocuğumuz bize emanettir. Çocuğun ekmeğini nasıl düşünüyorsak, dinimizi de düşünmek lazımdır. Meyvenin iyisini arıyorsun da, insanın huyunun iyisini neden aramıyorsun?' derdi. "Emaneti olmayanın dini yoktur. İslâm'ın kuvveti mürüvvettir. Mürüvvetli Müslüman daima hayırlara koşar, yardımlara koşar. Dinin bir de direği vardır. Bu ise vera'dır. İttika, haramlardan kaçmaya, şüpheli şeyden kaçmaya ise "vera" deriz. Haram lokma ile iyi ahlâk yetişmez insanda. Şu üç esasa çok riayet etmelidir. Bunlar, haya, emanet ve sıdk'tır. Peygamber Efendimiz, 'Sadıklarla beraber olun' buyuruyor. Sözde sadakat, harekette sadakat. Bir kimsede bu esaslar olmazsa, yaptığı çalışmalar, hebayı mensurdur. Yalanla insanın işi ileri gitmez. Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Allah cümlemizi gaflet uykusundan uyandırsın. (Âmin)"
Mehmed Zahid Efendi hazretlerinden vecizeler
* "Allah'ın emirlerine uymayanlar, Peygamber Efendimizin emirlerine uymayan insanlar öyle bir zalimdir ki, o adamları asan Haccâc-ı Zâlim'den daha beterdir."
* "Saltanat sahibi olmak hüner değil, Allah'ın rızâsını kazanmaktır hüner!"
* "İki şey var: Seveceksin, sevileceksin!.. Sevmek için, sevilmek için ne lâzımsa onu yapacaksın!"
* "Allah'ı tanımayan insan, anayı babayı nasıl tanısın?"
* "En büyük felâket, insanları İslâm yolundan ayırmaktır."
* "Allah peygamberlerini nasıl seçti ise, velîlerini de öyle seçmiştir. Bizim işimiz Allah'ın emirlerini tutup, yasaklarından kaçmaktır."
* "Allah korkusu gönle girmedikten sonra, sözlerin hepsi boştur."
* "Okuma yazma bilmeyen cahil değildir; asıl cahil Allah'ı tanımayandır."
* "İbadetlerin en efdali, nefesleri boşa harcamamaktır."
* "Ne dervişlikte, ne şeyhlikte, ne imamlıkta iş yok; iş Allah'ın rızâsını kazanabilmekte, iş Allah'a kul olabilmekte!.."
* "Allah'ın rızâsı az fakat devamlı ibadetle ve günahlardan kaçarak kazanılır."
Araba almayın, motor yapan fabrikalar kurun
Hocaefendi, Türkiye'nin sanayileşmesini istiyordu. İskenderpaşa Camii'nin önüne park eden ve cemaate ait olan yabancı markalı otomobilleri görünce üzülüyordu. Bunu da açıkça şöyle ifade ediyordu: "Gavurcuklardan araba almaktan vazgeçin. Caminin önünde gavurcukların yaptığı otomobilleri görünce üzülüyorum. İnsanlarımızın ekmek parası için işçi olarak yabancı diyarlara gitmesi beni üzüyor. Araba alacağınıza atölyeler kurun, motor fabrikaları kurun. Muhtaç vatandaşlara iş bulun. Hem onlar İslam diyarında yaşama imkanı bulur, hem de biz, gavurcukların kölesi olmaktan kurtuluruz." İşte benim de ortakları arasında bulunduğum "Gümüş Motor" böyle kuruldu.
MSP'den aday olmamı O istedi
Ben Hocaefendi'nin dizinin dibinde yetiştim. MSP döneminde Sami Efendi'nin talebeleriyle Eyüp Sultan ve Fatih'i ziyaret ettik. İskender Paşa'ya Hocaefendi'yi ziyarete gittik. Hocaefendi'ye dediler ki: "Cevat Hoca'yı Denizli'den MSP'den milletvekili adayı yapmak istiyoruz, fakat O, 'Ben ilim adamıyım' diyor, olmuyor". Hocaefendi bana dedi ki: "Sen ahlak ve maneviyat ilmi almadın mı? Bunların yolu da ahlak ve maneviyat değil mi? Niçin bu talebi reddediyorsun?" Hocaefendi, Erbakan Hocayı da çok sever ve ona "Necmi" derdi. O böyle deyince, adaylığı kabul ettim ve Denizli'den aday oldum.
Hocaefendi'nin namazlardan sonra okuduğu sureler
Hocaefendi, iyi bir hafız olup, bol bol Kur'an okur, Peygamber Efendimizin "İçinde Kur'an'dan bir şey bulunmayan bir kimse, harap bir eve benzer" hadis-i şerifini hatırlatır, bizi de okumaya sevk ederdi. Hangi sureleri okuduğumuza gelince:
1- Sabah namazından sonra Yasin suresini,
2- Öğle namazından sonra Fetih suresini,
3- İkindi namazından sonra Amme suresini,
4- Akşam namazından sonra Vakıa suresini,
5- Yatsı namazından sonra Mülk suresini okurduk. Hocaefendi bu sûreleri mutlaka ezberlememizi isterdi. Ayrıca Cuma günleri namazdan önce Kehf suresi, Duhan Suresi ve Fetih suresini mutlaka okumamızı tavsiye ederdi.
Hocaefendi, Kur'an okurken mutlaka abdestli olmamızı, kıbleye yönelmemizi, diz üzerine oturarak, ağır ağır sanki Peygamber Efendimizin huzurunda okuyormuşçasına huşu içinde okumamızı isterdi. "Kendi işitebileceğin kadar ses çıkar. Fazla ses çıkarma ve gözünle sessiz de okuma. İyi bilesin ki, Kur'an-ı Kerim, Allahü tealanın kullarına lütuf ve ihsanıdır. Herkese şefaati dokunan bir şifa kaynağıdır" derdi.
Karadayı'nın evinde veda toplantısı
Evren Karadayı'nın babası zengin, Hocaefendi'yi de seven bir adamdı. Florya'da denize nazır büyük bir evi vardı. Hocaefendi, Anadolu'daki bütün temsilcilerini orada toplantıya çağırdı. Ben rüyamda gördüm. Bir de telefon gelince oraya gittim. Anadolu'daki bütün temsilcileri oradaydı. Anladık ki bu bir veda toplantısıydı. Yemekler yenildi şerbetler içildi. Osman (Çataklı) abiyle göz göze geldik. Muammer Dolmacı da bize katıldı. Hacı Bayram-ı Veli'nin "N'oldu bu gönlüm, n'oldu bu gönlüm? Derdi gamınla doldu bu gönlüm" ilahisiyle başladık, Hocaefendi'nin en çok sevdiği "Ey Risalet Tahtının Hurşid-i Mah-ı Enveri" ilahisiyle bitirdik. Hoca efendi de bu ilahilere katıldı. Sonra herkes Hocaefendi'yi şehrine davet ediyor. Ben de Adapazarı'na davet ettim. Hocaefendi, "Adapazarı'na gidiyoruz" dedi.
Ramuz okumamı bizzat Hocaefendi istedi
Hocaefendi bana icazet verdi. İzmir'de Ramuz sohbeti yapmamı istediğinde kendimi o mevkie layık görmediğimi söyledim. Hocaefendi beni azarladı ve "Ne diyorsam, yapacaksın" dedi. İzmir'deki hadis sohbetimize o zaman üniversitede görevli olan Ekrem Pakdemirli de gelirdi. Orada başladıktan sonra Paris'e gittim. Ramuz okudum Amerika'ya gittim Ramuz okudum. Mekke'ye gittim Ramuz okudum. Nereye gidersem gideyim Ramuz okudum. Bir çok kişi namaza başladı. Kendine çekidüzen verdi. Elhamdülillah, Allah hep yükseltti. Ben itiraf ediyorum. Çok bilmiş bir Hoca değilim ama reytingler Ramuz el-Ehadis sohbetlerinin çok izlendiğini gösteriyor.
Cenaze namazını Mahmut Efendi kıldırdı
12 Kasım'ı 13 Kasım 1980'e bağlayan gece Hocaefendi'yi rüyamda gördüm. Üç kere beni kucakladı. Sarıldık. Sabah kalkar kalkmaz İstanbul'a geldim. Doktorların yüzündeki ifadeden Hocaefendi'nin gidici olduğunu anladım. Kimseyi içeri almıyorlar. O sırada damadı Esad Efendi geldi ve beni çağırdığını söyledi. Yanına gittim. Elini öptüm. Hocaefendi'nin yüzü gülüyordu. Helalleştik. Gülümsüyordu. 13 Kasım 1980'de Perşembe günü öğleye yakın, dualar, Yasinler, tesbih ve gözyaşları ile uyur gibi bir halde iken ahirete irtihal eyledi. Bu esnada Süleymaniye, Şehzadebaşı, Fatih ve çevrelerinde trafik durmuş, Süleymaniye'nin içi ve avlusu kâmilen dolduğu gibi, cemaat sokaklara taşarak Esnaf Hastahanesi'nin yanına kadar uzanmıştı. Vefatını duyanlar içinde Anadolu'nun en uzak şehirlerinden olduğu kadar Avrupa'dan gelenler de vardı. Uzakta bulunan muhiblerinden çoğu da vaktinde haber alamama yüzünden cenazesine yetişememişlerdi. Cenaze namazını Mahmut Efendi kıldırdı. Vefatı İslâm Alemi'nde de büyük üzüntüye yol açmış, Suudi Arabistan'da, Kâbe'de, Kuveyt'te ve daha başka şehirlerde gıyabında cenaze namazı kılınıp, dualar edilmiş, ajanslar bu elim vefat haberini yayınlamışlardı.
Mehmed Zâhid Kotku Hazretleri'nin eserleri
1. Tasavvufî Ahlâk (5 Cilt)
2. Cennet Yolları
3. Mü'minlere Vaazlar (2 Cilt)
4. Ehl-i Sünnet Akaidi
5. Ana Baba Hakları
6. Hadislerle Nasihatlar (2 Cilt)
7. Nefsin Terbiyesi
8. Tezkiretül-Evliyâ Tercümesi
9. Risâle-i Hàlidiyye Tercümesi
10. Evrâd-ı Şerif
11. Faydalı Dualar ve 32 Farz Mecmuası
12. Yemek Âdâbı
Konuşmalarından Hazırlanan Kitaplar
1. Zikrullahın Faydaları
2. Özel Sohbetler
3. Peygamber Efendimiz
4. Tenbihler


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



