İran Devrimi ancak 30 yıl sürebildi. 72 yıl süren Bolşevik Devrimi'ne göre çok kısa bir süre. Gözlemciler bu yıl içinde rejime başkaldırının tırmanacağını öngörüyor.
Rejim ya giderek zora, baskıya başvurarak ömrünü uzatmaya çalışacak, ya da feraset gösterip halkın iradesine teslim olacak. 2010 yılına girerken devam eden rejim muhaliflerine yönelik tutuklama dalgası birinci çarenin hâlâ yürürlükte olduğunu gösteriyor. İran'daki gelişmeler, dünya çapında yeni değişiklikleri tetikleyecek bir potansiyel taşıyor... İran büyük bir ülke ve başta petrol olmak üzere doğal zenginliklere sahip. Nükleer teknoloji, uzun menzilli füze gibi alanlarda gösterdiği teknik başarıya rağmen bu büyük ülke doğru dürüst üretim yapamıyor ve dünya ile rekabet edemiyor. Okuma yazma oranı, özellikle kadın nüfusun eğitim standartları Türkiye'nin çok üzerinde; ama bu potansiyel kendine hayat alanı bulamıyor. İran, bu teokratik yönetimin cenderesinden bir karşı devrimle çıkmaya hazırlanıyor. Bu yakın komşumuzda olup bitenleri, özgürlükleri boğan her türlü totaliter baskının nelere mal olduğunu ve halka ne bedeller ödettiğini görmek için yakından takip etmek lâzım. Gelişmeler bununla sınırlı değil; İran'da bizi de derinden etkileyecek çok önemli gelişmelere hazırlıklı olmalıyız.
(MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE / ZAMAN)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



