Biz gazeteciler için internet medyasının ne kadar önemli olduğunu yazıp duruyorum. Mesleğimizin geleceği hızla gelişen bu yeni medyada saklı.

Fakat son zamanlarda internette habercilik yaptığını iddia ederek öyle yayınlar yapılıyor ki inanın hayretler içinde kalıyorum. En son dün Samsun‘da iki polisin şehit olmasıyla ilgili öylesi bir yayın yapıldı ki gerçekten inanamadım. Bu sitelerin yaptıkları "kaliteli" habercilik internette büyük ilgi görüyor... Attıkları başlıklar son derece "yaratıcı" ve "seviyeli"... Hiç kimseye "yafta" takmıyorlar... Ama daha önemlisi "okuyucu yorumu" altında şehvetle yaptıkları yayıncılık...

İnternet Medyası Derneği Başkanı Hadi Özışık kusuruma bakmasın ama seslerini yükseltmek zorundalar. Ötesinde bir an önce önlem almalılar. Bakın Türk-Kürt çatışmasına yol açacak ölçekte en tedirgin edici olay Samsun‘da meydana geldi. Ahmet Türk gibi simge bir isime yumruk atıldı. Ardından Güneydoğu karıştı... Önceki gün de Samsun‘da bir ekip otosu tarandı ve iki polis şehit edildi. Adını yazarak bu sütunu kirletmek istemediğim bir site ise "okuyucu yorumu" adı altında açıkça faşist yayın yaptı... Yapıyor. Bu şuursuzların kasıtlı bölücü faaliyetini aşan bir durum var ortada.

Mesele, bu basitliğe indirgenmeden ele alınmalı. Yayıncılık normları, mesleki etik kurallar ve ifade özgürlüğü internet ortamında bu kadar esnetilebilir mi? Bu sorun ivedilikle çözüme kavuşturulması gereken ciddiyette. Samsun‘da olan bitene ilişkin "okuyucu yorumu" adı altında yazılanlar kabul edilecek ölçüde ifadeler değil. Polislerin şehit edilmesine dair yapılan yorumlarda kullanılan ifadeleri buraya yazmam açıkça suç olacak nitelikte. Hatta bu yazıya birkaç örneği kısaca koydum ve sağolsun İsmail Küçükkaya arayarak, "O internet sitesinden alıntı yaptığın kısa yorumları yayınlamamız bu suça iştirak etmek olur... Ne olur bu tuzağa biz de düşmeyelim" dedi. Onun bu sağduyulu uyarısını dikkate alarak yazımı revize ettim. Alıntı yaptığım yorumları yazımdan attım. Çeşitli rumuzların ardına saklanan ultra faşistlerin kullandığı ifadeler karşılıklı son derece ağır tahrik içeriyor.

Peki böylesi bir zihniyetin sergilenmesi ne anlama geliyor? Ne uğruna? Sanal bir bir arenada tokuşturulan bu hakaretleri yayınlayarak elde edilen şey sadece başarılı bir izlenirlik grafiğine tahvil edilebilir mi?  Veya reklam pastasından bir küçük dilim daha kopartmaya? Yahut medya gücünün etkisine meftun olmak mıdır bu sersemlik? Türkiye‘deki etnik gerilimi dindirmek için sorumlu bir yayıncı gibi tavır almak şart...

Muhabir: Haber Merkezi