Hayat ya iman ya da küfür üzeredir. Ya Allah merkezli bir yaşam ya da şeytan odaklı bir sürünme. Mümin tercihini, safını Allah'tan yana belirleyen insandır. Ancak bu tercihin bazı hassasiyetleri var elbette. İşte hadislerden hareketle bazı ölçüler...
Allah'a ve Peygamber'ine inanan mümindir!
Kelime-i Tevhid'i söyleyen mümindir. Bu söz bir kurtuluş vesilesidir. Tevhid; "Lailahe illallah, Muhammedun abduhu ve Resulühü: Allah'tan başka ilah yoktur, Muhammed sallallahu aleyhi vesellem Allah'ın kulu ve peygamberidir" demektir.
Allah birdir, ortağı yoktur, İsa (as) Allah'ın kulu ve elçisidir, Meryem'e ilka ettiği kelimesi ve ruhudur, cennet ve cehennem haktır diyen (ve bunun gereklerini yerine getiren) bir insan cennetliktir. Bu inançta olan cennetin sekiz kapısından hangisinden isterse oradan girer. (Buhari, Müslim, Tirmizi)
Allah'ın varlığına ve birliğine, ondan başka ilah olmadığına, Hz. Muhammed'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğuna, öldükten sonra dirilmeye ve kadere inanmak, imanın gereklerindendir. (Tirmizi)
Mümin kendisi için istediğini kardeşi için de isteyendir!
Kendisi için istediğini din kardeşi için de sevip ister. (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei)
İnsanlar; İman ve İslam şerefine ermiş olanlara karşı; elinden ve dilinden emin, can ve mallarını güvence içinde hissederler. (Tirmizi, Nesei; İman)
Mümin hayâ sahibidir!
Mümin hayâ sahibi olur. Çünkü "Hayâ imandan bir şubedir." (Buhari, Müslim, Ebu Davud)
Mümin yaptığı bir iyilikten haz alır, yaptığı bir kötülükten ise üzüntü duyar. (Taberani) Sürekli hayır ve rahmet vesilesidir. Bu yönüyle yaprağını hiç dökmeyen (meyve veren) hurma ağacı gibidir. (Buhari, Müslim)
Mümin mütemâdiyen bela ve sıkıntılara maruz kalır. (Buhari, Müslim)
Mümin; Allah ve Resulü'nü her şeyden çok sever. İnsanları sadece Allah için sever. İslam'dan başka bir inanç ve fikre kapılmaktan, ateşe atılmaktan korktuğundan daha fazla korkunç ve kerih görür. (Buhari, Müslim, Tirmizi, Nesei) İslam cemaatinin dışına çıkmaz. (Ebu Davud, Tirmizi) Bid'ad ve hurafelere, sonradan uydurulan şeylere bağlanmaz. (Buhari, Müslim, Ebu Davud) Yolda insanlara eziyet veren bir şeyi kaldırmak, imanın bir sonucu, gereğidir. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbni Mace)
İslam'ın beş esasındandır!
Allah'tan başka ilah olmadığına ve Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna inanmak, namaz kılmak, zekât vermek, Ramazan orucu tutmak, hacca gitmek, İslam'ın beş esasındandır. (Buhari, Müslim, Nesei, Tirmizi)
Kelime-i Tevhid veya Kelime-i Şehadet'i sadece diliyle söyleyen bir insan tekfir edilmez. Ona bir zarar verilmez, Müslüman gibi muameleye tabi tutulur. Ancak ahiretteki hesabı çetin olur.
Her doğan, İslam üzere doğar!
Her doğan kişi fıtrat (iman ve İslam) üzere doğar. (Buhari, Müslim) Tevhid dini olan İslam; fıtrata uygun ve kolaylık dinidir. (Müsned) Kula düşen, Allah'a ibadet edip, O'na ortak koşmamaktır. Kulların Allah üzerindeki hakkı ise, kendisine ortak koşmayanları azap etmemektir. (Buhari, Müslim, Tirmizi) Yahudi olsun, Hıristiyan olsun, Kur'ana inanmayan kişi cehennemliktir. (Müslim; İman) İman etmeyen bir kişinin yaptığı infakın, ahirette bir karşılığı yoktur. (Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesei, İbn Mace)
Kalbinde zerre kadar iman olan kimse en sonunda cehennemden çıkıp, cennete girer. (Tirmizi) Zina yapmak, içki içmek, hırsızlık yapmak gibi günahlar, cennete girmeye engel değildir. (Buhari, Müslim)
İmanın belirtilerinden üç tanesi
* 1) Darlık zamanında da Allah yolunda infak emek.
* 2) Herkese selamı yaymak.
* 3) Herkese karşı insaf (ve adaleti) gözetmek. (Bezzar, Taberani)
Mescide gelen mümindir, tekfir edilemez!
Bir kimse mescide geliyorsa, onun mümin olduğuna hükmetmek gerekir. (Tirmizi, Müsned, İbni Mace, Darimi) İnsanları herhangi bir günahı sebebiyle tekfir etmemek, bir hareketinden dolayı İslam'dan çıkmış gibi göstermemek, Kıyamete kadar cihad etmek imanın aslındandır. (Ebu Davud)
Münafık olduğu bilinse bile, Müslümanlar arasında bulunan, kelime-i şehadeti söyleyip, camiye geldiği müddetçe tekfir edilemez. (Muvatta) O kişi canını ve malını güvence altına almış olur. Hesabı ise Allah'a aittir. (Müslim)
Allah Resulü kadınlarla tokalaşmazdı!
Allah Resulü iman ettiklerinde, Müslümanlardan biat alırken erkeklerle musafaha ederdi. Ancak kadınlarla tokalaşmazdı. (Muvatta, Tirmizi, Nesei, İbni Mace)
Bir kişi kâmil bir mümin olarak zina etmez, hırsızlık yapmaz, içki içmez, yağmacılık yapmaz. (Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace)
Gerçek iman eden kişi, kalbi ve diliyle Allah'a teslim olur, komşusu kötülüklerinden emin olur. (Müsned)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Kaynak: Mehmet Nezir / Türkiye
Etiketler:



